AK Parti TBMM Grup Toplantısı

AK Parti TBMM Grup Toplantısı

AK Parti TBMM Grup Toplantısı

AK Parti TBMM Grup Toplantısı

23 Şubat 2016 Salı 12:12
41 Okunma
AK Parti TBMM Grup Toplantısı

AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Ahmet Davutoğlu, "Biz hala ve ısrarla bütün partilerin katılımıyla bir anayasa yazım sürecini ilk öncelik olarak tercih ediyoruz. Ama CHP komisyona katılmama inadını sürdürdüğü takdirde de biz diğer iki partinin iştirakiyle komisyonun faaliyetlerine devam etmesi gerektiğini düşünüyoruz" dedi.

Davutoğlu, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, Anayasa Mutabakat Komisyonu ile ilgili gelişmelere değinerek, "Müzakere etmek için oturulan bir masaya kendi taleplerini dayatarak oturdular ve komisyona katılmalarını bu ön şartlarının kabul edilmesi şartına bağladılar. Bizim anlaşmamız hiçbir ön şart olmadan tam bir açık yüreklilikle her şeyi tartışmaktı. Ama onlar kendi ön şartlarını masaya bir dayatma şeklinde getirdiler" ifadesini kullandı.

Başbakan Davutoğlu, "Meclis'te temsil edilen 4 partinin temsilcilerinden oluşan bir masaya hiçbir partinin ön şartlarla gelmesi düşünülemez. O masa adı üstünde bir uzlaşma masasıdır, ortak akla ulaşmak için bir arayış masasıdır" diye konuştu.

Davutoğlu, sözlerine şöyle devam etti:

"Sayın Kılıçdaroğlu'na göre komisyonun adı, 'Türkiye'yi Darbe Hukukundan Arındırma Komisyonu' olmalıymış. Bakın, içinde anayasa geçmiyor. Darbe Hukukundan Arındırma Komisyonu. Güzel. Dolayısıyla komisyon, anayasa yazımından önce bu konuya mesai harcamalıymış. Bunu bahane ederek masadan kalktıkları günün sabahı, yine bu kürsüde geçtiğimiz Salı günü CHP'nin bu kurnazlığını, bu oyunbozanlığını öngörerek, kendilerini samimi olmaya davet etmiş ve bir çağrıda bulunmuştum. Öğleden sonra komisyon toplanacaktı, önce size hitap ettim ve CHP'nin zihnindeki oyun planını gördüğümüz için bir davetle bu oyun planının anayasayı engelleyen yönünü ortadan kaldırmaya çalıştık. O zaman demiştik ki 'Hukukumuzdan darbe izlerini silmeye yönelik sağlam bir irademiz ve yürüyen bir çalışmamız var. Siz de darbe hukukundan bu ülkeyi arındırmak istiyorsanız, bu konuda samimiyseniz gelin hemen bugün, bu amaçla ayrı bir çalışma grubu oluşturalım ve kısa sürede ülkemizi darbe hukukundan arındıralım. Darbe hukukunu, anayasanın önünde bir engel olmaktan çıkaralım. İki kanatlı bir yürüyüşle bir taraftan darbe hukukundan ülkemizi arındıralım, diğer taraftan anayasamızı yapalım. Anayasa yazımı için kurulan komisyona da asli işinden ayrı bir iş biçmeyelim' demiştik. CHP maalesef bu çağrıya samimi ve yapıcı bir yanıt vermek yerine, kendi önerisini, Anayasa Komisyonunu dağıtma gerekçesi kılmayı tercih etti."

Başbakan Davutoğlu, "CHP daha yeni yeni darbeci zihniyetin hukuki ve idari sistem üzerindeki etkisini keşfetti ama biz sistemimizden darbeci unsurları ayıklamak için öteden beri çaba gösteriyoruz. AK Parti, darbecilere rağmen iktidara gelmiştir, darbecilere rağmen iktidarını sürdürmüştür ve darbecilere rağmen milletle beraber yürümeye devam edecektir" diye konuştu.

Darbeci zihniyetten izler taşıdığı gerekçesiyle 2007 yılında bin 85, 2010 yılında da 17 genelgeyi kaldırdıklarını anımsatan Davutoğlu, "Yani darbeci hukuku, Sayın Kılıçdaroğlu yeni fark ediyor. Her şeyi geç farkettiği gibi darbeci hukuku da yeni keşfetmiş. Biz ise 2007 yılında bin 85 darbe dönemi genelgesini tedavülden kaldırdık" değerlendirmesinde bulundu.

- "Onlar bunun lafını ederken biz yol alıyoruz"

Ayrıca Hükümetin eylem planında, 3 ay içinde, 21 Mart'a kadar, darbe dönemlerinden kalma mevzuatın gözden geçirilerek, antidemokratik hükümlerinin kaldırılması için çalışmaya başlamayı taahhüt ettiklerini anımsatan Başbakan Davutoğlu, "Bizim hükümet programımızda, eylem planımızda olan budur. Bu doğrultuda oluşturduğumuz çalışma heyeti, darbe döneminde yasalaşan 457 kanun ile 35 kanun hükmünde kararnameyi taramış ve yapılması gereken değişiklikleri belirlemiş bulunuyor" dedi.

Davutoğlu, değerlendirmelerine şöyle devam etti:

"Yani onlar bunun lafını ederken biz yol alıyoruz. Ayrıca aynı heyet, darbe dönemleri haricindeki kanunlarda yer alan antidemokratik hükümleri tespit etmek üzere 855 kanunu da taramış durumda. Bu konudaki çalışmalarımız çok kısa sürede tamamlanacak ve Genel Kurul'a sunulacak. Buradan benzer bir çalışma yürüttüğünü ve bu konuyu, Anayasa Komisyonunu dağıtmayı göze alacak kadar önemsediğini iddia eden CHP başta olmak üzere bütün siyasi partilerimize çağrıda bulunuyorum. Gelin hemen bu hafta içinde darbe dönemlerinde çıkarılmış olsun, olmasın kanun ve genelgelerimizde yer alan bütün antidemokratik hükümleri ayıklamaya yönelik bir ortak komisyon kuralım. Hemen ve derhal bugün kuralım. Bunun lafını etmek yerine adımını atalım. Gerçekleştirilecek hızlı bir çalışma ile Mart ayı içerisinde idari ve hukuki sistemimizi antidemokratik unsurlardan arındırarak, coğrafyamızda yeni yılın başlangıcı olarak selamlanan bahara daha fazla demokratikleşmiş bir ülke olarak girelim."

-"Bize kimse bir şey dayatamaz"

CHP'nin komisyona, parlamenter sistem dışında başka bir siyasi sistem önerisinin gündeme getirilmemesi ön şartı dayattığını anlatan Davutoğlu, "Bu bağnaz tutuma bir bakar mısınız Allah aşkına. AK Parti'nin, başkanlık önerisini dayatma olarak niteleyen CHP, açıkça parlamenter sistem dayatmasında bulunuyor. Bu ancak kendi fikirlerinden emin olamayanların, toplumun ikna olmasından çekinenlerin sığınabileceği korkakça bir dayatma. Düşünceniz ne ise getirin ortaya koyun, mertçe, açık yüreklilikle bunu tartışalım" diye konuştu.

Başbakan Davutoğlu, şunları anlattı:

"Biz AK Parti olarak, 'Parlamenter sistemi gündeme getiremezsiniz' demedik, demiyoruz. Sayın Kılıçdaroğlu'na ben görüşmemizde söyledim. 'Siz kendi sistem anlayışınızda bir anayasa teklifi getirin, biz de getirelim. Hiçbir ön şart koymayalım. Tam aksine isteyen başkanlık sistemini önerir, isteyen parlamenter sistemi önerir' dedik."

Başbakan Davutoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Komisyon üyeleri, bu yüce çatının altındaki milletvekilleri ve aziz vatandaşlarımız hangi sistemin insan hak ve özgürlüklerini garanti altına aldığını, hangi sistemin güçler ayrılığını daha fazla güvence altına aldığını, hangi sistemin denge-fren mekanizmalarını daha etkili bir şekilde tesis ettiğini, hangi sistemin temsilde adalet, yönetimde istikrar hedefine daha fazla hizmet ettiğini, hangi sistemin vesayet sistemine, paralel yapılara daha fazla duvar ördüğünü özgürce tartışsın ve bu kriterlere göre karar versin istiyoruz. Bugün de aynı noktada duruyoruz. Biz bir yola çıktık mı iyi hesap ederiz, detaylı düşünürüz. Ama yola çıktık mı irademizin hiçbir şekilde sarsılmasına izin vermeyiz. 'Kervan yolda düzülür' demedik biz hiç. Kervanı baştan planladık, yolu kervana göre, kervanı yola göre düşündük. Onlarsa bir ay önce dedikleri fikirden şimdi cayıyorlar. Bugün ileri sürdükleri fikirden ne zaman vazgeçeceklerini de zaman gösterir. Hiçbir ön şart dayatmadan, herkesin özgürce önerilerini tartışmaya açtığı bir müzakere ortamının sağlanmasından yanayız. Toplumun ihtiyaçlarına cevap veren, demokratik ve özgürlükçü bir anayasanın ancak bu şekilde yazılabileceğine inanıyoruz. Hiç kimsenin müzakere masasını ön şartlarla baskı altına almasına rıza göstermeyiz. Açık yüreklilikle tartışmaya hazırız, her fikri dinlemeye hazırız. Ama bize kimse bir şey dayatamaz. Dayatmaya da hiçbir zaman tahammül göstermeyiz."

- "Temennimiz, CHP'nin samimiyetsiz tutumundan vazgeçmesi"

Davutoğlu, "Daha esasa bile geçilmemişken, henüz komisyonun çalışma usulleri konuşuluyorken, gerçekleştirdiği bu sabotojla CHP, toplumun umutla beklediği yeni bir anayasa yerine darbe ürünü mevcut anayasanın makyajlanmasıyla sınırlı bir anlayışa sahip olduğunu ortaya koydu" değerlendirmesinde bulundu.

Başbakan Davutoğlu, şöyle dedi:

"Türkiye'nin ihtiyacı mevcut anayasanın tashih edilmesi değil, toplumun ihtiyaç ve taleplerine cevap verecek yepyeni, milli iradeye dayalı bir anayasanın yazılmasıdır. Türkiye bu saatten sonra geride bıraktığımız 30 yıla yakın zaman diliminde neredeyse her maddesini revize ettiği mevcut anayasayı yeniden makyajlamaya dönük yüzeysel bir çabayla vakit harcayamaz."

Ahmet Davutoğlu, "Bu çerçevede milletimizin komisyondan beklentisi özgürlük ve değişim taleplerine tercüman olacak, ruhu ve formuyla yepyeni bir anayasayı Türkiye'ye kazandırmasıdır. Anayasa yazımına iştirak edecek siyasi partilerimiz bu konuda da milletimiz nezdinde bir samimiyet testinden geçtiklerini unutmamalıdırlar" ifadesini kullandı.

Milletin kimin samimi bir şekilde Türkiye'yi demokratik bir anayasaya kavuşturmayı hedeflediğini, kimin "Türkiye demokratik bir anayasaya kavuşmasın" diye bin dereden su getirdiğini bütün açıklığıyla gördüğünü belirten Davutoğlu, şunları söyledi:

"Meclis Başkanımız, geçen hafta CHP'nin sabotajıyla akamete uğrayan Anayasa Komisyonunun, Meclis'te temsil edilen her 4 partinin katılımıyla çalışmalara yeniden başlaması için çağrıda bulundu. AK Parti olarak bu çağrıyı destekliyor, komisyonun, CHP tarafından üretilen krizi çözerek çalışmalarına devam etmesini arzu ediyoruz. Temennimiz CHP'nin bu samimiyetsiz tutumundan vazgeçerek, Anayasa Komisyonunun, Meclis'te temsil edilen 4 partinin ortak iradesiyle yeniden çalışmasına olumlu cevap vermesidir. Biz hala ve ısrarla bütün partilerin katılımıyla bir anayasa yazım sürecini ilk öncelik olarak tercih ediyoruz. Ama CHP komisyona katılmama inadını sürdürdüğü takdirde de biz diğer iki partinin iştirakiyle Anayasa Komisyonunun faaliyetlerine devam etmesi gerektiğini düşünüyoruz."

AK Parti Grup Toplantısı'na, yöresine özgü başına taktığı beyaz örtüsüyle katılan Eskişehir Mihalgazi Belediye Başkanı Zeynep Akgün, milletvekillerinin ilgi odağı oldu.

Akgün, Başbakan Davutoğlu'nun konuşmasının ardından, Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı ve Eskişehir milletvekilleriyle beraber kürsüye çıktı.

Zeynep Akgün, Başbakan Davutoğlu'na, 1900'lü yılların başına ait bir Kur'an-ı Kerim ve işlemeli beyaz yemeni hediye etti.

Davutoğlu, Kur'an-ı Kerim'i öperek aldı ve hatıra fotoğrafı çektirdi.

(Bitti)

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.