AK Parti TBMM Grup Toplantısı

AK Parti TBMM Grup Toplantısı

AK Parti TBMM Grup Toplantısı

AK Parti TBMM Grup Toplantısı

09 Şubat 2016 Salı 12:32
21 Okunma
AK Parti TBMM Grup Toplantısı

AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Ahmet Davutoğlu, "Bunların hesabı şuydu. Kalkışacaklardı, dışarıdan onların kulaklarına fısıldanan birtakım planlarla Türkiye'yi bölmeye çalışacaklardı ve zannettiler ki bölge halkı onların yanında duracak. Her zaman basiretine ve inancına, tarihi şuuruna inandığımız bölge halkı bunlara yüz vermedi. Huzur ve demokrasi operasyonunda devletinin, milletinin yanında yer aldı" dedi.

Davutoğlu, partisinin TBMM Grup toplantısında yaptığı konuşmada, hazırladıkları eylem planının adını "Birlik, Huzur ve Demokrasi Eylem Planı" olarak ilan ettiğini ve bundan sonra da hep böyle anacaklarını belirtti.

"Bir olacağız, huzur içinde olacağız, demokrasi ile yaşayacağız" diyen Başbakan Davutoğlu, bu eylem planıyla birliği tahkim edeceklerini, huzuru pekiştireceklerini, demokrasiyi derinleştireceklerini vurguladı.

Davutoğlu, bu eylemleri kardeşlik, eşit vatandaşlık ve demokratikleşme mücadelesinin ileri adımı olarak değerlendirdiklerini belirterek, açıkladıkları paketin sadece güvenlik paketi olmadığını, aynı zamanda huzur ve güven paketi olduğunu bildirdi.

Başbakan Davutoğlu, şöyle konuştu:

"Bu adımlar yaraların sarılması, yıkılanın yapılması ve kardeşliğimizin pekiştirilmesi için atılıyor. Vatandaşlarımızın mağduriyetlerinin önlenmesini ve tazmin edilmesini içeren bir yaklaşımı benimsiyoruz. Hükümetin kurulmasının hemen ardından, ilgili bütün kurumlarımıza alınacak tedbirler üzerinde çalışma talimatını verdik. Bu çalışmalar doğrultusunda kapsamlı bir eylem planı, iki hafta önceki Bakanlar Kurulu'nda sunuldu. Bakanlar Kurulu'nda uzun istişareler sonucunda her bir bakanlığın görüşü alındı ve daha sonra bu plan tekrar revize edildi. Bu planın özünü Milli Güvenlik Kurulunda da Sayın Cumhurbaşkanımıza ve değerli kurul üyelerine de takdim ettik. Sivil toplumdan gelen tepkileri de göz önüne alarak bunu revize ettik, şu anda elimizde çok kapsamlı bir çalışma planı var. Bu çerçevede eylem planı çok kapsamlı bir hazırlığın ürünüdür. Eylem planımızda yer alan tedbirleri niteliklerine göre, 10 başlıkta o gün bizzat tanzim ederek Mardin'li kardeşlerimle ve bütün vatandaşlarımla paylaştım. Bunları tekrar hatırlatmak istiyorum. Ta ki zihninde hala şüphe olanların zihnindeki şüphe dağılsın, ta ki zihnimizin ne kadar berrak olduğunu, milletimizin huzurunu temin etmek üzere kararlılığımızın ne kadar keskin, zihnimizin ne kadar berrak olduğunu herkes görsün."

Davutoğlu, konuşmasına şöyle devam etti:

"Birinci unsur, psikolojik unsurdur. Bütün bu mücadelede en önemli dayanak halk ile devletin psikolojik olarak aynileşmesi, özdeşleşmesi ve birbirini anlamasıdır. Bu anlamda millet ile devlet arasındaki ihtilaf alanları tamamen bertaraf edilecek, millet ile devlet arasında hiçbir uçurumun oluşmasına izin verilmeyecektir. Bütün bu paketin özü, esası milletin vicdanıyla devletin aklını buluşturmaktır. Parçalayıcı anlayış yerine birleştirici, bütünleştirici millet anlayışımızla insan ve vatandaş odaklı bir devlet anlayışını yerleştireceğiz. Alparslan'ın ordusunda nasıl bir ve beraber idiysek, o ordu nasıl Anadolu'yu birleştirdiyse, Selahaddin'in ordusunda nasıl bir ve beraber idiysek, o ordu nasıl bütün Ortadoğu'yu Haçlılardan arındırmışsa, Yavuz Sultan Selim'in İdris-i Bitlisi'nin ordularında ve Osmanlı'da nasıl bir ve beraber idiysek ve o düzen bütün Ortadoğu'yu, Balkanları, Kafkasları bir araya getirmişse, Kut'ül Ammare'de nasıl Türk, Kürt, Arap, Keldani, Süryani, Sünni, Şii hep beraber idiysek ve nasıl o ordu müstevli ordularına son büyük zaferi onlara karşı kazanmışsa, şimdi de AK Parti hareketinin temel felsefesi birleştirici, bütünleştirici bir millet anlayışını egemen kılmaktır. Nasıl Moğollar, Haçlılar bölgeyi bölme çabalarında başarılı olamamışsa, nasıl Moğollar bölgeyi tarumar etme çabalarında başarılı olamamışsa, nasıl sömürgecilik bölgeyi parçalayan Sykes-Picot dahil planlarını hala bize karşı uygularken dahi bu milletin ve bu toprakların çocukları tarafından tam bir dirençle karşılanmışsa, emin olunuz ki nihai kertede zafer mutlaka ve mutlaka vahdet için, tevhit için, birlik için yola çıkanların olacaktır."

- "Terörist ve halk özenle, dikkatle birbirinden ayrılacak"

Başbakan Davutoğlu, Suriye, Irak ve Ortadoğu'yu parçalayanların Türkiye'yi parçalama planlarında mutlaka akamete uğratılacağını ifade etti.

Mardin Yeşilli, Midyat ve Kabala'da miting planlanmadıklarını, ancak halkın toplanması nedeniyle küçük çaplı miting yaptıklarını anlatan Davutoğlu, "Bu ziyaretlerimin iki teşekkür sebebi vardır. Birisi, 1 Kasım seçimlerinde bize verilen o muazzam desteğe teşekkür, ikinci teşekkür terör örgütünün bütün çabalarına, provokasyonlarına rağmen bölge halkının terör örgütüne değil, devletin şefkatli elini tutmuş olması dolayısıyla bölge halkına teşekkür etmekti" dedi.

Başbakan Davutoğlu, "Bunların hesabı şuydu. Kalkışacaklardı, dışarıdan onların kulaklarına fısıldanan birtakım planlarla Türkiye'yi bölmeye çalışacaklardı ve zannettiler ki bölge halkı onların yanında duracak. Her zaman basiretine ve inancına inandığımız, tarihi şuuruna inandığımız bölge halkı bunlara yüz vermedi. Huzur ve demokrasi operasyonunda devletinin, milletinin yanında yer aldı" diye konuştu.

Birlik, huzur ve demokrasi eylem planında ikinci temel unsurun, kamu düzeninin sağlanması olduğuna işaret eden Davutoğlu, "Açık ve net söylüyorum. Kamu düzenini kim, hangi gerekçeyle tehdit ederse etsin mutlak surette durdurulacak ve engellenecektir. Terörist ve halk özenle, dikkatle birbirinden ayrılacak, halka şefkat, teröristle ise mücadele etmeye devam edeceğiz" değerlendirmesinde bulundu.


- "Hak ettiği cevabı alır"


Başbakan Davutoğlu, Almanya Başbakanı Angela Merkel ile yaptığı görüşmede, Türk olduğunu daha sonra anladıkları ve Ankara'da Almanca hitap etmeyi tercih eden bir gazetecinin soru sorduğunu anımsattı.

Sorunun, sorudan daha çok, Türkiye'yi itham ve ilzam eden bir karşı açıklama şeklinde olduğunu vurgulayan Davutoğlu, "Eyvallah, Türkiye özgür bir ülke, herkes istediği açıklamayı yapabilir ama hak ettiği cevabı da alır" dedi.

Türkiye'nin Avrupa standartlarında bir ülke olduğunu, kimsenin Türkiye'nin bu standartlardan vazgeçeceği gibi vehim ya da algı operasyonuna kalkışmaması gerektiğini belirten Davutoğlu, şunları söyledi:

"Nasıl, Paris saldırısında sonra Fransa Başbakanı Hollande, Fransız ordusunu göreve çağırmıştır, nasıl Brüksel ve Avrupa sokaklarında her türlü tedbir alınmıştır, Türkiye'nin insanına, malına tehdit eden bir tehdit söz konusu olduğunda her türlü tedbiri alırız. Demokrasinin olmazsa olmaz şartı kamu düzenidir. Herhangi bir Avrupa ülkesinin iki komşusu boydan boya istikrarsızlık içinde olsaydı, oralardan silahlar içeriye sokulup bazı ilçeler, kasabalar kontrol altına alınmaya, silah deposu haline getirilmeye çalışılmış olsaydı, acaba o Avrupa ülkesinin tutumu ne olurdu? Şundan emin olunuz ki buna taviz vermezlerdi. Çünkü demokrasilerin bütün toplumu ilgilendiren özgürlüklerin yaşanmasının asgari şartı kamu düzenidir. Bakınız devlet otoritesi demiyorum, kamu düzeni, hepimizin düzeni. Cizre, Silopi ve Sur'daki düzen hepimizin canını, malını, namusunu teminat altına alan düzendir. Bu sağlanacak, bunun sağlanması için ne gerekiyorsa yapılacak. Kimse vehme kapılmasın, tek bir silah kalmayana kadar da bu mücadelemiz devam edecek. El yapımı patlayıcıların tespit ve imhası için gerekli teknoloji ve ekipman geliştirilecek."

Terör örgütünün tedarik kanallarını kapatmak üzere kara sınır kapıları ile deniz ve hava limanlarının tarama ve takip sistemleriyle operasyon imkanlarının güçlendirileceğini vurgulayan Başbakan Davutoğlu, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Güvenlik riski yaşayan bölgelerde, güvenlik noktaları artırılacak. Silopi tümüyle temizlendi elhamdülillah ama hiç kimse zannetmesin eski düzene geri dönülür bir gün. Her türlü güvenlik tedbiri alınacak ve bir daha buralarda illegal yapılanmaların olmaması için gerekli kamu düzeni inşa edilecek. Bu çerçevede ihtiyacı karşılayacak miktarda geçici ve kalıcı polis güvenlik noktaları oluşturulacak. Bölgede görev yapan güvenlik güçlerimizin her türlü donanım ihtiyacı karşılanacak. Geçici köy korucularının sosyal ve ekonomik güvencelerini sağlayıcı tedbirler alınacak, korucu sayısı artırılacak. Terörle mücadelenin etkinliğini artırmak amacıyla ihtiyaç duyulan her türlü yasal düzenleme yapılacak. Kamu düzeninden asla taviz verilmeyecek. Eylem planında üçüncü önemli unsur; kapsamlı bir demokratik reform süreci. Başta yeni Anayasa olmak üzere, Türkiye'yi bütün vesayet yüklerinden kurtaracak demokratik reform adımları kararlılıkla atılmaya devam edilecek. Hani birtakım kanaatler serdediliyor, 'Türkiye 1990'lı yıllara geri dönüyor mu?' diye. Geri dönmeyi düşünenler, siyaseten mürtecilerdir. 1990'lı yıllara dönmeyi düşünen kim varsa, bunlar mutlaka akamete uğratılacak. Türkiye 1990'lı yıllara değil, 21. yüzyılın aydınlık ufuklarına doğru yürümeye devam edecek. Özgürlük, güvenlik dengesi hassasiyetle korunarak vatandaşlarımızın demokratik taleplerinin terör eylemleri tarafından örselenmesine asla izin verilmeyecek. Vatandaşlarımızın can, mal, namus, akıl ve bütün onurları korunacak."


- "Yangın yerinde gül yetiştireceğiz"


Başbakan Davutoğlu, eylem planının dördüncü önemli unsurunun da sosyal hizmetler, destekler, sosyal seferberlik olduğunu anımsatarak, tam bir sosyal seferberlik ve dayanışma çağrısında bulunduğunu belirtti.

Kobani bahane edilerek gerçekleştirilen 6-7 Ekim olaylarından sonra "Yangın yerinde gül yetiştireceğiz" dediğine vurgu yaparak, "Şimdi de söylüyorum: Yangın yerinde gül yetiştirecek, vatanımızı gülistana çevireceğiz inşallah. Güvenlik nedeniyle göç etmek zorunda kalan ve terörden etkilenen ailelerimize her bakımdan destek olunacak. Göç eden aileler gittikleri yerde izlenerek, aldıkları sosyal ve ekonomik hizmetlerin devamlılığı sağlanacak. Terör nedeniyle evlerini terketmek zorunda kalan ailelerimize her ay düzenli bir şekilde kira, sığınma ve geçici barınma yardımı yapılacak" diye konuştu.

Terör sebebiyle eğitimleri aksayan öğrencilerin kayıplarının telafi edileceğini ifade eden Davutoğlu, Mardin'de bu şekilde telafi alan öğrencileri ziyaret ettiğini bildirdi.

Başbakan Davutoğlu, "Bir saati aşkın bir şekilde onlarla, genç, pırıl pırıl kızlarımızla oturup sohbet ettim, bir öğretmen olarak" dedi.

Ahmet Davutoğlu, gençlerimizin kız-erkek ayırımı olmadan bütün ülkede olduğu gibi Doğu ve Güneydoğu Anadolu'da da geleceğe hazırlanması için tedbirleri aldıklarını, sağlık hizmetlerinin en iyi şekilde verilebilmesi çalıştıklarını anlattı.

Gençlik, spor ve kültür merkezlerinin çalışma kapasitelerinin genişletileceğini kaydeden Davutoğlu, operasyon bölgesinde yer alan sivil halkın yiyecek ve barınma ihtiyaçlarının giderileceğini, terör nedeniyle evleri zarar gören üniversite öğrencilerine Kredi ve Yurtlar Kurumu yurtlarında ücretsiz barınma imkanı sağlanacağını aktardı.

- "Diyarbakır Suriçi kentsel projesi ivedilikle tamamlanacak"

Beşinci ana unsurun mali ve ekonomik destekler ya da ekonomik canlanma boyutu olduğunu anımsatan Davutoğlu, 13 yıl içinde ayağa kaldırdıkları bölge ekonomisini daha da güçlendireceklerini açıkladı.

Başbakan Davutoğlu, altıncı boyutun şehirlerin ihyası ve alt yapının rehabilitasyonu olduğunu belirterek, Kültür ve Turizm ile Çevre ve Şehircilik bakanlıklarının bunun için birlikte çalıştığını, İznik, Amasya, Sivas, Kırşehir, Diyarbakır, Mardin gibi illerin tarihi merkezleri özel bir düzenlemeyle, gerekiyorsa yasal düzenlemeyle, tarihi dokuyu koruyacak şekilde muhafaza altına alınacağını ifade etti.

UNESCO Kültür mirasının kurallarının işletileceğini, ecdattan intikal eden tarihi mirasın tek bir taşına kadar korunacağını vurgulayan Başbakan Ahmet Davutoğlu, "Bu çerçevede Diyarbakır Suriçi kentsel ihya projesi de ivedilikle tamamlanacak. Hasar gören enerji tesisleri onarılacak. Operasyonların yapıldığı şehirlerde hayatın bir an önce normale dönmesi için elektrik, su ve benzeri altyapı hizmetleri sağlanacak; eğitim, sağlık ve diğer kamu hizmetlerinin verilebilmesi için gerekli çalışmalar hızlandırılacak" diye konuştu.

(Bitti)

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.