AK Parti TBMM Grup Toplantısı

AK Parti TBMM Grup Toplantısı

AK Parti TBMM Grup Toplantısı

AK Parti TBMM Grup Toplantısı

09 Şubat 2016 Salı 12:05
AK Parti TBMM Grup Toplantısı

AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Ahmet Davutoğlu, teröre destek verdiği hukuken ispatlanmış kamu personelinin kamuyla ilişkisinin kesileceğini bildirdi.

Davutoğlu, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, 10 maddelik Eylem Planı ile ilgili ayrıntılar hakkında bilgi verdi.

Ankara'da Başbakan Yardımcısı başkanlığında bakanlıklar arası koordinasyon işletileceğini belirten Davutoğlu, Eylem Planı'nın tek tek takip edileceğini, her hafta Bakanlar Kuruluna bilgi sunulacağını anlattı. Davutoğlu, "Ayrıca bir bakanımızı da her bir ilçenin rehabilitasyonu esnasında görevlendireceğiz ve bakanımız bakanlığı idare etme yanında bizzat bu rehabilitasyon çalışmalarına o ilçede nezaret edecek ve benim kullandığım yetkilerle mücehhez olarak... Bir an önce o ilçelerin ayağa kalkması için her türlü çalışmayı yapacağız öncelikle Silopi'den başlamak üzere. Zamanla göreceksiniz ki biz eğer birisi bizi tahrip ederse onun hakkını veririz ama inşa ve imar etmek istediğimizde de yangın yerinde gül yetiştiririz. Buna bakmak isteyenler, depremden sonra Van'ı nasıl inşa ve ihya ettiğimize baksınlar. Bunların gereğini yapacağız" diye konuştu.

Kara ve demir yollarındaki onarım işlemlerinin ivedilikle yapılacağını, terör saldırıları dolayısıyla tahrip olan içme suyu, isale hattı, arıtma tesisi gibi altyapı tesislerinin süratle onarılıp hizmete açılacağını kaydeden Davutoğlu, planın iletişim boyutuyla ilgili olarak, iç ve dış kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi için etkin iletişim stratejisini hayata geçireceklerini söyledi. Davutoğlu, Ankara dışında her bir valilikte, hatta kritik ilçelerde kamuoyunu bilgilendirecek birimlerin oluşturulacağını anlattı.

Hem hükümetin 4 yıllık perspektifini anlatmak hem de önemli kritik konularda görüşlerini paylaşmak üzere medya sahipleriyle hafta sonunda bir araya geldiğini hatırlatan Davutoğlu, "Türkiye basın özgürlüğünün sonuna kadar yaşandığı demokratik bir ülkedir ve böyle kalacaktır. Ama aynı şekilde bütün medyadan, basın çalışanlarından da beklentimiz; Türkiye'nin ortak meselelerinde aynı geminin içinde olduğumuz gerçeğinden hareket etmeleridir" dedi.

Davutoğlu, ne 1990'lı yıllarda olduğu gibi hükümet indiren, hükümet çıkaran bir basının ne de baskı altında olan bir basının söz konusu olacağını vurgulayarak, "Herkes işini yapacak. Herkes işinin gereği dolayısıyla halk önünde, gerekirse hukuk önünde hesap vermeye hazır olacak. Biz bunu yapacağız. Herkesten de beklentimiz; özellikle bugünlerde Türkiye'nin algısını bozmak için yurt içinde ve dışında harekete geçmiş, çok geniş fırsat kollayan çıkar çevreleri varken bizim Türkiye'nin algısını ve Türkiye'nin uluslararası itibarını ayakta tutacak şekilde bir arada, birlikte çalışma ihtiyacımız var" ifadelerini kullandı.

-"Belediye Kanunu'nda gerekli değişiklikleri yapmaya hazırlanıyoruz"

Davutoğlu, yeni yasal ve idari tedbirler alınacağını, Büyükşehir Yasası'nın yerel yönetimleri güçlendirmek anlamında Tanzimat'tan bu yana gerçekleştirilen en kapsamlı yönetim yasası olduğunu belirterek sözlerini şöyle sürdürdü:

"Ama maalesef özellikle büyükşehir belediye başkanının başka partiden, muhalefetten olduğu birçok yerde bu istismar edildi. Özellikle Doğu ve Güneydoğu Anadolu'da büyük hizmet aksamaları söz konusu oldu. Bu kürsüden ifade etmiş ve rakamları vermiştim. Gittiğim Mardin'i tekrar hatırlatmak gerekirse; Mardin Büyükşehir Belediyesinin bütçesinin yüzde 96,7'si merkezden gidiyor. Bu bütçenin sadece yüzde 7'si yatırıma gidiyor, yüzde 50'si neredeyse personel giderlerine gidiyor. Bunların hepsinin titizlikle takibi sağlanacak. Belediyelerin temelde yatırım ve altyapı hizmetlerine yönelmeleri için gereken tedbirler alınacak. Belediyeler hem kendilerine aktarılan kaynakları verimli ve adil şekilde kullanmadılar hem de kendilerinde olmayan ilçe belediyelerine dönük demokratik anlayışla bağdaşmayan, orada yaşayan vatandaşımızı cezalandırmaya yönelik yaptırımlar hizmet ve aksamalara yöneldiler.

Bakınız; Yeşilli'ye gittim. İçme suyunun normalde büyükşehir belediyesi tarafından sağlanması lazım. Büyükşehir Belediyesi Yeşilli'ye, belediye başkanı AK Parti'den olduğu için bu imkanı sağlamamış. Biz merkezden sağlıyoruz. Talimat verdim, içme suyu sağlanacak ama Mardin Büyükşehir Belediyesine bunun için ayrılan kaynak da kesilecek. Merkezden hizmeti yapacağız, o kaynak da kesilecek. Midyat'ta tek tek baktım, yollar harap olmuş. Çünkü büyükşehirin yapması gereken yol çalışması yapılmamış. Orada da talimat verdik, bu yollar yapılacak, Büyükşehir Belediyesi'nin bütçesinden de gereken kesinti yapılacak. Bu kaynaklar kimsenin babasından miras kalan kaynaklar değil. Bu bütçenin her bir kuruşu milletindir. Başbakan olarak ne benimdir ne hükümetindir ne bakanlıklarındır, sadece millete aittir. Alınteriyle toplandı bu bütçenin her bir kuruşu. Biz büyük petrol zengini bir ülke değiliz. Bizim için değil, biliyorsunuz Suriyeli mülteciler için 3 milyar avro verildi de aylardır lafı ediliyor. Türkiye'nin kimseden böyle bir dileği, temennisi olmadı da Türkiye'ye dönüp kimse de herhangi bir şeyi karşılıksız vermedi. Biz ne yaptıysak alnımızın teriyle yaptık.

14 yıl içinde bu bütçe rakamları buraya ulaşmışsa alnımızın teri ve milletin malına sahip çıkmamızla ortaya çıktı. Milletin kaynaklarının har vurup harman savrulmasına izin vermeyiz. Bu çerçevede edinilen tecrübeler ışığında yerel yönetimlerin yetkileri genişletilecek ama yerel yönetimlerin istismar edilmesine de asla izin verilmeyecek. Bazı belediyeler tarafından terör örgütüne desteğin engellenmesi ve yürütülen hizmetlerde yaşanan aksamaların giderilmesi için Belediyeler Kanunu'nda gerekli değişiklikleri de yapmaya hazırlanıyoruz."

Patlayıcı yapımında kullanılan gübre ve diğer girdilerin satış ve kullanımını izleyecek bir gübre takip sistemi kurulacağını belirten Davutoğlu, terör olaylarının yaşandığı yerlerde soruşturma yürüten savcılık ve kolluk birimlerinin ihtisaslaşması ve merkezileşmenin sağlanacağını söyledi.

Operasyonlar ve sokağa çıkma yasağı nedeniyle aksayan eğitim ve sağlık hizmetlerinin yerine getirilmesinin sağlanacağını dile getiren Davutoğlu, bu konuda yeni oluşabilecek engellemelere karşı da önlem alınacağını kaydetti.

-"Milletin birliğini bozmaya çalışan kim olursa olsun bu zırhı kırarız"

Teröre destek verdiği hukuken ispatlanmış kamu personelinin kamuyla ilişkisi kesileceğini açıklaya Başbakan Davutoğlu, şöyle devam etti:

"Maalesef öğretmenlik gibi ulvi mesleğe yakışmayacak şekilde propaganda faaliyetlerinin bazı yerlerde yapıldığı bilgisini aldım, Mardin ve diğer yerlerde. Her gittiğim yerde de bu bilgileri alacağım. Doğu ve Güneydoğu'da gittiğim her yerde halktan doğru bilgilendirmeler alacağız ve bunun gereğini yapacağız. Kim olursa olsun... Milletin bu kaynağını eğer terör örgütleri için doğrudan ya da dolaylı kullanıyorsa, doğrudan terör örgütüne yardım yapıyorsa ya da dolaylı bir şekilde paralel çete üzerinden terör olaylarına sessiz kalınmasını sağlıyorsa, bu kamu personeline dönük olarak da her türlü işlem yapılacak. Bunu valilerimize, kaymakamlarımıza, mülki amirlerimize de söyledim. Devletin koruma zırhını, 657 zırhını üstüne alıp da bu zırhın arkasında devletin temellerini oymaya, milletin birliğini bozmaya çalışan kim olursa olsun bu zırhı kırarız. Kimse böyle bir tasarruf içinde olamaz."

Terör eylemleri nedeniyle hasar gören okulların hızlı şekilde onarılacağını ve hizmete açılacağını ifade eden Davutoğlu, vatandaşın gündelik yaşamını sürdürebilmesi için eğitim ve sağlık gibi temel kamu hizmetlerinden faydalanabilmesi için öncelikle belediye makamlarınca karşılanması gereken ancak yerine getirilmeyen hizmetlerin, doğrudan valilikler tarafından yerine getirileceğini anlattı.

Demokratik Açılım, Milli Birlik ve Kardeşlik Süreci ve Çözüm Süreci gibi şu ana kadar sürdürdükleri ve demokratikleşmeyle pekiştirdikleri sürecin hızlanarak devam edeceğini vurgulayan Davutoğlu, bugün bu sürece "Birlik, Huzur ve Demokrasi Süreci" adını verdiklerini bildirdi.

Davutoğlu, bölgede faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşları, meslek odaları, sektör temsilcileri ve kanaat önderleriyle ilişkilerin geliştirileceğini, valilikler bünyesinde sivil toplum kuruluşları, kanaat önderleri, meslek odaları ve sektör temsilcilerinden oluşan danışma ve koordinasyon meclisi kurulacağını söyledi.

Çözüm süreci bağlamında iki istismarın yapıldığını açıkça gördüklerini vurgulayan Davutoğlu, "Sanki çözüm süreci kamu düzeninin alternatifiymiş gibi çözüm süreci yürüyor diye kamu düzeni için gerekli tedbirlerin alınmaması veya bunun için mazeret teşkil edilmesi...Böyle olmayacak. Bundan sonra hiçbir süreç, kamu düzeninden taviz verilmesini mazur göstermeyecek" dedi.

(Sürecek)

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.