AK Parti Grup Başkanvekili Bostancı:

AK Parti Grup Başkanvekili Bostancı:

AK Parti Grup Başkanvekili Bostancı:

AK Parti Grup Başkanvekili Bostancı:

26 Mayıs 2016 Perşembe 15:17
AK Parti Grup Başkanvekili Bostancı:

AK Parti Grup Başkanvekili Naci Bostancı, bireysel başvurularda, Anayasa Mahkemesinin yapacağı değerlendirmenin içerik değil şekil değerlendirmesi olduğunu belirterek, "Ümit ederiz, Anayasa Mahkemesi şekil olarak, yapılan değişikliğin uygun olup olmadığına bakar ve bu çerçevede karar verir. İçerik değerlendirmesine girmez." dedi.

Bostancı, TBMM'de gazetecilere yaptığı açıklamada, siyasetin nezaket, zerafet ve edep içinde yapılmasının önemine işaret etti.

Böyle bir dilin teşekkülünün herkesin görevi olduğunu belirten Bostancı, şunları kaydetti:

"Siyasette zaman zaman ölçünün kaçtığı, doğrudan siyasetin içindeki insanların dillerini biraz serbestçe kullandıklarına ilişkin çeşitli değerlendirmeler karşılıklı yapılıyor. Fakat son CHP Grup Toplantısı'nda yaşanan hadise, tribünlerde bir tür 'siyasal holigan' diyeceğim bir çevrenin ve şimdiye kadar siyasete ilişkin repertuarda duymaya hiç alışkın olmadığımız tarzda birtakım ifadeleri kullanmasıdır ki bunları ben burada şimdi tekrar edemem. Yanlış olan şudur; Birileri heyecana kapılmış, üç kişi, beş kişi, on kişi, yirmi kişi bunu söylemeye kalkışmış olabilir ama o grubun hiç mi sahibi yok? Oradaki insanlar, böyle sözlerin telaffuz edilmesi, yüksek sesle söylenmesi, holigan tavrıyla ortaya konulması karşısında hiç mi buna itiraz etmiyorlar? Şaşırtıcı olan budur.

Biz orada CHP grup yönetiminin, Sayın Genel Başkan'ın yaptığı bir konuşmada, herkesin bu sözleri duyarken sessiz kalması, itiraz etmemesi, reddetmemesi, adeta bir tür kabul gibi anlaşılabilecek tarzda davranmasını çok tuhaf bulduk, uygun bulmadık. O sözleri, o argo dili reddediyoruz, siyasette bunun yeri hiçbir biçimde olamaz ve esasen CHP grubundan da buna ilişkin bir değerlendirmenin gelmesini bekleriz. Bunu demokratik protesto içinde filan değerlendirmek mümkün olmaz. Argoya yapılan katkıyı demokratik protesto içinde değerlendirmek için kafayı çok zorlamak lazım. O bakımdan biz yaşanan bu durumu, ayıplamanın ve kınamanın ötesine geçerek, hukuki yollarla bir durum tespiti ve değerlendirmesini talep ettik."

Naci Bostancı, "dokunulmazlıkların kaldırılmasına ilişkin kanunun iptali için Anayasa Mahkemesine yapılan bireysel başvuruların" sorulması üzerine, bireysel başvuruların bir hak olduğunu söyledi.

Bu başvurularda, Anayasa Mahkemesinin yapacağı değerlendirmenin içerik değil şekil değerlendirmesi olduğunun unutulmaması gerektiğini belirten Bostancı, "Ümit ederiz ki Anayasa Mahkemesi şekli olarak, yapılan değişikliğin uygun olup olmadığına bakar ve bu çerçevede karar verir. İçerik değerlendirmesine girmez." ifadesini kullandı.

AK Parti Grup Başkanvekili Bostancı, "yeni anayasa konusunda gelecek günlerde muhalefetle görüşme yaşanıp yaşanmayacağına" ilişkin soruya yanıt verirken, siyasette her zaman iktidar ve muhalefet diyaloğunun olması gerektiğini vurguladı. Bostancı, anayasa da en temel meselelerden biri olduğuna göre, buna yönelik temas kapılarını açık tutmanın işin esası olduğuna işaret etti.

Yeni anayasa konusunda 24. Dönem'den beri ne kadar ilerleme kaydedildiğinin ortada olduğunu ifade eden Bostancı, sözlerini şöyle sürdürdü:

"AK Parti, milletin yarı oyunu almış iktidar partisi olarak, 'yeter ki anayasa yapılsın, uzlaşma içinde gerçekleştirilsin' diye, Anayasa Uzlaşma Komisyonunun teşekkülünde, dört partinin de eşit üyeyle katılmasını esas alan bir yaklaşımı sergiledi. Uzlaşma ise daha nasıl uzlaşma olacak? 26. Dönem'deki komisyonda böyle teşekkül etti, ancak daha başlangıçta, 24. Dönem'deki Anayasa Komisyonunun bir devamı mahiyetinde kurulmuş olmasına rağmen, 'adı öyle olmamalı, şöyle olmalı, böyle olmalı, önce mevzuat değişmeli' falan diye, Nasreddin Hoca'nın dediği gibi, ipe un serilen tavırlarla karşılaştık.

Anayasaya bu kadar itiraz edip, 34 yıl 1982 Anayasası'nı reddeden siyasi bir repertuar oluşturduktan sonra, bugün mevcut anayasanın devamını sağlayacak tarzda uzlaşmadan kaçınmak uygun değil. Uzlaşma derken de toplumdaki mevcut siyasi eğilimleri, konumları, partilerin beklentilerini, taleplerini dikkate alan ve Bismarck'ın dediği gibi 'ne mümkün.' Buna ilişkin sağduyu ile yaklaşan bir uzlaşmadan bahsediyorum. Yoksa 'benim dediğim olmazsa ben yokum' tarzındaki bir tavır siyasi uzlaşma değildir. Herkesin sağduyu ile davranması lazım. Biz, elbetteki anayasaların toplumsal, politik uzlaşmayla yapılması gerektiğine inanıyoruz. Bu uzlaşmanın çizgisi nereden geçiyor? Bunu tayin edecek olan da sağduyudur, bunu unutmayalım."

Bostancı, "ABD'deki Rıza Sarraf'ın davasında Savcı Bharara, 17-25 Aralık dosyalarını da iddianameye ekledi. Siz bu gelişmeyi nasıl yorumluyorsunuz, bunun Türkiye'ye etkisi nasıl olur?" sorusuna, "Daha orada ne olduğunu bilmiyoruz, nasıl bir yargılama olacağını da bilmiyoruz. 17-25 Aralık darbe girişimine ilişkin Türkiye'deki yargının verdiği karar biliyoruz. Son derece açık ve sarih bir şekilde, buna ilişkin hukuki değerlendirmeler yapıldı. Meclis'in de bir değerlendirmesi var. ABD'de kim neyi, niçin yapıyor, nasıl ortaya çıkacak? Bunları göreceğiz. Şu an konuşmak için erken." yanıtını verdi.

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.