AK Parti Genisletilmis Il Baskanlari Toplantisi

AK Parti Genisletilmis Il Baskanlari Toplantisi

AK Parti Genisletilmis Il Baskanlari Toplantisi

AK Parti Genisletilmis Il Baskanlari Toplantisi

03 Şubat 2016 Çarşamba 12:06
15 Okunma
AK Parti Genisletilmis Il Baskanlari Toplantisi
AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Ahmet Davutoğlu, "AK Parti, dün aldığımız kararla hem parti içinde bir mutfak oluşturacak ve anayasa çalışmalarını bizzat benim başkanlığımda toplanacak parti içindeki heyetle takip edeceğiz hem bu parti içindeki mutfağımızdan oluşacak fikirlerle uzlaşma komisyonu üyesi arkadaşlarımız orada görüşlerimizi dile getirecekler hem de sivil toplum kuruluşlarıyla, anayasa profesörleriyle, aydınlarla sürekli temas halinde Türkiye'nin ihtiyacına cevap verecek, çağdaş, kendi geleneğimizden gelen ama çağdaş demokratik kurallara sahip ve bu kurallarla desteklenmiş bir anayasayı yazabilmek için elimizden gelen gayreti göstereceğiz" dedi.

Davutoğlu, parti genel merkezinde düzenlenen Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı'ndaki konuşmasında, 7 Haziran'da AK Parti'nin öz güven imtihanı yaşadığını, birilerinin AK Parti'nin öz güvenini sarsmaya çalıştığını belirtti.

AK Parti'nin ise kendinden emin bir şekilde 7 Haziran'da yapılan seçimden gerekli dersleri çıkararak, öz güven imtihanını aştığını vurgulayan Başbakan Davutoğlu, "Öz güvenimizi sarsamadılar, sarsamazlar, sarsamayacaklar" ifadesini kullandı.

Davutoğlu, AK Parti'nin imtihanının 1 Kasım seçimlerinden sonra mahiyet değiştirdiğini, şimdi imtihanlarının tevazu ve rehavete karşı yeni bir aşkla çalışma olduğunu belirterek, diğer partilerin 1 Kasım'daki yenilgiden sonra birbirlerine girdiklerini anlattı.

Başbakan Davutoğlu, "Mahkeme kapılarındalar, bugün mahkemeye başvurdular, galiba. Milliyetçi Hareket Partisi Kongresi için. Ya da her tür iftiralarla birbiriyle mücadele ediyorlar" diye konuştu.

AK Parti'nin ise kenetlenmiş bir yürek olarak milletin hizmetinde olduğuna dikkati çeken Başbakan Davutoğlu, konuşmasına şöyle devam etti:

"1 Kasım sonrası gerçekleştirilen toplantıda milletimize verdiğimiz her sözü mutlaka yerine getireceğimizi söylemiştim. Biz milletimize tutamayacağımız sözü vermeyiz, verdiğimiz her sözü de Allah bize ömür verdikçe tutarız. Hükümetimizin kurulmasının üzerinden kısa bir zaman geçti. Buna rağmen hızlı adımlarla ilerliyoruz. Eskiden vaatler verildi mi, bir seçim dönemi geçer, iki seçim dönemi geçer, o vaatler yerine getirilmezdi. Bu kısa sürede seçimden önce milletimizin huzurunda dile getirdiğimiz vaat ve müjdelerimizi hayata geçirmek için büyük gayret gösterdik. Hamdolsun büyük bir oranda da sözlerimizi gerçeğe dönüştürmüş durumdayız."

Davutoğlu, "Bugün itibarıyla, son Bakanlar Kurulu'nda tekrar gözden geçirdik, Meclis'e sevk edilenler ile 3 aylık programın reformlarının yüzde 40'ını, vaatlerin ise yüzde 66'sını gerçekleştirdik. İnşallah Mart ayı bittiğinde, 3 ay dolduğunda vaatlerimizin tamamını yerine getirmiş olacağız" dedi.

"Şu sözü vermiştiniz de yapmamıştınız" şeklinde bir soruyla belediye başkanlarının, teşkilatlarının, kadın kollarının, gençlik kollarının, belediye meclis üyelerinin muhatap olmasını istemediklerine dikkati çeken Başbakan Davutoğlu, "Sizler sokağa çıktığınızda başınız dik yürüyeceksiniz. Hiç bir AK Parti teşkilat mensubunun başının öne eğilmesini istemiyorum. Bizim tek amacımız milletimizin ve devletimizin güçlenmesidir, toplumun tüm kesimlerinin rahatlaması, huzur ve refahın artmasıdır" diye konuştu.

- Hayata geçirilen vaatler

AK Parti'nin seçim sonrası hayata geçirdiği vaatlere ilişkin bilgi veren Davutoğlu, asgari ücretin bin 300 liraya çıkarıldığını, emeklilere yılda bin 200 lira zam yapıldığını, esnafa 30 bin lira faizsiz kredi verdiklerini anımsattı.

Gençlere 50 bin lira karşılıksız nakit destek vermeye başladıklarını da vurgulayan Başbakan Davutoğlu, şunları kaydetti:

"Yine gençlerimize '100 bin lira kredi vereceğiz ve bu krediye yüzde 85 kefalet imkanı getireceğiz' dedik, bu kredileri veriyoruz, kefalet de işliyor. 'Lisans öğrencilerinin bursunu 400 lira yapacağız' dedik, yaptık. 'Astsubay emeklilerinin intibak sorununu çözeceğiz' dedik, çözdük. 'Yemde ve gübrede KDV'yi kaldıracağız' dedik, kaldırdık."

Geçtiğimiz bir hafta içinde gerçekleştirilen vaatlere de değinen Davutoğlu, emeklilerin maaşlarından kesilen sosyal güvenlik priminin kaldırıldığını, muhtar maaşlarının bir haftada 950 liradan bin 300 liraya yükseltildiğini de ifade etti.

Ayrıca polis ve uzman erbaşların 2 bin 200 olan ek göstergelerinin 3 bine yükseltildiğini, emniyet hizmet tazminatlarının yüzde 25 artırıldığını ifade eden Davutoğlu, liseden ve üniversiteden mezun olan gençlerin genel sağlık sigortası giderlerinin iki yıl boyunca devlet tarafından karşılanacağını, iş kuran gençlere 3 yıl gelir vergisi muafiyeti getirildiğini, ve öğrencilerin pasaport harçlarının kaldırıldığını belirtti.

- "Yeni anayasa ertelenmez bir ihtiyaç"

Çalışan kadınlara yönelik müjdelere de anımsatan Başbakan Ahmet Davutoğlu, kadınların doğuma ilişkin izin ve haklarını güçlendirdiklerini, yasal alt yapının hazır olduğunu ve TBMM'ye gönderdiklerini vurguladı.

Davutoğlu, kadınların doğum nedeniyle ücretsiz izinde geçirdikleri sürenin memuriyet kıdeminde değerlendirileceğini de ifade etti.

Kadınlara, doğuma bağlı ilk çocukta 2, ikinci çocukta 4, üçüncü ve üzeri çocuklarda 6 ay yarı zamanlı ve tam ücretli çalışma hakkıyla çocuğu okula başlama yaşına kadar kısmi süreli çalışma hakkını da tanıdıklarını kaydeden Davutoğlu, kadınların artık hem anneliklerini yapabileceklerini hem de mesleklerini sürdürebileceklerini bildirdi.

Seçim meydanlarında millete bir konuda daha kararlılıklarını ifade ettiklerini hatırlatan Davutoğlu, Türkiye'nin artık mevcut darbe anayasasıyla yönetilmemesi gerektiğini yeni anayasanın ertelenmez bir ihtiyaç olduğunu belirtti.

Türkiye'de herkesin, muhalefet partilerinin de mevcut anayasanın değişmesi gerektiği konusunda hemfikir olduğunu anlatan Başbakan Davutoğlu, "12 Eylül darbe zihniyetinin bir ürünü olan mevcut anayasa ile artık Türkiye daha fazla yoluna devam edemez. Bu bir zuldür. Darbe anayasasıyla yönetiliyor olmak bir zuldür" değerlendirmesinde bulundu.

Davutoğlu, ilk oyunu 1982'de anayasa için yapılan referandum için kullandığını ve "hayır" oyu verdiğini açıkladı.

"Şimdi kimse benden, 'hayır' oyu verdiğim 1982 Anayasa'sını savunmamı beklemesin" diyen Davutoğlu, sözlerine şöyle devam etti:

"O gün gururla ve gençlik heyecanı ve kararlılığıyla direniş ruhuyla da göstere göstere verdiğim 'hayır' oyunun gereğini yapacak inşallah bu darbe anayasasını tarihe gönderip bu milletin seçtiği Meclis'in yazdığı bir anayasayla yine bu milletin huzuruna gidip destek isteyeceğiz. Bunu da yapacağız. Bu konudaki kararlılığımızdan kimsenin şüphesi olmasın. Bunu gerçekleştirirken de Türkiye'de mutabakat anlayışının gereği olarak herkesin aklen de istemesi gereken şey o ki hep beraber bu anayasayı yapabilelim."

- "Yeni anayasayla birlikte yeni bir zihniyeti de devreye sokmamız lazım"

Anayasanın bütün toplumun benimsemesi gereken bir metin olduğuna dikkati çeken Davutoğlu, tüm partilerden, sivil toplum kuruluşlarından yeni anayasa yapım sürecine destek vermelerini istedi.

Türkiye'nin en temel önceliğinin demokratik, özgürlükçü ve katılımcı yeni bir anayasa olduğunu vurgulayan Davutoğlu, şu değerlendirmeleri yaptı:

"Sayın Kılıçdaroğlu, önce darbe hukukunu yok edelim diye konuşmamızda da daha sonra da dile getirdi. Ben burada söylüyorum, darbe hukukunun anası darbeci anayasadır. İnşallah sivil demokratik hukuk devletinin anası da yeni anayasa ve onun dayandığı özgürlükçü temel olacak. Yeni anayasa Türkiye'yi geçmişin baskıcı, vesayetçi, ötekileştirici zihniyetin tezahürlerinden kurtaracak olan bir anayasa olmalıdır. Ruhuyla, özüyle insan odaklı, insana saygıya dayalı ve temel hak ve özgürlüklerin çerçevesini çizen bir anayasa olmadır. Vatandaşlarını bir bütün olarak görmeyen, vatandaşlarını birer potansiyel tehdit, tehlike olarak gören bir anayasa yeni Türkiye'nin anayasası olamaz. Aslında Türkiye yeni bir anayasaya yıllardır ihtiyaç hissediyor ama bunun gereğini yapmaktan siyasi kadrolar çekiniyordu. Bizim yeni anayasayla birlikte yeni bir zihniyeti de devreye sokmamız lazım."

Başbakan Davutoğlu, 2011 seçimlerinden sonra AK Parti öncülüğünde milletin yeni anayasa umudunun gerçekleşmesi için ciddi çabalar sarf edildiğini ancak bu ihtiyacın karşılanamadığını, Türkiye'yi rahatlatacak adımların atılamadığını kaydetti.

Gecikmiş de olsa bu tarihi adımı hep beraber atacaklarına inandığını ifade eden Davutoğlu, seçimin ardından yeni anayasa çalışmalarını başlattıklarını anımsattı.

CHP ile MHP liderleriyle ve TBMM Başkanı'yla ilk görüşmeleri gerçekleştirdiklerini, Meclis'teki bütün partilerin anayasa uzlaşma komisyonuna verecekleri üyeleri belirlediğini anlatan Davutoğlu, kendilerinin de Cemil Çiçek, Ahmet İyimaya ve Abdülhamit Gül'ü uzlaşma komisyonu için tayin ettiklerini aktardı.

- "Bu sadece AK Parti'nin değil, Türkiye'nin meselesi"

Yarın komisyon çalışmalarının başlayacağına işaret eden Davutoğlu, "AK Parti, dün aldığımız kararla hem parti içinde bir mutfak oluşturacak ve anayasa çalışmalarını bizzat benim başkanlığımda toplanacak parti içindeki heyetle takip edeceğiz hem bu parti içindeki mutfağımızdan oluşacak fikirlerle uzlaşma komisyonu üyesi arkadaşlarımız orada görüşlerimizi dile getirecekler hem de sivil toplum kuruluşlarıyla, anayasa profesörleriyle, aydınlarla sürekli temas halinde Türkiye'nin ihtiyacına cevap verecek, çağdaş, kendi geleneğimizden gelen ama çağdaş demokratik kurallara sahip ve bu kurallarla desteklenmiş bir anayasayı yazabilmek için elimizden gelen gayreti göstereceğiz" diye konuştu.

Bu çalışmaların Türkiye'ye yakışan bir olgunluk içinde gerçekleşeceğini ümit ettiğini dile getiren Davutoğlu, bunun sadece AK Parti'nin değil, Türkiye'nin ve Türk siyasetinin meselesi olduğunu vurguladı.

Bugün tartışılması gerekenin yeni anayasanın hangi temeller üzerinde inşa edileceği olduğuna dikkati çeken Başbakan Davutoğlu, bütün partilerin bu sorumlulukla konuya sahip çıkmasını istedi.

Başbakan Davutoğlu, "Bu süreç bir uzlaşma süreci, uzlaşma noktalarını çoğaltma süreci olarak görülmelidir. Komisyonda yer alan diğer partilerin de uzlaşma ruhuna uygun, yapıcı, kapsayıcı ve ciddi katkılar vereceğine inanıyorum. Madem ki 'Türkiye'de yeni bir anayasaya ihtiyaç olduğu' konusunda hepimizin ortak bir kanaati var, kompleksiz bir şekilde ve konuyu kişiselleştirmeden, partileştirmeden tartışmamız lazım" dedi.

(Sürecek)

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.