AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Çelik: (3)

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Çelik: (3)

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Çelik: (3)

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Çelik: (3)

24 Mart 2016 Perşembe 15:26
41 Okunma
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Çelik: (3)

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, "Hiçbir şekilde kuşku yoktur ki PYD, PKK'nın Suriye'deki simetrisidir, aynısıdır. Dolayısıyla birilerinin orada konjonktürel planlamalar çerçevesinde DAEŞ'e karşı PYD'yi kara gücü gibi kullanmak amacıyla onların PYD'yi mazur görmesi aslında, onların DAEŞ ile mücadelesine zarar verecektir, DAEŞ ile mücadeleyi zaafa uğratacaktır" dedi.

AK Parti Genel Merkezi'nde düzenlediği basın toplantısında, gündemdeki konulara ilişkin açıklamalarda bulunan Çelik, "Bütün terör örgütlerinin bir safhada olduğu, bütün devletlerin de aynı safhada olduğu bir anlayışa kavuşulmadan, küresel terörle mücadele etmenin, küresel terörü mağlup etme imkanının bulunmadığını" vurguladı.

Ankara ve İstanbul'dan sonra en son Brüksel'de bir terör saldırısı yaşandığını hatırlatan Çelik, şunları kaydetti:

"Bu vesileyle bir kez daha Belçika'nın yanında durduğumuzu, Belçika yurttaşlarının ve Belçika hükümetinin acısını paylaştığımızı ifade ediyoruz. Bu terör eylemini gerçekleştirenleri de bir kere daha lanetliyoruz. Bu, insanlığın ortak acısıdır. Ankara, İstanbul, Londra, Berlin ya da dünyanın herhangi bir yerinde bütün bu terör örgütlerine karşı topyekun tavır almalıyız."

- "PKK, DAEŞ ve diğer bütün terör örgütlerine ilkesel yaklaşıyoruz"

"DAEŞ konusunda gösterilen hassasiyetin özellikle Avrupa'daki bazı dostlarımız, Batı'daki bazı dostlarımız tarafından PKK konusunda gösterilmemesi kuşkusuz açık bir çifte standarttır" ifadesini kullanan Çelik, şöyle devam etti:

"Bu, zannedilmesin ki DAEŞ konusunda mücadeleye daha çok yoğunlaşılmasına yol açacak, terör örgütüyle mücadeleyi daha da artıracaktır. Tam tersine siz 'DAEŞ örgütüne yoğunlaşacağız' diye, PKK terör örgütünü görmezden geldiğiniz zaman ya da başka bir terör örgütüne karşı hafifletici sebeplerle yaklaştığınız zaman, aslında terör örgütleri birleşik kaplar teorisi gibi çalışır, biri hemen diğerinin yardımına koşar, o sizin himayenizde rahat şekilde at oynatır, topyekun olarak terörün alanının güçlenmesine dönük olarak belli işbirliği içerisinde toplumsal barışı ve uluslararası düzeni tehdit ederler. Dolayısıyla DAEŞ ile gerçekten mücadele etmek istiyorlarsa birileri burada prensipler konusunda bir karara varmalıdır. Başka terör örgütlerini görmezden gelerek bir başka terör örgütüyle mücadele etmek mümkün değil. Birisi eğer 'DAEŞ ile mücadele edeceğim' diye PKK'yı görmezden geliyorsa ya da 'PKK ile mücadele edeceğim' diye DAEŞ'i görmezden geliyorsa bütün bunlar birbiriyle çelişkili tutumlar olur."

Çelik, Türkiye'nin terör örgütlerine karşı ilkesel bir tutum içinde olduğunu vurgulayarak sözlerini şöyle sürdürdü:

"Türkiye, burada belli prensipler temelinde hareket ediyor. Biz PKK, DAEŞ ve diğer bütün terör örgütlerine ilkesel yaklaşıyoruz. Bunların ortaya çıkardığı tehdit karşısında bütün dostlarımızı tekrar dayanışmaya çağırıyoruz. Kuşkusuz isterdik ki İstanbul'daki, Ankara'daki gerçekleşen saldırılara karşı da tıpkı Brüksel'de gerçekleşen saldırılarda olduğu gibi dünya güçlü ses versin. Kuşkusuz bazı kınamalar oluyor ama bütün dünyanın bir araya geldiği ve bunu topyekun olarak tehdit olarak algıladığı şeklinde mesajın güçlü şekilde verilmesi maalesef söz konusu olamıyor. Bu terör örgütlerinin tehdidi altındayken dünyanın çeşitli yerlerinde, PKK'nın birtakım organizasyonlar yapmasına, propaganda çadırlarının kurulmasına müsaade edilmesi bir çifte standarttır. Bu çifte standarttan herkesin her aşamada uzak durması gerekmektedir."

- "PYD'yi maruz görmek DAEŞ ile mücadeleye zarar verecektir"

Terör örgütü PYD ile PKK konusunda da bir çifte standardın söz konusu olduğunu dile getiren Çelik, şöyle konuştu:

"Hiçbir şekilde kuşku yoktur ki PYD, PKK'nın Suriye'deki simetrisidir, aynısıdır. Dolayısıyla birilerinin, orada konjonktürel planlamalar çerçevesinde DAEŞ'e karşı PYD'yi kara gücü gibi kullanmak amacıyla PYD'yi mazur görmesi aslında, onların DAEŞ ile mücadelesine zarar verecektir, DAEŞ ile mücadeleyi zaafa uğratacaktır. Bütün bu terör örgütleri karşısında topyekun duruş gerektirir. Suriye bağlamında baktığımızda orada DAEŞ ile PYD'nin herhangi bir fark yoktur. Bu ikisi arasında fark gözetenlerin kendi çifte standartlarını izah etme mecburiyetleri süregidecektir."

- "Bir hiç uğruna yok olacaklar"

Terör örgütü PKK'ya yönelik operasyonlara da değinen Çelik, Türkiye'nin içerisinde teröristlerin oluşturduğu barikat, hendek, çukur benzeri demokrasi, bir arada yaşama iradesini tehdit eden ilkel davranışlara karşı yürütülen güvenlik operasyonlarının büyük bir titizlikle gerçekleştirildiğini kaydetti.

Operasyonlarda, vatandaşın hassasiyetlerinin üst düzeyde korunarak doğrudan terör örgütleri ve teröristlerin hedef aldığını vurgulayan Çelik, sözlerine şöyle devam etti:

"Türkiye'nin bir arada yaşama iradesinin, bunlar tarafından tehdit edilmesine fırsat verilmiyor. Gelinen noktada, vatandaşımız devletin, sadece devlet güvenliği anlamında değil toplum güvenliği anlamında, demokrasi güvenliği anlamında ve bu ülkenin geleceğinin güvenliği anlamında hareket ettiğini net biçimde görmektedir. Bunlara karşı bu operasyonlar kararlı şekilde sürecektir. Bu iş onlar açısından çıkmaz sokaktır. Görüldüğü gibi birtakım basına yansıyan çeşitli değerlendirmelerde olduğu gibi PKK'nın üst düzey savaş lordları bunları Cizre'de, Silopi'de, Nusaybin'de ölüme sürerek aslında birtakım uluslararası denklemler içerisindeki kendi siyasi pozisyonlarını korumak amacıyla bu teröristleri kullanmaktadırlar. Dolayısıyla burada şunun da net biçimde görülmesi gerekir ki PKK yönetiminin hesaplarının bir parçası olarak, bu teröristler bir hiç uğruna orada yok olacaklardır.

Bu şekilde, Türkiye'de ulaşılacak bir siyasi amaç yoktur. Geçmişte birileri yanlış biçimde de olsa Türkiye'de siyasi katılma yolları kapalı olduğu için silaha başvurduğunu söylüyordu. Bu yanlış yol, bir yol olsa siyasi katılma yolları kapalı olduğu dönemde siyasetin kapısının kapalı olduğu dönemde bu belli etki alanını kendisine bulabiliyordu. Ama Türkiye'de siyasal katılma yolları açıktır, demokrasi ve meşru bir bağlam içinde herkes her türlü talebi dile getirebilmektedir. Bunun tek istisnası, insanlık suçu olan teröre destek vermektir. Terör, dünyanın her yerinde insanlığa karşı işlenmiş suçtur. Hiç kimsenin hangi sıfata sahip olursa olsun o sıfatların arkasına sığınarak terör örgütlerinin yanında duran ya da onları destekleyen tutum içine girmesi hiçbir şekilde düşünülemez, kabul edilemez."

Kırım'ın ilhakının 2. yıldönümünün geçen hafta geride bırakıldığını, bu konunun kendileri için hassas olduğunu ifade eden Çelik, "Türkiye Cumhuriyeti hiçbir şekilde Kırım'ın ilhakını tanımamıştır. Bu çerçevede, Kırım Tatarlarının kimlik haklarının, kültür haklarının, Kırım üzerindeki haklarının korunması konusundaki hassasiyetimizin aynen devam ettiğini belirtmek isterim. Türkiye, Ukrayna'nın toprak bütünlüğünden yanadır. Kırım'ın yasa dışı şekilde ilhakını hiçbir şekilde tanımamıştır ve tanımamaya da devam edecektir" dedi.

- "Türkmen davası en önemli davaların başında gelmektedir"

Tuzhurmatu'da, Türkmenlere karşı terör örgütü DAEŞ'in kimyasal silah kullanmasına ilişkin de değerlendirmede bulunan Çelik, şunları söyledi:

"Özellikle çocuklarla alakalı olarak can kayıpları meydana geldi. Bir kere daha Türkmen kardeşlerimize, bu saldırı karşısındaki kayıplarından dolayı başsağlığı dileklerimizi sunuyoruz. DAEŞ'in bu saldırılarını da lanetliyoruz, kınıyoruz. Türkiye her zaman Türkmen kardeşlerinin yanındadır, yanında olmaya devam edecektir. Gerek Irak'ta gerek Suriye'de hiçbir şekilde Türkmen davası, yalnız bırakılmayacaktır. Özellikle AK Parti açısından Türkmen davası en önemli davaların başında gelmektedir. Bütün buradaki gelişmeleri de yakın biçimde takip ettiğimizi paylaşmak isterim."

Hükümetin seçim öncesi planladığı reform vaatlerinin gerçekleşme oranına da değinen Ömer Çelik, "Bu reform vaatlerinin yüzde 100'e yakın kısmı gerçekleşti ve hükümet ortaya koyduğu reform takvimini büyük performansla, bu takvimde herhangi bir temel aksama olmaksızın yerine getiriyor. Bu, kuşkusuz hükümetimiz açısından çok büyük bir başarıdır. AK Parti her zaman reform hükümetleri oldular, AK Parti Türkiye'nin değişiminin, dönüşümünün, daha iyiye doğru gidişinin siyasal ve ekonomik dönüşümün ana aktörü olarak yoluna devam etmektedir" ifadesini kullandı.

Reform takviminin aynı dinamizm içinde sürmesinin büyük önem arz ettiğinin altını çizen Çelik, "Türkiye'nin etrafında bunca kaos, istikrarsızlık varken, Türkiye değişimini sürdürecektir, kurumlarımız, standartlarını yükseltecektir, yönetim standartlarını yükseltecektir, ekonomik standartlarını yükseltecektir. Tüm bu kaosun ortasında bir istikrar adası olarak sadece bu istikrarı korumakla kalmayacağız aynı zamanda bu istikrarın elementleri olan demokrasimizi ve ekonomimizi ve toplumsal dönüşümümüzü gerçekleştirme konusunda irademizi en yüksekte tutacağız" şeklinde konuştu.

(Sürecek)

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.