AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Çelik: (3)

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Çelik: (3)

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Çelik: (3)

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Çelik: (3)

11 Şubat 2016 Perşembe 13:01
29 Okunma
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Çelik: (3)

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün eski Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'ın evinde AK Partili isimlerle bir araya gelmesine ilişkin, "Biz birtakım spekülatif haberlerde olduğu gibi 'AK Parti'ye karşı bir yapılanma, AK Parti'ye karşı başka bir siyasi hareket' şeklinde bir tutum olarak bunları değerlendiremeyiz" dedi.

Çelik, parti genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında, gündeme ilişkin soruları cevapladı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Avrupa Birliği yetkilileri ile görüşmelerine ilişkin Yunan basınında yer alan iddiaların hatırlatılması üzerine Çelik, "Enterasan olanı Juncker ile Sayın Cumhurbaşkanımız arasında geçtiği iddia edilen konuşmanın bir takım basın yayın organları, özellikle paralel örgütün basın yayın organları tarafından 'büyük bir diplomatik skandal' gibi sunulması. Halbuki orada görüyoruz ki, eğer bu konuşmanın tamamı teyit edilirse şu anki haliyle bile Cumhurbaşkanımıza atfedilen sözlerin insanlık vicdanına sahip çıkan, Suriye konusundaki hassasiyetini gözeten ve herkesin sustuğu konularda vicdani ve siyasi olarak en önemli gerçekleri dile getiren, Türkiye'nin milli çıkarları konusundaki hassasiyetini ortaya koyan sözler olduğunu görüyoruz" diye konuştu.

"Birilerinin bunları 'diplomatik skandal' diye tanımlamasındaki zihniyet çarpıklığını anlamakta zorluk çekiyoruz" ifade eden Çelik, şöyle devam etti:

"Orada sadece gurur duyulacak sözler var. Hem Türkiye'nin milli çıkarlarına sahip çıkan, Suriye'deki mazlumlara sahip çıkan, Avrupa'nın bu konudaki çifte standardını gözler önüne seren ve Türkiye'ye bu duyarlılığı sürdürmesi karşılığında bir takım iyilikler yapılmış gibi gösterilmeye çalışılan unsurlarla ilgili olarak, bu konuların pazarlık konusu olmadığını çok net bir şekilde ifade eden bir liderlik söz konusudur. Dolayısıyla burada Türkiye'nin hem milli çıkarları hem bölgesel hassasiyeti bakımından son derece önemli, altı çizilmesi gereken cümleler olduğunu ifade etmek gerekir. Birilerinin bunları diplomatik skandal gibi yayınlaması onların kendi zihniyet çarpıklığının bir ürünü olarak tarihe geçmiştir."

Bülent Arınç ve Hüseyin Çelik'in AK Parti'ye yönelik değerlendirmeleri ile 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün dün gerçekleştirdiği ziyaretlerin hatırlatılması üzerine Çelik, şu yanıtı verdi:

"Bizim AK Parti'de parti içi muhalefet geleneğimiz yok. Tabii ki bir eleştiri geleneğimiz var. Kendi içimizde pek çok şeyi ciddi bir eleştiriyle gündeme alıyoruz. Birçok süreci de öyle geçiriyoruz zaten. Aktif siyasetin içinde ya da dışında olan arkadaşlarımız da zaman zaman bu eleştirilerini basınla paylaşıyorlar. Aslında AK Parti içerisinde bununla ilgili konuştuğumuz her zemin var. Bizim bu tip açıklamalarda, beraber yol yürüdüğümüz bundan sonra da yol yürüyeceğimiz değerli siyaset arkadaşlarımızın açıklamalarıyla ilgili genel prensiplerimiz var. Katılmadığımız noktalar şunlardır genelde, gerek Cumhurbaşkanımızın şahsı ya da başka arkadaşlarımızın şahsıyla ilgili konular gündeme getirilerek, bu bağlamda ele alınarak, bir takım değerlendirmeler yapılmasını doğru bulmayız."

Politikaların eleştirilebileceğini, eleştirilerin katkı sağlayacağını belirten Çelik, "AK Parti içerisinde önemli görevlerde bulunmuş, hala AK Parti'nin iyiliğini isteyen, AK Parti bir göreve çağırdığı zaman en ön safta koşacak arkadaşlarımızın bu değerlendirmeleri her zaman kıymetlidir" ifadesini kullandı.

- "AK Parti'ye karşı bir yapılanma' şeklinde değerlendiremeyiz"

Devlet ve siyaset hayatında, katıldıkları pek çok toplantıda zıt görüşlerin ortaya çıkabildiğine dikkati çeken Çelik, şöyle devam etti:

"Ama AK Parti geleneği şudur, orada bir karar alındıktan sonra hepimiz arkasında kenetleniriz. O siyaseti içerde savunan ile içerde eleştiren, bir karar verildikten sonra dışarıda ortak sorumluluğu paylaşır. Bu sebeple aradan belli bir zaman geçtikten sonra 'Ben o toplantıda farklı bir tavır almıştım, şöyle demiştim' gibi değerlendirmelerin de AK Parti geleneği açısından doğru olmadığını düşünüyoruz.

Bütün bunların içerisinde büyük resme baktığımız zaman şudur, hiçbir şekilde biz birtakım spekülatif haberlerde olduğu gibi 'AK Parti'ye karşı bir yapılanma, AK Parti'ye karşı başka bir siyasi hareket' şeklinde bir tutum olarak bunları değerlendiremeyiz. Bu arkadaşlarımız AK Parti'de çok önemli görevler yapmış, değerli hizmetleri bulunmuş arkadaşlarımızdır. Çok kritik zamanlarda cesur kararlar almışlardır. Dolayısıyla bunu AK Parti'nin daha güçlenmesi, daha iyi siyasetler üretmesi için genel eleştiriler olarak ele alırsak daha faydalı olur. Katılmadığımız noktalar, birincisi kişiselleştirilmesi, ikincisi devlet ve siyaset hayatı içinde mahrem sayılacak toplantılarla ilgili geçmişe dönük bir yargılama yapılması şeklindedir."

"AK Parti'nin içinden yeni bir siyasi hareket mi çıkıyor" şeklindeki haberleri yalanlayan Çelik, "Kesinlikle böyle bir şey söz konusu değil. AK Parti geleneğinde yok. Bu arkadaşlarımız AK Partilidirler. AK Parti'nin hassasiyetini bilirler. Bu çerçevede bakmak gerekir" değerlendirmesini yaptı.

- "Gül'ün Cumhurbaşkanı Erdoğan ile görüşmesi doğal"

Çelik, Gül'ün Cumhurbaşkanı Erdoğan ile görüşmesini de, "son derece doğal" olarak yorumladı.

Gül'ün çok değerli bir devlet ve siyaset adamı olduğunu belirten Çelik, kendisinin gerek görev yaptığı zamanlarda gerekse şimdi ülke meselelerini yakından takip ettiğini vurguladı.

Gül'ün iki konudaki hassasiyetine dikkati çeken Çelik, "Bir tanesi, Türkiye'nin büyük reformlar yapması ve bu büyük reformlar çerçevesinde demokrasisini ve ekonomisini güçlendirmesi ile ilgili ciddi bir zihinsel takip içerisindedir. İkincisi de bunu gerçekleştirecek parti olarak AK Parti'nin birlik, bütünlüğünün ve Türkiye'ye yapacağı hizmetlerin aynı şekilde yoluna devam etmesi için 11. Cumhurbaşkanımızın çok hassas olduğunu, o sebeple AK Parti'yi bir takım sıkıntılar karşısında uyarmak, bir takım doğru siyasetleri görüştüğü arkadaşlarımıza söylemek konusunda çok önemli katkıları vardır" dedi.

Gül ile Erdoğan'ın her zaman görüşeceğini belirten Çelik, bunun devlet ve siyaset hayatı için bir katkı olduğunu söyledi.

Gül'ün AK Parti'de görev yapmış isimlerle görüşmesini de normal olarak değerlendiren Çelik, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bunlar doğal, başka arkadaşlarımızla da bu görüşmeler yapılır. Ülkenin meseleleri dillendirilir, değerlendirilir. Sonuçta AK Parti gemisini daha etkili şekilde yüzdürmek için bu büyük okyanusta, bu büyük tehlikeler karşısında Türkiye'ye daha çok hizmet etmesini sağlamak için bu değerlendirmeler yapılır. Ortadaki tartışmaları bir kriz olarak görmüyoruz. Katılmadığımız noktalar olabilir. Ama bunu AK Parti'ye karşı hareket olarak değerlendirmek doğru değildir. Karşı bir siyasi hareket olarak değerlendirmek doğru değildir. 'AK Parti çatısı altında, şemsiyesi içinde bir takım ifadeler' olarak değerlendirmek gerekir. Her halükarda yöntem ve içerik olarak katılmadığımız yerler olabilir. Ama bunlar karşımızda gördüğümüz ya da hasım olarak değerlendirdiğimiz şeyler asla olamaz."

Çelik, "40 milletvekiliyle ilgili dokunulmazlık dosyalarının TBMM Genel Kuruluna gelmesi durumunda AK Parti'nin tavrının ne olacağı" sorusuna, "Dosyalarla ilgili bir değerlendirmemiz yok şu aşamada. Gerek içerikleriyle ilgili gerek Genel Kurula gelirse nasıl bir tutum alacağımızla ilgili" diye yanıkladı.

- "Lavrov'un açıklamaları son kullanma tarihi geçmiş açıklamalar"

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov'un 'Türkiye'nin DAEŞ ile görüştüğü" şeklindeki iddiasına karşılık Çelik, "Lavrov'un açıklamaları son kullanma tarihi geçmiş açıklamalar" dedi.

Bunun, Batı'da pek çok yerde defalarca Türkiye'ye karşı bir kara propoganda unsuru olarak gündeme getirildiğini hatırlatan Çelik, Türkiye'nin Batı'daki pek çok ülkeden önce DAEŞ adlı örgütü "terör örgütü" olarak tanımladığını ve ona karşı tutum aldığını vurguladı.

Türkiye'yi Ortadoğu'da belli bir eksene, politikaya sıkıştırmak isteyenlerin geçtiğimiz yıllarda "eksen kayması var" dediklerini vurgulayan Çelik, şimdi ise "DAEŞ ile işbirliği" meselesini gündeme getirdiklerine dikkati çekti.

Çelik, Rusya'nın silahlı kuvvetlerinin bir tek DAEŞ hedefini doğru düzgün vurmadığını belirterek, "DAEŞ ile mücadele adı altında Suriye'ye yerleştiler. DAEŞ ile mücadele için o kadar askeri, uçağı oraya gönderdiklerini ifade ettiler. DAEŞ'e dönük olarak göstermelik bir iki operasyon dışında bütün yaptıkları DAEŞ'in karşısında, DAEŞ ile savaşan unsurlara karşı operasyonlardır. Sivillere, Özgür Suriye Ordusu'na, Bayırbucak Türkmenlerine karşı yapıyorlar" dedi.

DAEŞ'in elde ettiği petrolün bir takım Rus iş adamları üzerinden pazarlandığına dair ciddi iddialar olduğunu vurgulayan Çelik, şöyle konuştu:

"Dolayısıyla Rusya'nın Suriye'de ne yaptığını, DAEŞ ile niçin mücadele etmediğini, onun yerine sivilleri niçin bombaladığını, Özgür Suriye Ordusu'ndan Esad'ın muhalifi olan güçlere kadar kapsamlı bir askeri harekat yürüterek Bayırbucak Türkmenlerine karşı da ne elde etmek istediğini dünyaya açıklaması gerekir. Orada şu anda terörle mücadele için bulunmuyor Rusya. Bu çok net bir şekilde görülüyor. Söylemi ne olursa olsun eylemlerine baktığımızda Rusya'nın ortaya koyduğu tavrın Esad ve Esad ile birlikte hareket eden terör odaklarına alan açma şeklinde gerçekleştiğini görüyoruz. Dolayısıyla sayın Lavrov'un öncelikli olarak bunlara cevap vermesi gerekir."

(Sürecek)





Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.