AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Çelik: (2)

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Çelik: (2)

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Çelik: (2)

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Çelik: (2)

04 Şubat 2016 Perşembe 12:31
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Çelik: (2)

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, Esed'siz bir geçiş döneminin Esed'li bir döneme doğru değiştiğinin görüldüğünü ifade ederek, "Eline bu kadar kan bulaşmış bir katilin Suriye'nin başında durması onun altında muhalefetin de olacağı bir birlik hükümetinin kurulması demek; bu katliamlara meşruiyet kazandırılması demektir. O zaman Suriye halkının taleplerinin yerine getirilmesinden çok katliama meşruiyet kazandırma çabası öne çıkar ki bu son derece gayri meşru olur" dedi.

Çelik, parti genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında, Cenevre barış görüşmelerine kadar mantığın, Esed'siz bir geçiş sürecinin temin edilmesi, Esed'in 3-5 ay sonra görevden ayrılması, bir hükümet kurulması, bu hükümetin Suriye'yi seçime götürmesi ve Suriye halkının kendi kaderine kendisinin karar vermesi şeklinde olduğunu belirterek, şunları ifade etti:

"Şimdi ise Esad'ın kalıcılığı onun altında muhaliflerin de katılacağı ulusal bir birlik hükümeti kurulması gibisinden şimdiye kadarki gelişmelerin varlığını reddeden, oradaki Suriye halkının meşru taleplerini reddeden bu kadar insanın hayatını kaybetmesini görmezden gelen bir tablo ortaya çıkıyor. Tabi muhalifler de doğal olarak buna tepkililer, bunu biz de doğru bulmuyoruz, gayri meşru buluyoruz.

Eline bu kadar kan bulaşmış bir katilin Suriye'nin başında durması onun altında muhalefetin de olacağı bir birlik hükümetinin kurulması demek; bu katliamlara meşruiyet kazandırılması demektir. O zaman Suriye halkının taleplerinin yerine getirilmesinden çok katliama meşruiyet kazandırma çabası öne çıkar ki bu son derece gayri meşru olur. Dolayısıyla bombaların altında hiç bir barışı konuşamazsınız, Esad'ın kalıcılığı üzerinden Cenevre'nin mantığını, DNA'sını değiştirmeye dönük olarak Cenevre'deki müzakerelerin genetiğini değiştirmeye yönelik olarak yapılan müdahaleler süreci gayri meşru bir noktada konumlandırır.

(BM Suriye Özel Temsilcisi Staffan) De Mistura da muhaliflerin haklı olduğunu, bu taleplerinin yerine gelmesi gerektiğini söyledi. Bu bakımdan da BM Genel Sekreteri'nin bir inisiyatif başlatması, eğer bundan sonra bu süreç devam edecekse ki altı ay süreceğini söylüyor De Mistura, o zaman bu bombaların durması, kuşatmaların kalkması, kuşatma bölgelerine insani yardımın her bakımdan ulaşmasının BM nezaretinde temin edilmesi zorunludur."

Çelik, PYD'nin görüşmelere katılmaması ile ilgili tavırlarına işaret ederek, PYD'nin faaliyetlerini yakından takip ettiklerini bildirdi.

"Diğer Kürt gruplarını dışlayan PYD'nin Suriye Demokratik Cephesi altında yürüttüğü faaliyetin farkındayız, o örtülü faaliyetin arkasında neler olduğunu çok iyi biliyoruz" diyen Çelik, şöyle devam etti:

"Daha hiç bu konular yokken Türkiye'deki çoğu siyasi partinin gündeminde Suriye meselesi bile yokken, Esad ile görüşülen zamanlarda, oranın belirli bir ivme içerisinde dönüşümünün sağlanması ilgili reformlar önerilirken, önerilen konulardan bir tanesi de siyasi tutukluları serbest bırakması oradaki Türkmenlerin, Arapların durumlarının iyileştirilmesi ve hiç bir hukuki statüsü bulunmayan, vatandaşlık kaydı bile olmayan Kürtlerin bir hukuki statüye kavuşturulması, Sayın Cumhurbaşkanımız Başbakan iken, Sayın Başbakanımız Dışişleri Bakanı iken defalarca Esad'a söyledi. Dolayısıyla bizim Suriye Kürtlerinin kazanımlarına karşı olduğumuz gibi bir ifade kullanılması bizim kendi tarihimizle bu meseleye bakıştaki tarihimizle çelişen bir yaklaşım olur. Tam tersine hiç kimsenin gündeminde Suriye Kürtleri yokken Suriye Kürtlerinin bir statüye kavuşması gerektiğini Sayın Cumhurbaşkanımız ve Başbakanımız, o dönem Esad rejimine reform paketi içerisinde önemli bir konu olarak altını çizerek ilettiler."

Ömer Çelik, PYD'nin, Suriye'nin kuzeyindeki etkinliğini bu olaylar başladığında rejimin bir ileri karakol faaliyeti, rejimin ileri bir kol faaliyeti olarak elde ettiğini vurguladı.

Çelik, "Rejim, kendisinin ulaşamadığı yerlere çekilerek PYD'ye bıraktı, PYD'yi orada bir lejyoner unsur gibi kullandı. Daha sonra PYD, PKK ile içiçe girmiş yapısı gereği burada DAİŞ ile mücadele adı altında kendisine bir uluslararası derinlik ortaya çıktığını düşündü. O zamanki uyarılarımıza bakınız, o zamandan beri söylüyoruz, burada kimse fiili bir durum yaratmasın. Burada kanton oluşturmak, fiili durum yaratmak, diğer etnik grupların haklarını bu kaos döneminde gasp etmek anlamına gelir, bu da 'burayı Afganistan'a çevirir' diye ama PYD'nin rejim ile işbirliği açıktır. PYD'ye verilen silahların PKK tarafından kullanıldığı açıktır. Dolayısıyla burada Kürtlerin kazanımı değil, PYD'nin terörist faaliyetlerine karşı bir Türkiye Cumhuriyeti duruşu vardır" diye konuştu.

Diğer Kürt gruplarını dışlayan PYD'nin Suriye Demokratik Cephesi altında yürüttüğü faaliyetin farkında olduklarını belirten Çelik, "O örtülü faaliyetin arkasında neler olduğunu çok iyi biliyoruz, dolayısıyla eğer PYD masaya oturacaksa muhaliflerin safında oturmaz, Esad rejiminin yanında oturur çünkü Esad rejimiyle beraber hareket eden bir yapıdır. Sırf başka bir terör örgütü ile mücadele ediyor diye DAİŞ ile mücadele ediyor diye PYD'nin terörist etiketi üzerinden çıkmaz" görüşene yer verdi.

Ömer Çelik, Türkmenler konusunda çok büyük hassasiyet gösterdiklerini, gelişmeleri günbegün takip ettiklerini de işaret etti. Çelik, Cenevre'de Suriye Türkmen Meclisinin temsil edilmesi noktasında hükümetin yoğun bir gayret sarf ettiğini söyledi. Suriye Türkmen Meclisi Başkanı Abdurrahman Mustafa, Riyad grubunun daveti üzerine Cenevre'ye gittiğini belirten Çelik, Türkmenlerin masadaki yerlerini hak ettikleri şekilde almasının Türkiye Cumhuriyeti'nin en önemli hassasiyetlerinden birisi olduğuna dikkati çekti. Çelik ayrıca diğer grupların da masada yer alması için kendilerini teşvik ettiklerini ifade etti.

PYD'nin Fırat'ın batısına geçip geçmediği ile ilgili haberleri de yakından takip ettiklerini belirten Çelik, şöyle devam etti:

"Suriye Demokratik Cephesi'ne bağlı bazı unsurların geçtiğini tespit ediyoruz, PYD ile ilgili söz konusu edilen o Tişrin barajı çerçevesindeki o dinamik ortamda bazı iddialar var, kuşkusuz bunu takip ediyoruz.
Türkiye'nin milli güvenliğini tehdit eden herhangi bir şey söz konusu olursa bununla ilgili ne yapılacağı zaten daha önce de açık bir biçimde ortaya koyuldu. İnşallah bütün bu bahsettiğimiz sorunlar giderilir ve Cenevre süreci, Cenevre 3 dediğimiz bu süreç Suriye'ye barış getirecek bir netice ile tarihteki yerini alır diye temenni ediyoruz."

(Sürecek)

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.