Aile Bütünlüğünün Korunmasını Araştırma Komisyonu

Aile Bütünlüğünün Korunmasını Araştırma Komisyonu

Aile Bütünlüğünün Korunmasını Araştırma Komisyonu

Aile Bütünlüğünün Korunmasını Araştırma Komisyonu

25 Şubat 2016 Perşembe 13:07
27 Okunma
Aile Bütünlüğünün Korunmasını Araştırma Komisyonu

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı Engelli ve Yaşlı Hizmetleri Genel Müdürü İshak Çiftçi, "Çocuklar engelli olunca anne ve babanın evlilik uyumunun düşük, boşanma oranının yüksek olduğu araştırmalar var" dedi.

Aile Bütünlüğünü Olumsuz Etkileyen Unsurlar İle Boşanma Olaylarının Araştırılması ve Aile Kurumunun Güçlendirilmesi İçin Alınması Gereken Önlemlerin Belirlenmesi Amacıyla Kurulan Meclis Araştırma Komisyonu, AK Parti Düzce Milletvekili Ayşe Keşir başkanlığında toplandı.

Komisyondaki sunumlarda, engelli birey ve bireyleri barındıran ailelerin evde bakım hizmetleri ve aile bütünlüğünü sürdürmede karşılaştığı sorunlar anlatıldı.

Engelli ve Yaşlı Hizmetleri Genel Müdürü İshak Çiftçi yaptığı sunumda, engelli bireylerin ailelerin karşılaştıkları sorunları psikolojik, sosyal ve ekonomik olarak sıraladı.

Ailede farklı gelişim gösteren özel gereksinimli bir çocuğun olmasının tüm aile bireyleri için öncelikle duygusal yük getirdiği, stres verici bir yaşam deneyimi başladığının belirtildiğini ifade eden Çiftçi, ailenin bütün hayatını, psikolojisini o ailede varolan engelli çocuğa göre ayarlamak zorunda kaldığını söyledi.

Bu birey ya da bireylere sahip ailelerde öncelikle inkar başladığını vurgulayan Çiftçi, şöyle devam etti:

"Türkiye'de en büyük problem buydu. Hala engellisi olduğu halde bunun kayıtlara girmesini istemeyen ailelerimiz var. En çok karşılaştığımız konulardan biri budur. Daha sonra aile içinde 'ne yapabilirim' diye şok başlıyor. Aileler kaygı, kızgınlık, korku gibi duygular yaşamaya başlıyor. Kendilerini çocuklarının durumundan dolayı sorumlu hissediyorlar. Çocuklar engelli olunca anne ve babanın evlilik uyumlarında farklılaşma oluyor. Çocuklar engelli olunca anne ve babanın evlilik uyumunun düşük, boşanma oranının yüksek olduğu araştırmalar var. Bazı araştırmacılarda ailede engelli bir bireyin bulunmasının evlilik uyumunu etkilemediğini savunuyor. Bu durumun daha çok birbirine bağladığını söylüyor. Ama kayıtlarımız özellikle erkek tarafında engelli çocuk olduğu zaman aileyi terketme eğiliminin çok daha yüksek olduğunu gösteriyor. Çocuğu kadının başına bırakıp gitmek ve 'ben buna bakamam, ne bakacağım, karışamam' falan gibi birtakım duyguların erkeklerde daha yüksek olduğunu görüyoruz."

- "Engelli ailelerinde yüzde 80 oranında boşanma var"

Tohum Otizm Vakfı adına konuşan Aylin Sezgin, otizmin tanımını yaparak, ailede otizmli çocuk olduğunda ve bu tanı konulduğu anda aileye psikolog ve psikiyatristler tarafından destek verilmesi gerektiğini ifade etti.

Otizm konusunda ailenin bilgilendirilmesi, aileye eğitim seminerleri verilmesi ve ailelerin bakım hizmetlerinin karşılanması gerektiğini belirten Sezgin, "2006 yılında yapılan bir araştırmaya göre engelli ailelerinde yüzde 80 oranında boşanma var. Araştırma belki eski ama oran çok yüksek. Belki Aile Sosyal Politikalar Bakanlığı bu araştırmayı tekrar çalışabilirse çok önemli bence" diye konuştu.

- "Yaşamak her insanın hakkıdır"

Sivil Memurlar Sendikası (SİMESEN) Engelli Komisyon Başkanı Ayşe Sarı da, 25 yaşında bir bedensel engelli bir kızı olduğunu anlatarak, yaşamlarını 23 yıldır tek ebeveynli olarak sürdürdüklerini söyledi.

Eşiyle kızı 2,5 yaşındayken ayrıldıklarını belirten Sarı, şöyle konuştu:

"Ben günde yaklaşık 30 engelli çocuk ailesiyle görüşme yapıyorum. Bunlardan nereden baksanız günde bir tanesi çok yakından bildiğim bir cümle ile bana geliyor. 'Eşim hayatımı yaşamak istiyorum' dedi ve gitti. İnanın içime her duyduğumda sanki o an yeniden duyuyormuşum gibi ok saplanıyor. Hayatını yaşamak her insanın hakkıdır. Annenin de, babanın da ve çocuğun da hakkıdır. Ama tek ebeveynli kaldığınız zaman bütün sorumluluk omuzlarınızın üzerine çöker."

Sarı, engelli çocuğa sahip ailelerin inkarı da, isyanı da yaşadığını ve depresyona girebildiğini ifade ederek, "Kendi kendilerini suçlarlar. Her iki ebeveynde mutlaka yıpranıyor ama annenin yıpranmışlığı çok daha farklıdır" dedi.

Serebral Palsili Çocuklar Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Sinem Ersoy, kendi çocukları da serebral palsili olduğu içi bu alanda mücadele ettiğini kaydetti.

Ersoy, derneğin çalışmalarına ilişkin bilgi vererek engelli çocuğu olan ailelerin psikolojik travması, anne ve babanın birbirini suçlaması gibi nedenlerin boşanmaya en büyük etkenlerden biri olarak göründüğünü söyledi.

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.