Aile Bütünlüğünün Korunmasını Araştırma Komisyonu

Aile Bütünlüğünün Korunmasını Araştırma Komisyonu

Aile Bütünlüğünün Korunmasını Araştırma Komisyonu

Aile Bütünlüğünün Korunmasını Araştırma Komisyonu

11 Şubat 2016 Perşembe 13:01
38 Okunma
Aile Bütünlüğünün Korunmasını Araştırma Komisyonu

Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkan Yardımcısı Mehmet Köse, "Türk göçmenler arasında boşanma davaları giderek artmakta. 2005 yılında yüzde 5,3 olarak görülen boşanma oranı, 2013 yılında yüzde 8,1'e çıktı" dedi.

Aile Bütünlüğünü Olumsuz Etkileyen Unsurlar ile Boşanma Olaylarının Araştırılması ve Aile Kurumunun Güçlendirilmesi İçin Alınması Gereken Önlemlerin Belirlenmesi Amacıyla Kurulan Meclis Araştırma Komisyonu, AK Parti Düzce Milletvekili Ayşe Keşir başkanlığında toplandı.

Toplantıda bir sunum yapan Türkiye Halk Sağlığı Kurumu Ruh Sağlığı Daire Başkanı Esra Alataş, aile içi şiddetin boşanmaların en önemli sebepleri arasında yer aldığını belirtti.

Geçen yıl Karar Destek Sistemi'ne 8 bin 476 şiddet vakası girildiğini açıklayan Alataş, bunların 3 bin 978'inin evli, 469'unun boşanmış, dul ya da ayrı yaşadığını, bin 775'inin bekar olduğunu, 2 bin 254'ünün de belirtilmemiş vaka olarak kaydedildiğini aktardı.

Aile İçi Şiddetle Mücadele Projesi'ne değinen Alataş, proje çerçevesinde sağlık personeline verilen eğitim hakkında bilgi verdi.

Türkiye Halk Sağlığı Kurumu Kadın ve Üreme Sağlığı Daire Başkanı Sema Sanisoğlu da Evlilik Öncesi Danışmanlık Programını anlattı.

Sanisoğlu, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, her yıl yaklaşık 600 bin çiftin evlendiğini belirterek, geçen yıl 672 bin kişiye evlilik öncesi danışmanlık verildiğini kaydetti.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Çalışma Genel Müdürü Nurcan Önder de kadın istihdamına ilişkin bilgi vererek, değerlendirmelerde bulundu.

Türkiye'de 2014 yılında kadınlarda yüzde 30,9 olan istihdama katılım oranının 2015'te 31,8 dolayında olduğunu anlatan Önder, medeni duruma göre iş gücüne katılım oranının 2013 yılı verilerine göre, bekar kadınlarda yüzde 37,9, evli kadınlarda 30,5 ve boşanmış kadınlarda 50,9 olduğunu ifade etti.

Önder, bu rakamın bekar erkeklerde yüzde 61,4, evli erkeklerde yüzde 77,3 ve boşanmış erkeklerde de yüzde 72,9 civarında bulunduğunu kaydetti.

Çalışma hayatı açısından aile bütünlüğünü tehdit eden unsurlara da değinen Önder, bunları, "işsizlik oranının yüksek olması, iş ve aile yaşamının uyumlaştırılamaması, toplumsal rollerin ve geleneksel önyargıların var olması, temel ve mesleki eğitim düzeyinin yeterince yüksek olmaması nedeniyle ücret düzeyinin düşük olması, esnek çalışma modellerinin yaygın olmaması ile kayıt dışı çalışmanın var olması" olarak sıraladı.

Dezavantajlı Kişilerin Sosyal Entegrasyonu ve İstihdam Edilebilirliklerinin Geliştirilmesi Projesi hakkında bilgi veren Önder, projenin hedef grupları arasında şiddet mağduru kadınların, sığınma evlerinde kalan bireylerin, engellilerin yer aldığını vurguladı.

Önder, iş ve aile yaşamının uyumlaştırılmasına yönelik çalışma hayatında yapılacak düzenlemelerin sadece kadın çalışanları değil, tüm çalışanları kapsamasını ve esnek çalışmaya ilişkin mevzuat düzenlemelerinin gerçekleştirilmesi gerektiğine işaret etti.

- Boşandığı halde birlikte yaşayanlar

SGK Sigorta Primleri Genel Müdürlüğü Kayıtdışı İstihdamla Mücadele Daire Başkanı Yakup Süngü de sunumunda, boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşayan eş ve çocukların durumuna değindi.

4 Şubat 2016 tarihi itibariyle boşandığı eşi ile yaşama nedeniyle aylık kesme işleminin iptali ve eşlerin yeniden aylık talebi için kurum aleyhine 2 bin 945 dava açıldığını açıklayan Süngü, bu davalardan 730'unun sonuçlandığını, 2 bin 215'inin halen devam ettiğini bildirdi.

- Türk göçmenler

Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkan Yardımcısı Mehmet Köse de göçmen ailelerin genel özelliklerini anımsatarak, aile yapılarında nesillere göre değişimler bulunduğunu ifade etti.

Türk göçmenlerdeki boşanmalarda artış görüldüğünü aktaran Köse, istatistiklere göre, 2005 yılında yüzde 5,3 olarak görülen boşanma oranının, 2013 yılında yüzde 8,1'e çıktığını vurguladı.

Köse, şunları söyledi:

"Türk göçmenler arasında boşanma davaları giderek artmakta, boşanma tabu olmaktan çıkmaktadır. Boşanma oranlarının artması, aile düzeni ve birliğinin giderek bozulması, toplumsal deformasyonu da beraberinde getirmektedir. Avrupa ülkelerinin genelinde yabancılar hukukunda göçmen ailesinin ve kültürel değerlerinin korunması tam anlamıyla güvence altına alınmamış, entegrasyon kavramı adı altında asimilasyona götürecek beklentilere yer verilmiştir. Türk toplumunda özellikle ilk ve ikinci nesil tarafından kabul gören ailevi, milli, kültürel ve dini değerlerin daha sonraki nesillerde biraz daha hafiflemesi ve dejenerasyon oluşması aile bütünlüğünü olumsuz etkilemektedir."

- "Keşke bu süre içinde ne Özgecan ne de Özgecanlar öldürülseydi"

Bu arada, Komisyon üyelerinden CHP Tekirdağ Milletvekili Candan Yüceer de söz alarak, bugünün vahşice katledilen Özgecan Aslan'ın ölüm yıl dönümü olduğunu anımsatarak, "Keşke bu süre içinde ne Özgecan ne de Özgecanlar öldürülseydi. Projeler, yaptıklarımız ve yapmaya çalıştıklarımız güzel ama bu süre içinde Özgecan'ın hayata tutunmasını sağlayamadığımız gibi, daha nice Özgecanları da bu süre içinde kaybettik. Maalesef geçen hafta seçim bölgem Tekirdağ'da bir kadın kardeşimiz boşanmak istediği için eşi tarafından katledildi" diye konuştu.

Yüceer, AK Parti Isparta Milletvekili Sait Yüce'nin daha önceki komisyon toplantısında söylediği, "Allah'a iman ve ahirete iman hakiki manada bir kalpte yerleşse hiçbir adam bir kadına şiddet uygulamaz. Yani hesap vereceğini, bunun ahirette bir karşılığı olduğunu bilen bir insan asla kadına şiddet uygulamaz" yönündeki ifadelerine değinerek, şunları anlattı:


"Şimdi maneviyat boyutuna, Allah'a, imana, ahirete imana hiçbirimizin çekincesi olamaz. Ama 'ancak böyle çözülür' demek, şiddet uygulayan insanların hepsinin inancını sorgulamak olur ya da şiddet uygulamayan insanlara belki olmayan inancı vermek olur. Konuyu asıl kaynağından, sorunun kaynağından çekip başka bir yere taşımak olur."

Bunun üzerine Komisyon Başkanı Keşir Yüceer'e, Sait Yüce'nin toplantıda olmadığını belirterek, "Sait Bey'in olduğu bir gün konuşalım arzu ederseniz" dedi.

Yüceer de eleştirmediğini, komisyonun çalışmalarının sorunun asıl kaynağına dönük olması gerektiğini söylediğini ifade etti.

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.