ABD'de Yüksek Mahkeme üyeliğine aday bulundu

ABD'de Yüksek Mahkeme üyeliğine aday bulundu

ABD'de Yüksek Mahkeme üyeliğine aday bulundu

ABD'de Yüksek Mahkeme üyeliğine aday bulundu

16 Mart 2016 Çarşamba 15:41
25 Okunma
ABD'de Yüksek Mahkeme üyeliğine aday bulundu

ABD Başkanı Barack Obama, geçen ay bir yargıcın hayatını kaybetmesiyle boşalan Yüksek Mahkeme üyeliğine Federal Temyiz Mahkemesi hakimi Merrick Garland'ı aday gösterdi.

Obama, yargıç Antonin Scalia'nın bir ay önce hayatını kaybetmesi üzerine Cumhuriyetçi kanatla başlayan "Yüksek Mahkeme üyeliğine atama" tartışmasında beklendiği gibi adım attı ve 63 yaşındaki Garland'ı yeni mahkeme üyesi olarak seçtiğini duyurdu.

Beyaz Saray'da açıklama yapan Obama, Cumhuriyetçi ve Demokratların da içinde olduğu birçok kesimden görüş aldığını söyledi.

Obama, basına tanıttığı ve büyük övgüyle bahsettiği Garland'in, Harvard Üniversitesi Hukuk Fakültesini bitirdiğini, Yüksek Mahkeme'ye "itidal, bütünlük, ılımlılık ve tarafsızlık" getireceğini ifade etti.

Garland'i aday göstererek anayasal hakkını kullandığını vurgulayan Obama, "Başkanlar son yılları da olsa çalışmayı bırakmaz. Senatörler de öyle yapmalı. Ben anayasal hakkımı kullandım. Şimdi sıra senatörlerde" dedi.

Obama'dan sonra duygusal ve kısa bir konuşma yapan Merrick Garland ise aday gösterilmekten büyük onur duyduğunu, bunun, eşinin evlenme teklifini kabul etmesinden sonra hayatındaki en büyük onur olduğunu söyledi.

Merrick Garland, 1997'de dönemin Demokrat Başkanı Bill Clinton tarafından temyiz mahkemesi üyeliğine aday gösterilmiş, o zaman Senato'da hem Cumhuriyetçiler hem de Demokratların desteğini almıştı.

Garland'in mahkemede, liberal görüşleriyle bilinen üyelerle hareket edeceği ancak tamamıyla liberal bir duruş sergilemeyeceği yorumu yapılıyor. Yeni üyenin, özellikle ulusal güvenlik konularında daha "merkezci" bir tavra sahip olduğu belirtiliyor.

- Üyelik tartışması bir aydır sürüyordu

Muhafazakar yargıç Antonin Scalia'nın şubat ortasındaki ölümünün ardından mahkemeye yeni üye atanmasına ilişkin tartışmalar başlamış, Cumhuriyetçiler, Obama'nın görevdeki son yılında yeni yargıç aday göstermesinin doğru olmadığını savunarak atamaya karşı çıkmıştı.

Cumhuriyetçiler, Demokratların savunduğu liberal görüşlere sahip bir yargıcın atanmasını istemiyor. ABD Kongresi'ndeki Cumhuriyetçi üyeler, yeni üyenin kasım ayında seçilecek başkan tarafından seçilmesi gerektiğini dile getiriyor.

Obama ise bunun yasal hakkı olduğunu belirtmiş ve herkesin üzerinde anlaşabileceği bir ismin yeni Yüksek Mahkeme yargıcı olacağını söylemişti. Buna rağmen ABD Senatosu'nda 54'e 46 üstünlüğü bulunan Cumhuriyetçiler, Obama'nın atayacağı ismi veto edeceklerini açıklamıştı.

- Yüksek Mahkeme üyeliğinin önemi

ABD'de Yüksek Mahkeme, 9 üyeden oluşuyor ve yargıçlar atandıktan sonra kendileri ayrılmazsa ölene kadar mahkeme üyesi olarak görev yapıyor. Uzun yıllar devam eden görev süreleri ve ülke siyasetine de etki edecek konularda son karar mercii olmaları sebebiyle Yüksek Mahkeme üyeliği büyük önem taşıyor.

Yüksek Mahkeme'de Scalia'nın ölümüne kadar 5'e 4 muhafazakar yargıçların üstünlüğü vardı. Scalia'dan boşalan koltuğa muhtemel bir liberal yargıcın gelme ihtimali Cumhuriyetçilerin Obama'nın yeni yargıç adayına karşı çıkmalarının temel sebebi olarak görülüyor.

ABD'de Yüksek Mahkeme yargıcı, başkanın önerisi ve Senato'nun onayıyla göreve başlayabiliyor. Yeni adayın kimliği belli olduktan sonra Senato'nun önünde oylama için 75 ila 90 gün bulunuyor.

Yüksek Mahkeme'nin mevcut aritmetiğinde, son yıllardaki kararlarının çoğunda 5'e 4 muhafazakar yargıçların ağırlığı vardı. Dolayısıyla muhafazakar yargıç Scalia'nın ölümü, Obama döneminde liberal bir yargıç belirlenmesi durumunda bu aritmetiğin liberaller lehine ve uzun süreliğine değişme ihtimalini beraberinde getirdiği için daha fazla önem taşıyordu.

Obama, liberal adaylardan boşalan koltuklara 2009 yılında Sonia Sotomayor'u, 2010 yılında ise Elena Kagan'ı Yüksek Mahkeme yargıcı olarak aday göstermiş ve her iki aday da Senato'da onaylanmıştı.

- Yüksek Mahkeme'nin kritik konumu

ABD siyasi ve hukuki sistemindeki en önemli sac ayaklarından biri olan Yüksek Mahkeme, en yüksek temyiz mahkemesi ve aldığı kararlarla ABD Anayasası'nı yorumlayan kurum olarak görev yapıyor. Mahkeme, toplumun her kesimini ilgilendiren birçok konuda verdiği kesin kararların yanı sıra zaman zaman doğrudan siyasi süreçleri etkileyen kararlara imza atıyor.

Örneğin, 2000 yılında yapılan başkanlık seçimlerinde Demokrat aday Al Gore ile Cumhuriyetçi aday George W. Bush arasında son ana kadar netleşmeyen başkanlık yarışında süreç mahkemeye taşınmış, Yüksek Mahkemeden çıkan karar sonucunda Cumhuriyetçi aday Bush başkanlık koltuğuna oturmuştu.

Ancak Yüksek Mahkemenin önemi, toplumun tüm katmanlarını doğrudan etkileyen hukuki kararlarında daha belirgin şekilde ortaya çıkıyor. Göçmenlik, kürtaj, eşcinsel evlilik, belli kesimlere pozitif ayrımcılık, işçi/işveren hakları ve ırkçılık gibi yapısal meselelerde aldığı ve alacağı kararlar, Yüksek Mahkeme'yi rakipsiz konuma getiriyor.

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.