65. Hükümet Programı görüşülüyor

65. Hükümet Programı görüşülüyor

65. Hükümet Programı görüşülüyor

65. Hükümet Programı görüşülüyor

27 Mayıs 2016 Cuma 20:38
65. Hükümet Programı görüşülüyor

AK Parti Grup Başkanvekili Mehmet Muş, "Devletimizin bu kararlı mücadelesi neticesinde terör örgütü ağır kayıplar vermekte, kırsalda ve şehirlerde büyük darbeler almaktadır. Terör örgütü için artık sonun başlangıcıdır." dedi.

TBMM Genel Kurulunda 65. Hükümet Programı'nın görüşmeleri yapılıyor.

AK Parti Grubu adına söz alan Muş, terörle mücadelede şehit olan güvenlik güçlerine Allah'tan rahmet, yakınlarına başsağlığı ve 27 Mayıs Darbesi'nin yıldönümünde eski başbakanlardan Adnan Menderes ile bakanlar Hasan Polatkan ve Fatin Rüştü Zorlu'ya Allah'tan rahmet diledi.

Muş, 65. Hükümet Programı'nın genel hatlarıyla 5 ana başlıkta ele alındığını, bunların güçlü ekonomi, güçlü Türkiye, yeni anayasa ve sistem, insani kalkınma, yaşanabilir şehirler ve çevre olduğunu anlatarak, "AK Parti̇ i̇kti̇darları 'güçlü ekonomi̇ ve güçlü Türki̇ye' anlayışının geçmi̇şte hakkını vermi̇şti̇r ve hiÌ‡ç şüphesi̇z bundan sonra da vermeye devam edecekti̇r. Yeni̇ Bakanlar Kurulumuzun, AK Parti̇ hükümetleri̇ni̇n 'i̇craatçi ve reformcu' ki̇mli̇ği̇ni̇ daha yukarılara taşıyacağından hiÌ‡ç şüpheni̇z olmasın." diye konuştu.

AK Parti'yi 2002 yılından itibaran i̇kti̇darda tutan önemli̇ unsurlardan bi̇ri̇nin i̇craatçi ve reformcu ki̇mli̇ği̇ olduğunu ifade eden Muş, 65. Hükümet Programı'nın "güçlü ekonomi̇" üst başlığında "makroekonomi̇k i̇sti̇krarın ve kazanımların korunması, mi̇kroekonomi̇k ve sektörel dönüşüm ve üreten Türki̇ye" vurgularının ön plana çıktığını söyledi.

Mehmet Muş, AK Parti i̇kti̇darları i̇le makroekonomi̇k i̇sti̇krarın tesis edildiğini, Türkiye'nin sürdürülebi̇li̇r, sağlıklı ve kesi̇nti̇si̇z büyüme süreci̇ne gi̇rdiğini belirterek, Dünya Bankası verilerine göre 2003-2015 yıllarında Türki̇ye'ni̇n büyümesi̇nin, küresel büyümeden fazla olduğunu kaydetti.

Gelecek dönemde cari̇ açığın çözümüne yöneli̇k önemli̇ tedbi̇rleri̇n hayata geçirileceğini, mi̇lli̇ geli̇r büyümesi̇ni̇ i̇yi̇ bi̇r ödemeler dengesi̇ bi̇lançosuyla gerçekleşti̇recek zemi̇ne taşıyacaklarını dile getiren Muş, şöyle devam etti:

"İhracatımızı 36 mi̇lyar dolar sevi̇yesi̇nden, 150-160 mi̇lyar dolar sevi̇yeleri̇ne geti̇rdi̇k. Önümüzdeki̇ dönemde i̇se i̇hracatımızı, toplam küresel i̇hracattan yüzde 1,5'luk pazar payına çıkararak, büyümeye katkısını önemli̇ sevi̇yelere çıkarmayı hedefli̇yoruz. Türki̇ye'ni̇n Avrupa Birli̇ği̇ ve ABD i̇le arasındaki̇ refah makası daralmıştır. 1991 yılında Anavatan Partisinin tek başına iktidarı sonlandığında kişi başına düşen milli gelir 3 bin 577 dolardı. 2001 krizi ile 3 bin 19 dolara indi ve 2002 yılında 3 bin 492 dolardı. 11 yılda bırakın refah artışını az bir miktar da olsa refah düşüşü yaşanmıştır. O dönemde dünyada kişi başına düşen milli gelir yüzde 23 oranında artmıştır.

AK Parti döneminde ise 3 bin 492 dolar olarak devralınan kişi başına düşen milli gelir 3 katına çıkarılmıştır. Bu veriler ışığında Türkiye'deki 2002 yılında kişi başına düşen milli gelir, Avro Bölgesi'nin yüzde 18'i iken 2014 yılında yüzde 28,27'e yükselmiştir. Aynı şekilde bu oran ABD'nin yüzde 9,36'sı iken 2014 yılında yüzde 19,25'e yükselmiştir. Türkiye son yıllardaki kalkınma hamlesi ile gelişmiş ülkelerle refah makasını kapatmaktadır. Türki̇ye, AK Parti̇ i̇kti̇darında üst-orta geli̇rli̇ ülkeler sevi̇yesi̇ne çıkmıştır."

Mehmet Muş, yeni hükümet programının hedefinin Türkiye'yi yüksek geli̇rli̇ ülkeler sevi̇yesi̇ne çıkarmak olduğunu dile getirerek, "Şi̇mdi̇ hem fai̇zleri̇ hem de enflasyonu daha da aşağı sevi̇yelere i̇ndi̇receğiz. Bu dönemde de önceki̇ dönemleri̇mi̇zde olduğu gi̇bi̇ mali̇ di̇si̇pli̇nden asla ve asla tavi̇z veri̇lmeyecekti̇r." dedi.

Türkiye'deki ekonomik verileri, AK Parti iktidarları önceki dönemlerle karşılaştıran Muş, kamu yatırımlarının yanı sıra kamu-özel i̇şbi̇rli̇ği̇ modeli̇ni̇n daha etkin kullanılacağı, projeye dayalı özel kredi̇ ve fon tedari̇ki̇ oluşturulacağını, yerli̇ teknoloji̇ ve yerli̇ sanayi̇ye güçlü destek vereceklerini, büyümeye daha fazla katkı sağlayarak sektöre deri̇nli̇k kazandırılacağını, imalat sanayi̇ni̇n mi̇lli̇ geli̇r i̇çi̇ndeki̇ payının önemli̇ derecede artırılarak ci̇ddi̇ bi̇r yapısal dönüşüm sağlanacağını anlattı.

- "Başkanlık si̇stemi̇ni̇n önemli̇ olduğunu düşünüyoruz"

"Türki̇ye'de güven ve i̇sti̇krarın kurumsallaşması i̇çi̇n başkanlık si̇stemi̇ni̇n önemli̇ olduğunu düşünüyoruz." diyen AK Parti Grup Başkanvekili Muş, Avrupa'da 2008 küresel kriz ve Avrupa borç krizi sonrası koalisyon kaynaklı siyasal istikrarsızlıkların baş ağrıttığını, küresel krizden hala tam anlamıyla çıkamayan Avrupa'nın, koalisyonlar ve zayıf hükümetler sebebiyle siyasal krizle de karşı karşıya kaldığını anlattı.

Avrupa ülkelerindeki koalisyonlardan kaynaklı siyasi krizlere örnekler veren Muş, Türkiye'nin de tek parti̇ i̇kti̇darları dönemi̇nde daha fazla büyüdüğünü, kalkındığını söyledi.

Türkiye'nin tek parti iktidarlarında ortalama yüzde 5,56 büyüme oranına sahipken, koalisyon dönemlerinde bu oranın 3,96 olduğunu belirten Muş, "Özellikle 90 dönemi, bir büyüyüp bir küçülme çarpıklığını göstermek için çok mühimdir. AK Parti döneminde '25 çeyrektir kesintisiz büyüyoruz' kalıbının oturmasında da 90'larda yaşanan bu çarpıklığın bizlere yaşattığı acı yatmaktadır. Türkiye'nin hızlı karar alan ve uygulayan, icra gücü yüksek bir yürütme erkine ihtiyacı var." dedi.

- "Hükümet si̇stemi̇ kan i̇le deği̇l, sandık i̇le deği̇şi̇r"

Mehmet Muş, denge-deneti̇m mekani̇zmasının tam i̇şlemedi̇ği̇ mevcut si̇stemin aslında tam olarak parlamenter bi̇le olmayan, ne olduğu beli̇rsi̇z bi̇r si̇stem olduğunu ifade ederek, "Keski̇n güçler ayrılığı ve denge-fren mekani̇zmasına dayanan demokrati̇k bi̇r başkanlık si̇stemi̇ni̇ geti̇receği̇z. Bu üni̇ter yapıyı esas alan bi̇r başkanlık si̇stemi̇ olacak. Bu ülkede hükümet si̇stemi̇ kan i̇le deği̇l, sandık i̇le deği̇şi̇r. Türki̇ye'de i̇lk kez olağanüstü şartlar ve darbe olmadan si̇vi̇l, demokrati̇k, çoğulcu ve özgürlükçü bi̇r anayasa yazılacak." diye konuştu.

Devletin tüm gücü ve imkanlarıyla her türlü terör örgütüyle mücadele ettiğini, son terörist yok edilene kadar da bu mücadeleyi sürdürme kararlılığını gösterdiğini vurgulayan Muş, "Bu noktada en ufak bir tereddüt yoktur. Devletimizin bu kararlı mücadelesi neticesinde terör örgütü ağır kayıplar vermekte, kırsalda ve şehirlerde büyük darbeler almaktadır. Terör örgütü için artık sonun başlangıcıdır." diye konuştu.

- "Terör destekçilerinin yargıda hesap vermesinin önü açıldı"

"Terörle mücadele sadece dağdaki teröristlere darbe vurarak değil, onlara destek verenlerle ve siyasi temsilciliklerini yapanlarla da ilgilidir." diyen Muş, şöyle devam etti:

"Geçtiğimiz hafta bu Meclisin çatısı altında, kendisine milletin vekili diyenler yine terörist cenazesine katılarak dağa çıkmayı teşvik, teröristin siyasi sözcülüğünü yapanlar, teröre hamilik edenler, eninde sonunda hukuk önünde hesap vereceklerdir. İşte bunun içindir ki bu Gazi Meclis çatısı altında dokunulmazlıklar ile ilgili anayasa değişikliği gerçekleştirildi. Böylece teröre açıktan destek verenlerin yargı önünde hesap vermesinin önü açıldı. Üzülerek ifade etmeliyim ki bu oylama esnasında daha önce 'evet' oyu vereceğini söyleyenler, vermiş oldukları sözü çiğneyerek önce teklife 'hayır' oyu vermiş sonra milletten korkarak referandum riskini göze alamayıp yine çark etmişlerdir.

Terörün siyasi sözcülüğünü yapanlar, terör destekçilerini yargıdan kurtarmaya çalışanlar, onlara akıl verenler, rota çizenler, yol göstermeye çalışanlar elbette bu suça ortak olanlardır. Teröre destek verenler, çocukları katledenlerle i̇ş bi̇rli̇ği̇ yapanlar Dreyfus gi̇bi̇ deği̇l, hak etti̇kleri̇ şeki̇lde yargıya hesap verecek. Yine terör işbirlikçilerini ve terör sözcülerini 'mağdur' olarak göstermeye çalışanlar şunu bilsin ki asıl mağdurlar otobüs duraklarında, anne karnında katledilen bebeklerdir, asıl mağdurlar teröristlerin katlettiği vatan evlatlarıdır, asıl mağdurlar yetim kalan çocuklardır, dul kalan kadınlardır."

Mehmet Muş, teröre destek verenlerin, teröristlerin sözcülüğünü yapanların bölge halkı ve esnafı tarafından her gün lanetlendiğini, bölgede çarşıya çıkacak yüzleri kalmadığını belirtti. Muş, "Hendek kazanları anlayın", "Hendek kazmak meşrudur", "Bu memleketten defolup gideceksiniz", "Keleşleri size çevirmesini biliriz", "PKK'nın uyguladığı terör değildir" diyenlere Diyarbakırlı bir vatandaşın, "Evimizi başımıza yıktınız. Gelmeyin buraya. Daha niye geliyorsunuz? 6 ay sokakta kaldık, ne işiniz var sizin buralarda? Gidin, terk edin burayı. Yeter artık. Allah'tan korkun, utanmazlar. Bir de utanmadan buraya geliyorlar." yanıtını verdiğini anlattı.

Terör örgütü PKK'nın Diyarbakır Dürümlü'de köylülere yönelik saldırısını hatırlatan Muş, "15 ton patlayıcıyla 16 insanımızı katlettiler. Belki de amaçları, bu 15 ton patlayıcı ile kaç bin insanımızı katletmekti. Önemli bir şey de köylülerimizin patlayıcı dolu kamyonu fark etmesi ve buna karşı çıkarak kamyona müdahale etmesidir. Yani bölge halkı canı pahasına PKK'nın bu katliam kamyonlarına artık 'yeter' demiştir." dedi.

Mehmet Muş, devletin tüm imkanlarıyla bölge halkının yanında yer aldığını vurgulayarak, "Terörle mücadeleye güçlü destek veren bölge halkımız müsterih olsun. Terör nedeni ile oluşan her türlü mağduriyetleri giderilmektedir ve giderilmeye devam edecektir. Birileri evleri yıkan can alan terör örgütüne destek verirken, bizler evleri onaran bölgeye can veren politikaları bir bir uygulayacağız." diye konuştu.


Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.