52. Münih Güvenlik Konferansı

52. Münih Güvenlik Konferansı

52. Münih Güvenlik Konferansı

52. Münih Güvenlik Konferansı

14 Şubat 2016 Pazar 12:59
40 Okunma
52. Münih Güvenlik Konferansı

Suriyeli muhaliflerin Müzakere Yüksek Komitesi (MYK) Başkanı Riyad Hicab, ABD ve uluslararası toplumu eleştirerek, "Suriye halkı uluslararası toplum tarafından parçalandı, yalnız bırakıldı" dedi.

Münih Güvenlik Konferansı'nın son gününde konuşan eski Suriye Başbakanı Hicab, demokrasi mücadelesinde Suriye halkının yarı yolda bırakıldığını söylerken, Rusya ve İran'a sert eleştiriler yöneltti.

Suriye barış müzakerelerinde muhalefeti temsil eden MYK'nın başkanlığını yürüten Hicab, siyasi süreçte belirsizliğin arttığı bir dönemde Rusya'nın artan hava saldırıları ile rejim ve müttefiklerinin yoğun askeri operasyonları nedeniyle Suriye'nin büyük bir felakete sürüklendiğini uyarısında bulundu.

Hicab, Suriye halkının, tüm zorluklara rağmen, özgürlüğünü yeniden kazanmak için güçlü kararlılığa sahip olduğunu vurgulayarak, "Size yerinden edilmiş milyonlarca mültecinin özgür ve güvenli ülkelerine dönme umutlarını iletmek için buradayım. Aynı zamanda evlerinin enkazından ufak bir umut ışığı için sizlere bakan Suriye halkının kararlılığını iletmeye geldim" ifadesini kullandı.

Suriyelilerin, demokrasi mücadelelerinde uluslararası toplumdan bekledikleri desteği göremediklerini belirten Hicab, şöyle devam etti:

"Sizinle açık konuşacağım. Suriye halkı uluslararası toplum tarafından parçalandı, yalnız bırakıldı. Liderlik göremedik, özellikle de ABD'nin liderliğini göremedik. Yüzbinlerce Suriyeli sokaklara çıkarak büyük bir cesaretle totaliter rejime karşı sesini yükseltti. Sivil devlet, eşit vatandaşlık hakları, özgür bir vatan talep etti. Üzüntüyle ifade etmek istiyorum, bu cesareti ortaya koyanlar hedeflerine ulaşamadı. Çünkü devlet kendi yurttaşına karşı savaş başlattı. 2011 yılında Obama, Esed'in meşruiyetini kaybettiğini söyledi. Aradan 5 yıl geçti, Suriye halkının yarısı yerinden edildi. Hala Esed'in meşruiyeti olmadığı söyleniyor. Size sormak istiyorum: Biz bu sözlerden ne kazanım sağladık? Kimyasal silahlar ve en büyük insanlık suçlarına müdahale etmezsek bu lafların ne anlamı kalıyor? Cinayet silahını aldılar ama katilin hala orada öldürmeye devam etmesine izin verildi."

- "Tek bir umut ışığı olmaksızın yaşıyorlar"

Suriye'de her gün yüzlerce sivilin öldüğünü söyleyen Riyad Hicab, şunları kaydetti:

"Bu korkunç gerçeklerin bölgesel ve uluslararası güvenliğe etkileri açık. Devasa boyutlarda mülteci akınına tanık oluyoruz. Aynı zamanda, Avrupa ve 80 ülkeden DAEŞ'e sofistike yöntemlerle sağlanan katılımlara tanık oluyoruz. Bu, şüphesiz ki günümüzde küresel güvenliğe yönelik en büyük tehditlerden birini oluşturuyor. Esed ve çeteleri, meşruiyetlerini ve egemenliklerini kaybetmelerine rağmen, şiddet yoluyla yönetime tutunma çabası içerisinde. Uluslararası toplum devasa boyutlara ulaşan suçları önleyemediği için sivil halk terör ortamında, büyük bir umutsuzluk içerisinde yaşıyor. Suriyelilerin çoğunluğu tek bir umut ışığı olmaksızın yaşıyor."

MYK Başkanı Hicab, bölgedeki baskıcı rejimlerin varlıklarını sürdürmelerinin küresel güvenliğe tehdit oluşturduğunu bildirdi.

Rusya ve İran'ın kendi etki alanlarını genişletmek için bu rejimlerdeki kırılgan siyasi gelişmeleri suistimal ettiklerini dile getiren Hicab, "Her ikisi, bölge halkının çıkarlarını hiçe sayarak, kendi stratejik edimleri için var olan ayrılıklardan fayda sağlıyor" diye konuştu.

- "Esed rejimi terör ve teröristler için bir mıknatıs"

Başkanlığını yaptığı MYK'nın barış için müzakerelerde bulunmak amacıyla kurulduğunu hatırlatan Hicab, ancak rejim ve müttefiklerinin, Suriye'yi anarşiden barış ve yeniden yapılanmaya taşımak zorunda olan siyasi sürecin kaçınılmaz sonuçlarını kabul etmemek için direndiğini kaydetti.

Hicab, müzakerelere uygun bir ortamın yaratılması gerektiğine işaret ederek, "Kuşatma altındaki bölgelere insani yardımların ulaştırılması ile başlanmalı. Bunu tutukluların serbest bırakılması izlemeli, zorunlu göçe yol açan sivil bölgelere saldırıları durdurulmalı ve BM tarafından savaş suçu olarak tanımlanan eylemlere son verilmeli" dedi.

DAEŞ ve diğer radikal örgütlere karşı atılacak en etkili önlemin Esed rejimine son vermek olduğunu vurgulayan Hicab, "Esed rejimi terör ve teröristler için bir mıknatıs. Hem terörü teşvik etti hem de yönetimde kalması için kullandı" ifadesini kullandı.

Riyad Hicab, terörle mücadele edebilmek için Suriye'deki yabancı milis güçlerinin ülkeden çıkarılması gerektiğinin altını çizerek, "Buna İran destekli milisler de dahil. İran bu kişileri Suriyelilere yönelik mezhep zeminli korkunç suçlar için kullanıyor" diye konuştu.

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.