31 Mayıs Dünya Sigarayı Bırakma Günü

Özel Adatıp Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Uğur Boysan, ü vesilesiyle, kişilerin sigarayı bırakma dönemiyle ilgili bilgiler verdi.

31 Mayıs Dünya Sigarayı Bırakma Günü

Özel Adatıp Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Uğur Boysan, ü vesilesiyle, kişilerin sigarayı bırakma dönemiyle ilgili bilgiler verdi.

31 Mayıs 2016 Salı 16:15
80 Okunma
31 Mayıs Dünya Sigarayı Bırakma Günü

Özel Adatıp Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Uğur Boysan, 31 Mayıs Dünya Sigarayı Bırakma Günü vesilesiyle, kişilerin sigarayı bırakma dönemiyle ilgili bilgiler verdi.

Uzm. Dr. Uğur Boysan, sigaranın bağımlılık ortaya çıkarma açısından eroin, kokain ve alkolden hiç farkının olmadığını ifade ederek, ,"Nikotin çok güçlü bir psikolojik uyarıcı ajandır. Sigarayı ilk kez deneyen her üç kişiden biri tek bir sigara ile bağımlı hale gelmektedir" dedi.

Bir kişinin sigara içtiğinde yaşanan süreci anlatan Uzm. Dr. Uğur Boysan, " Bir sigara içildiğinde, ortalama 10 saniye gibi kısa bir sürede yanaktan emilen nikotin beyne ulaşır ve eroin, kokain gibi maddelerin etkilediği merkezi uyararak bazı hormonların salınmasına neden olur. Bu da zevk alma, gevşeme, sakinleşme, konsantrasyon artışı gibi özelliklerin ortaya çıkmasını sağlar. Ödül gibi gelen bu değişikliğin devam etmesi için vücudunuz daha çok nikotin istemeye başlar" diye konuştu.

Sigarayı bırakmak isteyenler için en zorlu dönemin ilk üç hafta olduğunu söyleyen Özel Adatıp Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Uğur Boysan, "Yaklaşık olarak üç hafta boyunca huzursuzluk, uykusuzluk, sinirlenme, aşırı tepki verme, kabızlık, konsantrasyon güçlüğü gibi durumlar yaşanabilir. Çoğu zamanda kişi nikotin ihtiyacı yokken dahi farkında olmadan sigara içmeye meyleder. Sigarayı bırakmak için yapılan testler sonucu hangi yöntemin kullanılacağına karar verilir. Hekim kontrolünde verilen ilaçlardan bupropion ve vareniklin gibi etkinliği kanıtlanmış yöntemlerden faydalanılabilir" şeklinde konuştu.

Boysan sözlerinin devamında, "Sigarayı bıraktıktan sonra, yirminci dakikada nabız, kan basıncı ve vücut ısısı normale döner. İlk yirmi dört saat sonunda kandaki karbonmonoksit gazı hızla azalırken ilk 1 yıl sonunda kalp krizi geçirme riski yüzde elli azalır. KOAH (kronik obstrüktif akciğer hastalığı) gibi solunum yetmezliğine yol açabilen hastalıkların ortaya çıkması engellenir veya varsa ilerlemesi durur. Beyin kanaması ve bacaklardaki damar hastalığı (Buerger) riski yüzde otuz ila yüzde elli arasında azalır" dedi.

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.