3-4 Yaş Çocuklarda Kötü Sözler

4 yaşındaki çocukların, artık çocukluk döneminin başladığı yaşlarda olduklarını ifade ederek, 'Böylece çocuğun tüm gelişim alanlarında belirgin bir değişim gözlenir. Bilişsel, sosyal, motor ve duyusal gelişim alanlarında çocuk artık çok daha farklı özellikler göstermeye başlar' dedi.

3-4 Yaş Çocuklarda Kötü Sözler

4 yaşındaki çocukların, artık çocukluk döneminin başladığı yaşlarda olduklarını ifade ederek, 'Böylece çocuğun tüm gelişim alanlarında belirgin bir değişim gözlenir. Bilişsel, sosyal, motor ve duyusal gelişim alanlarında çocuk artık çok daha farklı özellikler göstermeye başlar' dedi.

14 Haziran 2016 Salı 10:10
24 Okunma
3-4 Yaş Çocuklarda Kötü Sözler

4 yaşındaki çocukların, artık çocukluk döneminin başladığı yaşlarda olduklarını ifade ederek, "Böylece çocuğun tüm gelişim alanlarında belirgin bir değişim gözlenir. Bilişsel, sosyal, motor ve duyusal gelişim alanlarında çocuk artık çok daha farklı özellikler göstermeye başlar" dedi.

Bu dönemin gelişim basamağının fallik dönem olarak belirtildiğini kaydeden Tokaç, "Fallik dönemde en belirgin özelliği çocuğun cinsel gelişimin hızlanması; cinsel kimliklerin farkına varması ve kendi cinsel kimliğini anlama dönemi olmasıdır. Bu dönemde cinsel ilgi, merak ve davranışlarında artış görülebilir. Bir diğer özelliği; dil ve bilişsel yetilerinin gelişmesidir ki; konuşmak sadece bir beceri değil, bir amaç taşımaktadır. İstediklerini ifade etme aracıdır. Bu dönem benmerkezci gelişiminin bittiği ve sosyal becerilerin artış gösterdiği bir dönemdir. Diğerini tanıma, merak etme ve amaca yönelik iletişim kurma bu dönemde başlamaktadır" diye konuştu.

İNATÇI VE ISRARCI OLABİLİRLER

Sosyal beceri ve merakın artmasının aslında cinsel özdeşim ile ilgili olduğunu ifade eden Uzman Psikolog Naciye Tokaç, şu bilgileri verdi:

"Çocuk bu dönemde cinsel kimliğini kazanma aşamasındadır ve bunu ebeveynleriyle kuracağı özdeşim ile yapacaktır. Dolayısıyla ebeveynler çocuk için neredeyse bir ayna görevi görmektedir. Kendi cinsel kimliğini; kadın mı erkek mi ayırdına varmaya çalışan çocuğun karşısında olumlu cinsel kimlik örnekleri olmalıdır. Çünkü çocuk sorgulayamayacak, sadece taklit edecek ve kendisi de o bireyler gibi davranmaya başlayacaktır. Ebeveynin çocuk için bir model olduğundan yola çıktığımızda çocuk onların her şeyini taklit edebilir. Davranışlarını, sözlerini, olaylara verdikleri tepkileri izler, kendince yorumlar katar ve tekrarlar. İşte bu noktada önemli olan çocuğa yapıp yapmaması gerekenlerin söylenmesinden ziyade ebeveynlerin kendi davranışlarına ve sözlerine dikkat etmeleridir. Bu yaş dönemi çocuğunun sosyal bir varlık olduğunu fark etmesi onun hareketliliğine, başka çocuklarla oyunlarında seçici olmasına, oldukça fazla soru sormasına yol açacaktır. Sorduğu sorular kendisi için çok önemlidir ve geçiştirilmesini kesinlikle kabul etmez ve eğer cevaplardan tatmin olmazsa hırçınlık tepkileri verebilir. Net ve tatminkar cevaplar beklentisindedir. Kendi varlığının bağımsızlığını fark eden çocuk "inatçı ve ısrarcı" tutum içerisinde olabilir. Bu durum çoğu zaman ebeveynleri zor durumda bıraksa da gelişiminin bir parçası olduğu unutulmamalı ve çocuğa yaptırılmak istenen her ne ise onun ikna edilmesi gerekmektedir.Çocuğunuzla kısa, net cümlelerle ve bir yetişkin ciddiyeti, tavrıyla konuştuğunuzda sizi anlayacaktır."

DİL GELİŞİMİ VE KÖTÜ SÖZ KULLANIMI BU DÖNEMDE BAŞLAR

3-4 yaş çocuğunun en belirgin gelişim özelliklerinden birisinin dil ve bilişsel yetilerindeki değişimler olduğunu belirten Tokaç, "Yeni öğrendiği her kelimeyi cümle içerisinde kullanacak ve bazen uygunsuz yer ve zamanlarda tekrarlayacaktır. Bu kelimeler genellikle yetişkinlerden duyduğu ve gözlemlediği,diğer insanlar tarafından aşırı tepki verilebilen küfür ve hakaret cümleleri olmaktadır. Dolayısıyla çocuk bunları söylediğinde ne olacağına dair büyük bir merak duygusuyla da bu kelimeleri söyleyecektir. Bunları söylediğinde çevresindeki bireyler tarafından aldığı her zamanki gibi olmayan, aşırı tepkiler daha da ilgisini çekecektir. Çünkü çocuk yetişkinle her ne sebeple olursa olsun iletişim içerisinde olmak ister. Bu şekilde de uygun olmasa dahi bir nevi iletişim içindedir. Dil ve bilişsel gelişimi hızlanan çocuğun cümle yapısında belirgin bozukluk, cümle içeriğinde ise kötü sözler hakimdir. Bu durum aynı zamanda kendisini artık başkalarından ayrı, farklı bir varlık olarak kabul eden çocuğun kendi sınırlarını test etme sürecidir Kendisini neredeyse sınırsız olarak kabul eden çocuk yaptığı davranışlar ve söylediği kötü sözler karşısında aldığı olumsuz tepkilerle ebeveynleriyle bir çeşit oyun oynamaktadır. Hatta bazen uygunsuz ortamlarda sözlerini tekrarlar ve çevresindekileri zor durumda bırakabilir. Bu onun için aslında espri yapmayı da öğrenme sürecidir. Çevresindeki bireyler kendisine bu sözleri söylediği için kızarken o içten içe gülerek mutluluk hissedecektir. Böylece çevresinin dikkatini çekebildiğini, dikkatin olumsuz da olsa kendisine yöneldiğini görerek haz alacaktır. Çocuğun dil gelişiminin ancak onunla çevresindeki kişilerin iletişim kurmasıyla geliştiğini bilmekteyiz. O zaman kötü sözleri de çevresindeki bireylerden öğrenmektedir. Çocuklar bebeklikten itibaren her şeyi hisseder, görür, duyar, algılar ve kullanabilir gelişim düzeyine geleceği ana kadar kaydeder. Ancak kaydettiği bilgileri kullanabileceği gelişim düzeyine geldiği anda ortaya çıkarmaya başlar. Çocuktan ilk kötü sözü duyduğunuz anda artık bu sözleri söylemeyi bıraksanız dahi çok geç olacaktır. Çünkü çocuğunuz bu sözleri çok önceden duymuş ve kaydetmiştir. Ancak yine de tekrarlamamakta fayda olacaktır." diyerek sözlerini sürdürdü.

"ÇOCUK SADECE EBEVEYNLERİNDEN DUYDUKLARINI TAKLİT ETMEKLE KALMAZ"

Psikoterapist / Aile Çift Ve Evlilik Terapisti Uzman Psikolog Naciye Tokaç, çocukların sadece ebeveynlerinden duyduklarını taklit etmekle kalmadığını; izlediği televizyon programları, çizgi filmler, gördüğü kitaplar, resimler gibi birçok kanaldan birden bilgi akımına uğradıklarını belirterek konuşmasını şöyle tamamladı:

"Dolayısıyla çocuklarınızı baş başa bıraktığınız bu gibi malzemelerin de içeriği son derece önemlidir ve bunu ancak ebeveynler kontrol edebilir. Çocuğun alıcı gücü 3-4 yaşlarında en yüksek düzeyindedir denilebilir. Her gördüğünü, duyduğunu, hissettiğini öğrenmesi çok hızlı olmaktadır. Bu nedenle çocuğa sunacağınız uyaranların gerçekten onun için iyi, olumlu, gelişimsel olarak faydalı olup olmamasının bilinmesi gereklidir. Ebeveynler çoğunlukla hayallerindeki zeki, akıllı, becerikli çocuğu yetiştirmek ister. Bunun için de doğduğu andan itibaren fiziksel sağlığını, zekasını geliştirecek besinleri kullanmaktan başlayarak daima dikkatli olmaya özen gösterir. Ancak en önemli nokta çocuğun duyusal gelişim alanıdır ve bu alan gözlemleme, deneyimleme yollarıyla gelişir. Neyi ne kadar öğrendiğini ise ancak sonuçlarını görerek öğrenebilirsiniz. Duyusal gelişimini destekleyen yegane değer ise sevgi ve ilgi göstermeniz, çocuğun benlik saygısını kazanmasını sağlamanızdır. Olumlu duyusal gelişim sahibi bireyler diğerlerine duyarlı, incitmekten uzak duran, kendine ve diğer tüm varlıklara saygılı ve sevgi dolu olacaktır. 3-4 yaş döneminde sıklıkla gördüğümüz kötü sözler gelişimin bir parçası olarak ortaya çıkmakta; ancak taklit yoluyla edinilmektedir. Çocuğa bakım veren birincil derece kişilerin kullanması yoluyla öğrendiği bu sözler eğer herhangi bir engellenmeyle karşılaşmazsa ve görmezden gelinme yoluyla önemsizleştirilirse zaman içerisinde değerlerini yitirerek kullanılmayacaktır. Çocuk bu sözleri söylediğinde; görmezden gelerek tepkisiz kalmak çocuğun bu sözleri kullanma amaçlarını ortadan kaldıracaktır. Bu nedenle tekrar söylenme nedenleri oluşmayacaktır. Ancak bu sözleri söylemediği normal bir iletişim ortamınızda çocuğunuz ile konuşarak bu sözlerin diğer insanları incitebileceği ve kişinin kendini ifade etme yollarından doğru bir yol olmadığını anlatabilirsiniz."

Anahtar Kelimeler:
Katar ÇocuklukUzak Ayna
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.