Flaş Haber
Kapat

'28 Şubat Örtülü Darbe' konferansı

'28 Şubat Örtülü Darbe' konferansı

'28 Şubat Örtülü Darbe' konferansı

'28 Şubat Örtülü Darbe' konferansı

04 Mart 2016 Cuma 14:44
'28 Şubat Örtülü Darbe' konferansı

Gazeteci yazar Abdurrahman Dilipak ve Uluslararası Hukukçular Birliği üyesi Gülden Sönmez, Sakarya'da düzenlenen "28 Şubat Örtülü Darbe" konulu konferansa konuşmacı olarak katıldı.

Sakarya Üniversitesi (SAÜ) Girişimci Genç Mühendisler Topluluğu ve Milli Türk Talebe Birliğince (MTTB) SAÜ Kültür ve Kongre Merkezi'nde düzenlenen konferansta konuşan Dilipak, zulme ve sömürüye karşı direniş içinde olunması gerektiğini, 28 Şubat'ın bu anlamda bir mektep olması gerektiğini söyledi.

Dilipak, bu dönemde kazanılan tecrübelerle geleceğin inşasında bir takım donanım ve bilgilere sahip olduklarını belirterek, "Bu sadece bugün ortaya çıkan olay değil. Darbelerin emzirdiği çocuğum. 28 Şubat'ta Sincan toplantısını ben düzenlemiştim. O gün sesim kısıldığı için gidemedim, Nurettin Şirin benim yerime gitti, 7,5 yıl yattı" diye konuştu.

28 Şubat'ın hem komik hem de trajik yanlarının olduğunu dile getiren Dilipak, "Bugünle dünü kıyaslamak hiç mümkün değil. Anlatılarak da öğrenilecek bir şey değil. Askeri şuralarda binden fazla insan, ordu mensubu insan şura kararlarıyla görevlerinden alındılar. İnanılmaz baskılara uğradılar, intihar edenler, ailelerinden ayrılanlar, haklarında iftiralar uydurularak mal varlıklarına el konulanlar oldu. Tam bir yağma dönemiydi" şeklinde konuştu.

- "Hak-batıl mücadelesiydi"

Gülden Sönmez de başörtülü üniversite öğrencilerinin 28 Şubat'ı uygulayan darbeci zihniyetler tarafından neden tehlikeli bulunduğunun iyi düşünülmesi gerektiğini bildirdi.

28 Şubat'ta yaşananların "hak-batıl" mücadelesi olduğunu ve hiç bitmeyeceğini vurgulayan Sönmez, "Dindar kesimin, hayatını İslami referansla yaşayan, Kur'an-ı Kerim ve sünnet çizgisinde bir hayatla aktör olmak isteyenlerin engellenmesine dair kimlik mücadelesiydi" ifadelerini kullandı.

Sönmez, toplumun İslam'ı yaşamaktan, Kur'an-ı Kerim'den, örtünmekten, dinini yaşamak ve öğretmekten hiçbir zaman vazgeçmediğini belirterek, "90'lı yıllara geldiğimizde ise bu bambaşka bir hava aldı. Müthiş bir şekilde bilgi alma, paylaşma arzusu, okuma vardı. Alınan bilgiyi hayata geçirmek için proje üretmeye dair gençlerin bir dünyası vardı. Bu çok tehlikeli bulundu. 28 Şubat kararlarına bakıldığı zaman Müslüman kurumlar ve kişiler aynı şekilde başörtülü kız gibi tehlikeli bulundu ve radyolar kapatıldı. Müzikler, şarkılar, tiyatrolar yasaklandı, şirketler kapatıldı, psikolojik harp taktikleri diyebileceğimiz taktikler uyguladılar" dedi.


Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.