28 Şubat Davası

28 Şubat Davası

28 Şubat Davası

28 Şubat Davası

19 Nisan 2016 Salı 15:14
24 Okunma
28 Şubat Davası
28 Şubat Davası'nda tanık olarak dinlenen, dönemin Başbakan Yardımcısı Tansu Çiller'in danışmanı, AK Parti İzmir Milletvekili Hüseyin Kocabıyık, "28 Şubat, milletin psikolojisini bozdu. Başörtülü kızlara savaş açıldı. Ne oldu? Başörtüsü serbest oldu. 28 Şubat'ın korktuğu her şey gerçekleşti. Demokrasimiz güçlendi, bölücülüğü ve paralel yapıyı saymazsak bekamız güçlendi." dedi.

28 Şubat davasında tanık olarak dinlenen Kocabıyık'ın, Ankara 5. Ağır Ceza Mahkemesindeki beyanının ardından çapraz sorgusuna geçildi.

Mahkeme Başkanı Fevzi Şıngar'ın, "Bir Mercedes'in lastiğinin patlaması olayı söz konusu, bununla ilgili ne biliyorsunuz?" sorusu üzerine Kocabıyık, "Bu arabalar sağlam arabalar. Bir anda iki lastiğinin patlaması bana normal gelmedi. Rahmetli Erbakan, yurt dışındaydı. Tansu Hanım, Başbakanlığa giderken iki lastiği birden patlıyor. Bu olaydan bir süre önce Leydi Diana ölmüştü. O sırada bu da konuşuldu. Böyle bir psikoloji vardı, belki kendiliğinden patladı. İki tanesinin birden patlaması normal değil. Yoğun tehditler oluyordu, bizde kuşku uyandırmıştı." ifadesini kullandı.

Sanık İsmail Hakkı Karadayı'nın avukatı Erol Aras ise Kocabıyık'ın, ifadelerinde müvekkilini suçladığını ancak kendisiyle görüşmesinde müvekkilinin 28 Şubat sürecinde bir rolünün bulunmadığını söylediğini belirtti. Aras, o dönem Çiller'in mal varlığıyla ilgili iddiaların gündeme getirildiğini hatırlatarak, Kocabıyık'tan bu konuda bir tahlil yapmasını istedi.

Kocabıyık, Aras'ın talebi üzerine şunları kaydetti:

"Bursa'da Çiller'e İsmail Hakkı Karadayı ne demiş, Mesut Yılmaz' a ne demiş, birçoğunu toplum biliyor. İsmail Hakkı Karadayı'nın 28 Şubat ile açık bir bağı var. Yasa dışı bu faaliyet onun komutasında oldu. Sayın Çiller'in mal varlığında bir hukuksuzluk mu olmuş? Ben açarım konuyu, siz mahcup olursunuz. Türkiye Cumhuriyeti'nde haksızlığa uğramış bir lider. Türkiye'yi Gümrük Birliği'ne sokmak istediği için böyle oldu. Bir gün kendisine, 'bu malı nereden buldun' dedim. 'Babamdan kaldı' dedi. 'Babanızın bir veraseti, ilanı yok mu, çıkartın' dedim. İki sayfa çıkartıp getirdiler. Satmışlar, ABD'den mal almışlar. 'Şaibe Hanım' diye manşet attılar. Görevi bittikten sonra niçin bir tane kapısına savcı gitmedi? Darbe girişimleri, siyasetçileri itibarsızlaştırır."

Mahkeme Başkanı Şıngar'ın, "CIA olayı nedir?" soru üzerine Kocabıyık, şöyle devam etti:

"Tansu Hanıma, 'eroin kaçakçısı' dediler. Bunu bir Alman mahkemesi ilan etti, televizyonlarda gösterdiler. Sonra Almanlar utandı. Bir açıklama yaptılar. 'Bu belge Türkiye'den gelen resmi orijinal belge. Ama sahte bir belge, kandırıldık' dediler. Türkiye'de mal varlığına yönelik fikir üretenler babasının mal varlığına bakmalı. Doğru Yol Partisi, köklü bir partiydi, milletvekilleri kopartıldı. Partisini bırakıp gitmez, çocuğunun, evladının ölümü gibi. Ama bu insanlar gitti. Menfaat için gitti. Bir kısmının kumar borcu ödendi, bir kısmı korkudan gitti. Dokunulmazlığı olan bir milletvekili neden korkarak gider partisinden? 'Partini değiştirmezsen senin şöyle bir açığın var, bunu açığa çıkartırız' dediler. Bahattin Bey'in askerlikle ilgili sorunu vardı. Denileni yapmadı. Askere gitti, yaptı geldi. Cesur olanlar, korkmayanlar, demokrasiye inananlar kaldı partide."

- "28 Şubat, milletin psikolojisini bozdu"

Sanık avukatlarından Aykanat Kaçmaz'ın, "Siz, beyanlarınızda net bir şekilde '28 Şubat buz gibi darbedir' dediniz. Cebirle şiddetin birlikte kullanıldığı eylemlere darbe denir. Siz, sosyolojik açıdan mı ceza hukuku açısından mı söylediniz?" sorusuna Kocabıyık, "Bunun değerlendirmesini ceza hukukunda sizler yapacaksınız. Size sorayım, 12 Mart bir darbe mi?" karşılığını verdi.

Türkiye'nin 1946'da çok partili hayata geçtiğini hatırlatan Kocabıyık, "1950'den bugüne baktığımızda bir darbeler tarihi var. Bu kötülediğiniz siyasiler, Mete'den başlayarak söylüyorum, bu beğenmediğiniz siyasetçiler en büyük silahlı kuvvetleri yaptılar. Siz biliyor muydunuz, 1950'de en büyük ithalatımız at nalıydı. Mustafa Kemal'in 10. Yıl Nutku'na bakın. Oradaki vizyonun tamamını siyasetçiler gerçekleştirdi, darbe yapılan siyasetçiler. 28 Şubat, milletin psikolojisini bozdu. Başörtülü kızlara savaş açıldı. Ne oldu? Başörtüsü serbest oldu. 28 Şubat'ın korktuğu her şey gerçekleşti. Demokrasimiz güçlendi, bölücülüğü ve paralel yapıyı saymazsak bekamız güçlendi." diye konuştu.

- "Sayın Erbakan, çok büyük bir devlet adamıydı"

Kocabıyık, avukat Kaçmaz'ın, "Askerler, size yazılı veya sözlü emir verdiler mi, tanık var mı?" sorusuna, "1997 Milli Güvenlik Kurulu belgesi. Buradaki yaptırım size neyi ifade ediyor? Demokratik sistemlerde, hatta demokratik olmayan sistemlerde kendisinde emir verme yetkisi hissedenler bunu kurumlara gönderir. Kurumlarda vardı. Başbakanlıkta bir Milli Güvenlik Takip Kurulu kurulması vardı." dedi.

Sanık Çevik Bir'in avukatı Ümit Kara'nın, "Erbakan'dan 28 Şubat süreciyle ilgili bir eleştiri duydunuz mu?" sorusu üzerine Kocabıyık, "28 Şubat'ın altını çiziyorum, tırnak içinde söylüyorum, zulmü anlatmıştır. Kendisiyle defalarca bunları yad ettik. Erbakan'a tarihi bir özür borcumuzun olduğunu söylüyorum. Çok zulme uğradı. Sayın Erbakan, çok büyük bir devlet adamıydı, vatanını önemsiyordu. Çıkıp kamuoyu önünde seslendirmemesi, 'içeride, dışarıda çok büyük şeylerle uğraşırken ordumuza zarar vermeyeyim' düşüncesindendir. Parti kapatılırken arkadaşlarına, 'bağırmak istiyorsanız ormana gidin' demiştir." şeklinde konuştu.

Kocabıyık, Kara'nın, Genelkurmay Başkanı Hüseyin Kıvrıkoğlu'na suikast düzenlenmesi sonucu Çevik Bir'in Genelkurmay Başkanı olacağı iddialarını nereden duyduğunu sorması üzerine, "Böyle bir atmosfer var ki o günlerde silahın girdiği, silahla korkutulan bir Türkiye'de her şeyden şüphe ediyorsunuz." ifadelerini kullandı.

Kara'nın, "Siyasilere baskı yapıldığı yönünde elinizde belge var mı?" sorusu üzerine Kocabıyık, şunları kaydetti:

"Size belgenin şahını söyleyelim. O odada olan, yaşananların aktörleri hayatta. Başbakan konuşuyor, şimdi rahmetli oldu, Deniz Kuvvetleri Komutanı eliyle şöyle 'ne konuşuyorsun' diyor. Bunları birinci ağızdan duydum. Meral Akşener, Tansu Çiller buna şahit. O gün Milli Güvenlik Kurulundakilerin iktidarın önüne koyduğu mavi dosyaların hepsi gazete kupürüydü. O günkü siyasi iktidar sahipleri de milletten aldıkları yetkiyi çok cesur bir şekilde savunması gerekirken savunmamıştır. O dosyaları fırlatıp kapının önüne çıkmalı ya da oradakileri emekli etmeliydiler. Ama cesur olamadılar."

1960'daki darbenin Türk siyasi tarihi açısından ağır olduğunu, ortaya çıkan fotoğrafın siyasetçilerin beynine kılçık gibi saplandığını söyleyen Kocabıyık, "O darbe, Türkiye Cumhuriyeti'nin seçilmiş Başbakanı ve Maliye Bakanını asmıştır. Bu da Türk siyasetçisinin beynine kıymık gibi saplanmıştır. Türkiye'de bir darbe girişimine karşı konulunca ne olacağı düşüncesi vardı. Bugün bundan kurtuldu Türkiye." dedi.

Kara'nın, Çevik Bir'in askerlerin maaşlarına zam yapılmasını istediği yönündeki beyanlarını hatırlatması üzerine Kocabıyık, bunu Çiller'den duyduğunu kaydetti.

Bu arada söz alan Çevik Bir, "Efendim, Başbakan'a telefon edeceğim, kendisiyle konuşacağım. Bu mümkün mü?" dedi.

Bunun üzerine Kocabıyık, "Deminden beri bunu anlatmaya çalışıyorum, 28 Şubat böyle bir durumdu." diye konuştu.

Sanık Bir, verilen arada sanık İsmail Hakkı Karadayı'nın avukatı Erol Aras'a müvekkilinin neden duruşmaya katılmadığını sordu. Bir, Karadayı'nın duruşmaya katılmamasına tepki göstererek Aras'la tartıştı.


Anahtar Kelimeler:
şubat davası
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.