2016 Yılı Bütçesi TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda

2016 Yılı Bütçesi TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda

2016 Yılı Bütçesi TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda

2016 Yılı Bütçesi TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda

14 Şubat 2016 Pazar 23:07
107 Okunma
2016 Yılı Bütçesi TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda

AK Parti Niğde Milletvekili Alpaslan Kavaklıoğlu, bölgedeki belirsizlik hali içerisinde Türkiye'nin her şeye rağmen bu coğrafyanın "barış adası" ve "güvenli limanı" olma vasfını sürdürdüğünüz belirterek, "Bu da hiç kuşkusuz, NATO'nun ve bölgenin en güçlü ordusuna sahip olmamız sayesindedir" dedi.

Milli Savunma Bakanlığının, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda görüşülen bütçesi üzerinde milletvekilleri söz aldı.

HDP İstanbul Milletvekili Garo Paylan, Güneydoğu'daki olaylara değindiği konuşmasında, güvenlik güçlerinin verilen emirleri uygularken hukukun devre dışı kaldığını öne sürdü.

Suça karışan güvenlik görevlileri hakkında soruşturma açılıp açılmadığını soran Paylan, "Askeri okullarda çoğulcu anlayış değil, tekçi anlayış hakim. Askeri okulların müfredatı nedir? İnançlara, kimliklere orada saygı duyuluyor mu, bu şekilde mi mezun oluyorlar? Oralarda nefret tohumları ekiliyor. Bunun önüne geçilmesi çoğulcu bir yaklaşımla mümkün" ifadelerini kullandı.

Garo Paylan, insanların zorla silah altına alınmasının artık bu çağa yakışmadığını belirterek, "Bu sorun kısa süreli askerlik anlayışıyla çözülebilir, askerlik süresi kısaltılmalı" diye konuştu.

İstanbulda kalan yeşil alanlarının çoğunun askeri bölge ya da mezarlık olduğunu dile getiren Paylan, o alanların sosyal ya da yeşil alan olarak değerlendirilmesinin düşünülmesi gerektiğini söyledi.

HDP Muş Milletvekili Ahmet Yıldırım da Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz'ın, "Suriye'nin Halep kentinin kuzeyine fırtına bataryalarıyla ateş açılması" hakkında verdiği bilgilerin gerçeği yansıtmadığını iddia etti.

Bakan Yılmaz'ın, "PYD alan kazanırsa göç başlayacak" şeklindeki sözlerine katılmadığını dile getiren Yıldırım, Kürt fobisi üzerinden Suriye politikasının götürülmemesi gerektiğini kaydetti.

Ahmet Yıldırım, Suriye'deki Kürtlerin dedelerinin geçmişte bu vatanın, ülkenin kurtuluşunda toprağına harç koyduklarını ifade etti.

- "Suudi Arabistan Suriye'den hiç bir mülteciyi almadı"

CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer ise Türkiye'nin tehdit olmamasına rağmen komşusu Suriye'nin içişlerine karıştığını ve bunun sonucunun da ülke, Suriye ve bölge açısından çok acı olduğunu belirtti.

Suriye'de yüz binlerce insanın öldüğünü, 5 milyon Suriyelinin ülkesini terkettiğini, 3 milyonunun da Türkiye'ye geldiğini kaydeden Çakırözer, "Suriye'ye demokrasi getirme projesinde ortağımız Suudi Arabistan oldu. Bu ortaklıkta olmamız bizi üzdü, böyle bir maceraya girilmesine karşıyız. Ülkemizin bütün bölge ülkeleriyle iyi ilişkiler kurmasından yanayım. Suudi Arabistan'ın Suriye'den hiç bir mülteciyi almamasını da vurgulamak isterim. Bu yükü hep birlikte çekmeliyiz" şeklinde konuştu.

Utku Çakırözer, hiç bir ülkenin Türkiye'nin hava sahasını taciz edemeyeceğini vurgulayarak, "Ama arkası düşünülmeden alınan bir karar sonrasında gelinen noktada çok sıkıntılar çekiyoruz. Oradaki Türkmenleri koruyamadığımız gibi, Rusya bölgeye daha da yerleşti, S-300'leri vardı şimdi S-400'leri getirdi" görüşünü dile getirdi.

Çakırözer, Türkiye'nin İran ile ilişkilerinin Suudi Arabistan nedeniyle olumsuz yönde gittiğini de savundu.

- "Türk Silahlı Kuvvetlerimizin her zaman güçlü olmasıyla mümkündür"

AK Parti Niğde Milletvekili Kavaklıoğlu da "Milli helikopterimizi, tankımızı, silahımızı, savaş gemimizi yapan ve bir çok alanda büyük yeniliklere ve başarılara imza atan Bakanlığımızı kutluyorum" dedi.

Sürekli değişimin yaşandığı bugünün dünyasının 10 yıl öncesine göre daha az istikrarlı, daha az öngörülebilir ve daha çok karmaşık bir hal aldığını vurgulayan Kavaklıoğlu, şöyle konuştu:

"Bu değişim sürecinde her geçen gün yeni güvenlik sorunları ve ihtiyaçları ortaya çıkmaktadır. Küresel düzeyde önemli değişimlerin yaşandığı, yakın bölgemizde istikrarsızlık unsurlarının çoğaldığı, stratejik olarak etkisi on yıllarca hissedilecek dönüşümlerin devam ettiği bir dönemden geçiyoruz. Bu belirsizlik hali içerisinde Türkiye her şeye rağmen bu coğrafyanın 'barış adası' ve 'güvenli limanı' olma vasfını sürdürmektedir. Türkiye, bu çalkantılı konjonktürde güvenlik ve istikrar üreten, bölge ülkeleri ve halklarına karşı sorumluluklarını yerine getiren bir güç olarak etkinliğini artırmaktadır. Bu da hiç kuşkusuz, NATO'nun ve bölgenin en güçlü ordusuna sahip olmamız sayesindedir.

Böyle bir dönemde ülkemizin bölgesinde yaşanan uluslararası istikrarsızlık ve belirsizliklerden zarar görmeden bunları bertaraf etmesi, Türk Silahlı Kuvvetlerimizin her zaman güçlü olmasıyla mümkündür. Bu nedenle ülke savunmasının ana unsuru olan ve mevcut jeostratejik düzen içerisinde önemi daha da artan Türk Silahlı Kuvvetlerinin modernize edilerek etkinliği artan, daha nitelikli ve beka kabiliyeti yüksek, modüler, esnek ve her türlü ortamda kesintisiz görev yapabilecek caydırıcı bir kuvvet yapısına sahip olması ve bunu idame ettirmesi her zamankinden daha önemli hale gelmiştir."

- "Kirli savaşa alet olmamamız gerekiyor"

CHP İzmir Milletvekili Musa Çam, Türkiye'nin Suriye'den gelen mülteciler için 8 milyar dolar harcadığını, 3 milyar avro da Avrupa'dan geleceğini kaydetti.

Dünyada milyonlarca insan açken, gıda ve temiz su bulamazken, akıl almaz derecede silahlanmaya milyar dolarlar harcandığını söyleyen Çam, "Bunun nedeni kapitalizimdir, kapitalizm savaşları çıkarır, insanları öldürür. Bölgede Müslümanlar kendilerini kesiyorlar, birbirlerini öldürüyorlar" diye konuştu.

Musa Çam, "Bölgede büyük bir savaş var. ABD, Rusya, Fransa geldi, herkes oraya hakim olmak istiyor. Bizim de bölgede güçlü olmamız gerekiyor ama bu, o ülkenin içişlerine karışarak olmaz. Kirli savaşın olacağı bir sürece giriliyor, buna alet olmamamız gerekiyor. Savaş mecbur olmadıkça cinayettir, bu cinayete de alet olmamalıyız" sözlerini sarfetti.

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.