2016 yılı bütçesi TBMM Genel Kurulunda

2016 yılı bütçesi TBMM Genel Kurulunda

2016 yılı bütçesi TBMM Genel Kurulunda

2016 yılı bütçesi TBMM Genel Kurulunda

04 Mart 2016 Cuma 11:37
2016 yılı bütçesi TBMM Genel Kurulunda

CHP İstanbul Milletvekili Dursun Çiçek, "Kumpas davalarında mağdur olan bini aşkın Silahlı Kuvvetler personeline iadeiitibar yasası bu dönemde mutlaka yasalaşmalıdır. Davalar sürecinde bu Meclis yeterince bu askerlere, mağdurlara sahip çıkmamıştır; onların haklarını korumak bu Meclisin bir insanlık görevidir" dedi.

TBMM Genel Kurulunda, CHP milletvekilleri 2016 yılı bütçesi üzerinde söz aldılar.

Çiçek, yaptığı konuşmada asker ve polislerin özlük haklarının iyileştirilmesi ve şehit yakınları ile gazilerin haklarının artırılması gerektiğini, buna yönelik yasal düzenlemelerin yapılabileceğini söyledi.

Asker ve polisin özellikle terörle mücadelede canı pahasına mücadele ettiğini, zor koşullarda hizmet verdiğini belirten Çiçek, "Kumpas davalarında mağdur olan bini aşkın Silahlı Kuvvetler personeline iadeiitibar yasası bu dönemde mutlaka yasalaşmalıdır. Bu konuda, özellikle bu davalar sürecinde bu Meclis yeterince bu askerlere, mağdurlara sahip çıkmamıştır; onların haklarını korumak bu Meclisin bir insanlık görevidir" diye konuştu.

Çiçek, şunları kaydetti:

"Askerlik sisteminin ruhuna uygun olarak adil ve etkin hale getirilmesi yine bu Meclisin görevleri arasındadır. Anayasa'nın 72'nci maddesine göre, vatan hizmeti, her Türk'ün hakkı ve ödevidir. Bu hizmetin Silahlı Kuvvetlerde veya kamu kesiminde ne şeklide yapılacağı yönündeki düzenlemelerin Mecliste gündeme getirilmesi ve bu konuda Milli Savunma Komisyonunda alınan kararın gereğinin bir an önce yapılması gerekmektedir.

Mevcut askerlik sistemi yamalı bohça gibidir, çeşitli istisnalar getirilmiştir; 2 milyondan fazla Türk genci bu istisnalardan faydalanarak şu an tecilli durumdadır. Bedelli askerliklerle, dövizli askerliklerle bu işi temelden çözmek mümkün değildir. Öngörülen uzman askerlik sistemiyle 1927 yılında başlayan ve 90 yılında uygulanan, adil olmadığı için kamuoyunda eleştirilen, Türk Silahlı Kuvvetlerinin kullandığı ileri teknoloji ürünlü silah ve teçhizatın kullanılması dahil uzmanlaşma ihtiyacını karşılayan, bedelli askerlik taleplerini çözen, kariyer ve iş planlamasında gençlerin önünü açan, milli bütçedeki kaynak ihtiyacını azaltan, Türkiye'nin stratejik konumuna uygun olarak güvenlik ihtiyaçlarını karşılayan yeni bir askerlik sistemi kurulmalıdır."

- "Savunma Sanayi Destekleme Fonu'nda ne kadar rezerve birikmiştir?"

CHP Bilecik Milletvekili Yaşar Tüzün, Savunma Sanayi Müsteşarlığının önemli bir kurum olduğuna işaret ederek, Müsteşarlığın kadrolarında sürekli değişiklik yapılmasının önemli bir sorun olduğunu savundu.

"Savunma Sanayi Destekleme Fonu'nda ne kadar rezerv birikmiştir? Ve en son hangi projelere ne kadar kaynak aktarılmıştır?" diye soran Tüzün, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Milli Tank Projesi yani ALTAY Projesi. Bir diğer önemli proje Genel Maksat Helikopteri ortak üretimi. Sayın Bakan, 109 adet helikopter Türkiye için üretilecek hem askeri hem sivil amaçta kullanılacaktı ama iki üç yıl geçti proje gecikti. Bu projenin gecikmesinin sebebi nedir? Bu helikopterlerde Türkiye'nin kendi yazılımı, kendi silahları kullanılacak, kısacası milli olacaktı. Bu gecikmeyle Türk Silahlı Kuvvetlerinin muharebe yeteneğinin gelişmesi engellenmiş midir? Bunun cevabını istiyorum. Sözleşmenin gecikmesinin sebebi nedir? Özgün Helikopter Projesi hangi aşamadadır? Bir başka önemli proje ATAK Projesi, yani taarruz ve taktik keşif helikopterleri. Bu, muayene ve kabul sürecinde ciddi gecikmeler yaşanmaktadır. Bu gecikmenin sebebi nedir? Ürettiğimiz ve üreteceğimiz helikopter ve uçaklar Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü bünyesinde sertifikasyon için yetkili birim oluşturulmuş mudur? Maalesef bugüne kadar oluşturmadı."

Yıllardır füze ihalesinin konuşulduğunu ifade eden Tüzün, "(Amerika mı, Avrupa mı?) derken Çin'e verildi ama maalesef, ardından bir gecede alınan kararla iptal edildi. Aslında füze sistemi projesi Çin'le otuz yıldır görüşülüyordu. Bunun sebebi nedir Sayın Bakanım?" diye sordu.

CHP Kocaeli Milletvekili Tahsin Tarhan da sanayi alanındaki bazı rakamlara değinerek, "Sanayi hiçbir dönem AKP iktidarında olduğu kadar zora düşmemiş. Sanayici hiç bu kadar yıldırılmamış. AKP'nin ranta dayalı politikaları nedeniyle üretim yapan fabrikalar kapandı" ifadelerini kullandı.

Bugüne kadar pek çok teşvik paketleri açıklandığını hatırlatan Tarhan, girişimciler teşvik değil, girdi maliyetlerinin düşürülmesini beklediğini söyledi. Tarhan, "Gelin hep beraber sanayicilerimizin sorunlarını çözelim. Üretim sanayisini ayağa kaldıralım" dedi.

-"Barışın ve huzurun olmadığı bir ülkede yatırım da olmaz"

CHP Denizli Milletvekili Kazım Arslan, Türkiye'nin terör nedeniyle bir kaos ortamına sürüklendiğini ileri sürerek, "PKK ile müzakere etme hatasına düşen bu iktidar, yönettiği ülkemizde terörle mücadele konusunda gerekli görevi yapmadığı için maalesef bugün tam bir çıkmazın içine girmiş durumdayız. Barışın ve huzurun olmadığı bir ülkede yatırım da olmaz, istihdam da üretim de ihracat da artmaz" diye konuştu.

CHP İstanbul Milletvekili Didem Engin, dünyadaki teknolojik gelişmelere dikkati çekerek, Türkiye'nin katma değeri yüksek ürünler üretmesi gerektiğinin altını çizdi.

Denizli Milletvekili Melike Basmacı da CHP grubu adına yaptığı konuşmasında, Cumhuriyetin ulu bir çınar olduğunu, bunu değiştirmeye kimsenin gücünün yetmeyeceğini belirterek, "Ülkemde emek harcamış tüm kadınların, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Gününü kutluyorum" dedi.

- "Pinokyo'nun babasının başına takke geçiren kitaplardan ne kazanımımız olacak?"

CHP Antalya Milletvekili Mustafa Akaydın ise sadece siyasetçi değil, 40 yıllık akademik kimliği ile konuştuğunu vurgulayarak, Türkiye'nin geleceğini şekillendiren üç bakanlığın Milli Eğitim, Kültür ve Turizm ile Bilim Sanayi ve Teknoloji bakanlıklarının olduğunu söyledi.

Bu bakanlıkların yanlışlarının Türkiye'nin geleceğine yapılmış yanlışlıklar olduğunu ifade eden Akaydın, AK Parti iktidarlarının bu alanlarda cumhuriyetin 90 yıllık birikimlerini tarumar ettiğini savundu.

"Türkiye uygarlık trenini kaçırmaktadır" diyen Akaydın, eğitim, bilim ve kültür sanat kadrolarının bu işin uzmanlarına bırakılması gerektiğinin altını çizdi.

Eğitimde bilimsel ölçülerden ayrılınmaması gerektiğini, özellikle tüm dünyada bilinen karakterlerin değiştirilerek çocukları sunulmasının bilime, eğitime katkısı olmadığını vurgulayan Akaydın, "Heidi'nin dua etmesi, Pinokyo'nun babasının başına takke geçirmek gibi kitaplardan ne kazanımımız olacak? Yakında Tom ve Jerry'yi Umre'ye giderken de masallaştıran kitapler çıkarsa hiç şaşırmayacağız" diye konuştu.

- "Bütçe çiftçinin değil, çok uluslu şirketlerin bütçesi"

CHP Edirne Milletvekili Okan Gaytancıoğlu, konuşmasında tarım politikalarını eleştirdi.

İthalatçı politikalarla ancak bir yere kadar gidilebileceğini, öngörülemeyen gelişmelerin ithalata sekte vurabileceğini belirten Gaytancıoğlu, bir ülkenin kalkınması için öncelikle üretmesi gerektiğini dile getirdi.

Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı'nın A takımı denilen yakın çalışma ekibinde bir tek ziraat mühendisi olmadığını ileri süren Gaytancıoğlu, "Tarım, Allah'a emanet" ifadesini kullandı. Gaytancıoğlu, bilimsel nitelikli ve içinde mutlaka çiftçinin, üreticinin olduğu yeni bir tarım politikası oluşturulması gerektiğini kaydetti.

CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, bütçenin ithalatçı bir yapısı bulunduğunu, çiftçinin değil, çok uluslu şirketlerin bütçesi olduğunu savundu.

CHP Manisa Milletvekili Mazlum Nurlu, iktidarın tarımdaki siyasi yaklaşımının çiftçiyi sorunlarıyla baş başa bırakan bir anlayış olduğunu öne sürerek, gelişmiş tüm ülkelerin tarımsal desteklemelere önem verdiğine dikkati çekti.

"AKP hükümetlerinin çiftçiye ödemesi gereken ancak ödemediği 54 katrilyon destekleme borcu var" diyen Nurlu, Tarım Kanunu ile getirilen ancak ödenmeyen tarımsal desteklerin ivedi olarak çiftçiye ödenmesini istedi.

CHP Tokat Milletvekili Kadim Durmaz ise iktidarın tarım politikalarını eleştirerek, şeker fabrikalarının kapatılmasına tepki gösterdi. Kürsüden biri küçük diğeri büyük iki şeker torbası gösteren Durmaz, yanlış politikalar devam ederse halkın yapay tatlandırıcılara muhtaç kalacağını söyledi. Durmaz, sözlerini, "Bu bütçeye, kamu kaynaklarını günü kurtarmak için bir bir satan AKP iktidarına kırmızı kart diyorum" şeklinde tamamladı.

-"Çalışmalara pazar ayini için ara verilmesini talep ediyorum"

Öte yandan HDP İstanbul Milletvekili Garo Paylan yerinden söz alarak Cuma günleri Genel Kurul çalışmalarına cuma namazı nedeniyle ara verildiğini, kendisinin ibadet günün ise Pazar günü olduğunu ve pazar günü de Genel Kurul'un çalışacağını belirtti. Kendisinin de ibadetini yerine getirebilmesi için pazar günü saat 11.00 ile 12.30 arasında Genel Kurul çalışmalarına ara verilmesini talep eden Paylan, diğer milletvekillerini de bu talebi doğrultusunda kendisine destek vereceklerini umduğunu söyledi.

Birleşimi yöneten Meclis Başkanvekili Pervin Buldan da pazar günü Genel Kurul'u yönetecek başkanvekilinin bu talebi dikkate alacağını düşündüğünü ifade ederek, Meclis Başkanlığı'na da Paylan'ın isteğini bizzat ileteceğini söyledi.

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.