2016 yılı bütçesi TBMM Genel Kurulu'nda

2016 yılı bütçesi TBMM Genel Kurulu'nda

2016 yılı bütçesi TBMM Genel Kurulu'nda

2016 yılı bütçesi TBMM Genel Kurulu'nda

29 Şubat 2016 Pazartesi 00:24
53 Okunma
2016 yılı bütçesi TBMM Genel Kurulu'nda

Maliye Bakanı Naci Ağbal, AK Parti hükümetleri döneminde sadece kişi başına düşen milli gelir veya büyüme oranlarının artmadığını, aynı zamanda bu dönemde ülkenin kalkınmasına katkı sağlayacak harcamalar ve yatırımlar yapıldığını söyledi.

Ağbal, TBMM Genel Kurulu'nda, Hazine Müsteşarlığı, Sermaye Piyasası Kurulu, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumunun 2016 yılı bütçeleri üzerinde söz aldı.

Bu üç kurumun da ekonomi yönetiminde önemli görevler üstlendiğini belirten Bakan Ağbal, özellikle 2002 sonrası ekonomi alanında yapılan birçok yeniliğe, reforma bu kurumların öncülük ettiğini, ekonomide sağlanan başarılarda da bu kurumların çalışmalarının önemli rol oynadığını dile getirdi.

Hazine Müsteşarlığının kamu pay sahipliğinden kaynaklanan görevleri çerçevesinde, kamu sermayeli kuruluşların ve işletmelerin kurumsal yönetim ilkeleriyle uyumlu bir şekilde faaliyeti için gerekli çalışmaları yürüttüğünü dile getiren Naci Ağbal, müsteşarlığın, başlangıç ve erken aşama girişim şirketlerinin finansmana erişimlerinin kolaylaştırılması ve üst fonlara kaynak aktarılması yoluyla girişim sermayesi fonlarının desteklenmesi konularında da çalışmalar yürüttüğünü kaydetti.

Ağbal, Hazine Müsteşarlığının bireysel emeklilik sisteminin geliştirilmesi amacıyla uygulamaya konulan devlet katkısı teşvikinin ardından otomatik katılım uygulamasının geliştirilmesi ve fiil ehliyetine sahip olmayan kişilerin de bireysel emeklilik sistemine katılabilmesinin kolaylaştırılması çalışmalarını yürüttüğünü ifade etti.

Hazine Müsteşarlığının 2016 yılı bütçesi için teklif edilen ödenek tutarının 73,2 milyar TL olduğunu, bu tutarın 56 milyar liralık kısmının faiz ödemeleri için öngörüldüğünü bildiren Bakan Ağbal, "2016 yılı bütçe teklifinde yer alan 8,7 milyar TL cari transferler ödeneğinin 4,9 milyar TL'si KİT'lere yapılacak görev zararı ödemeleri ve kamu sermayeli bankalara yapılacak gelir kaybı ödemelerinden; 3,1 milyar lirası bireysel emeklilik sistemi devlet katkısı ödemelerinden ve 560,1 milyon lirasıysa yurt dışına yapılan transferlerden oluşmaktadır" bilgisini verdi.

- "Avrupa'yla oldukça yakınlaştık"

Türkiye'nin, ekonomik gelişmişlik düzeyinde on yıllar boyunca "alt orta gelir sınıfı" içinde yer alan bir ülke olduğunu belirten Naci Ağbal, 2000'lerin başında yapılan çalışmaların da katkısını yadsımamakla beraber, 2004 yılından itibaren Türkiye'nin "üst orta gelir grubu" ülkeler arasına girmeyi başardığını anlattı.

Türkiye'nin kişi başına milli geliri 2004 yılında 5 bin 60 dolarken, 2015 yılı itibarıyla bu rakamın kişi başına 9 bin 300 dolar civarında olduğunu aktaran Ağbal, Türkiye'nin 1990'dan 2002 yılına kadar Avrupa Birliği ve ABD'ye kıyasla kişi başına gelir farkında hiçbir iyileşme kaydedemediğini dile getirdi.

Bakan Ağbal, sözlerini şöyle sürdürdü:

"1990 yılının başında Avrupa Birliği ülkelerinde kişi başına milli gelir 100 iken, bizde 34'dü. 2002 yılında, aradan yaklaşık olarak 12 yıl geçtikten sonra ekonomik olarak yerinde saymışız. 2002'ye geldiğimizde AB bölgesinde kişi başına milli gelir 100 iken, biz 35'teyiz. Peki, 2014 yılında neredeyiz? Avrupa Birliği 100 iken, Türkiye 53. Yani Avrupa'yla ekonomik gelişmişlik, gelir düzeyi olarak, kişi başı milli gelir olarak oldukça yakınlaşmışız. Yeter mi? Yetmez. Daha da fazla bu yakınlaşmayı sağlamamız lazım. Ama burada birtakım rakamları verirken ülkelerin dönemler itibarıyla nispi olarak gelişmesini de mukayese etmek lazım. 1990'la 2002 arasında hemen hemen aynı milli gelir düzeyinde kalırken, AK Parti hükümetleri döneminde önemli bir iyileşmenin gerçekleştiğini görüyoruz.

Tek başına büyüme oranlarına bakmak da yetmez. Bir ülkede kalkınmayı ileriye dönük taşıyan temel alt yapılar var; eğitim, sağlık, alt yapı, ulaştırma. Eğer buralarda iyiyseniz, ülke ileriye dönük olarak kalkınır. Kamu yatırımları, eğitimde, sağlıkta yaptığınız iyi şeyler ilerde üretimin verimliliğini arttırır, toplumun büyüme potansiyelini yukarıya çeker. Hep 2002 yılını mukayese yaptığımız zaman eleştiri alıyoruz ama ne yapalım, 2002'de geldik hala buradayız, arada bir kesinti olmadığı için karşılaştıramıyoruz."

- "Nüfusun eğitime erişimi"

AK Parti hükümetleri döneminde sadece kişi başına düşen milli gelir veya büyüme oranlarının artmadığını, aynı zamanda bu dönemde ülkenin kalkınmasına katkı sağlayacak harcamalar, yatırımlar yapıldığını belirten Naci Ağbal, 2002 yılında üniversite sayısının 76 olduğunu, şimdi 81 vilayette 183 üniversite bulunduğunu bildirdi.

"Bu ne demektir? Siz, gençliğinize artık yüksek öğretimde daha geniş bir erişim imkanı veriyorsunuz" diyen Ağbal, "Dolayısıyla kalkınmada en önemli bileşenlerden bir tanesi, nüfusunuzun yüksek eğitime erişimidir" diye konuştu.

294 bin yeni derslik yapıldığını, 2002'de 26 havalimanından 55 aktif havalimanına ulaşıldığını söyleyen Bakan Ağbal, "Bunları kendi başına bir yatırım olarak söylediğimi düşünmeyin. Bütün bu yatırımlar ülkemizin ileriye dönük kalkınmasına ve büyüme potansiyelinin artmasına katkı yapar" dedi.

(Sürecek)

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.