'2. Uluslararası Üsküdar Şiir Festivali'nde Mahmud Derviş

'2. Uluslararası Üsküdar Şiir Festivali'nde Mahmud Derviş konuşuldu

'2. Uluslararası Üsküdar Şiir Festivali'nde Mahmud Derviş

'2. Uluslararası Üsküdar Şiir Festivali'nde Mahmud Derviş konuşuldu

14 Nisan 2016 Perşembe 19:32
49 Okunma
'2. Uluslararası Üsküdar Şiir Festivali'nde Mahmud Derviş
Üsküdar Belediyesince düzenlenen "2. Uluslararası Üsküdar Şiir Festivali"nde Filistinli şair Mahmud Derviş'in hayat öyküsü ve şiiri konuşuldu.

Bağlarbaşı Kongre ve Kültür Merkezi'nde gerçekleşen etkinlikte konuşan Almanya Münster Üniversitesi Araştırma Görevlisi Hakan Özkan, Mahmud Derviş'in kendi hayatından bahsetmeyi sevmediğini belirterek, "O kendisiyle ilgili, 'hayatımdan bilinmesi gerekeni okurlarım şiirlerimden bilir zaten' diyor. Mahmud Derviş'in hayatı söz, dil ve şiir oldu, şiirleri de işgal altındaki vatanın sınırlarını hafızalara değil ellere, ayaklara ve kalplere adeta somut bir varlık gibi kazıdı." dedi.

Derviş'in bir tehcir hayatı yaşadığını ifade eden Özkan, şunları söyledi:

"13 Mart 1941'de Filistin'in Akka ve Hayfa şehirlerine yakın Berve köyünde doğdu. 1947 yılında henüz altı yaşındayken ailesi ve kendisi köyünden bir bomba yağmuru altında kovuldu, toprağından edilmiş binlerce başka Filistinliyle birlikte Güney Lübnan'ın bir köyünde mülteciler için kurulmuş kamplara yerleşmek zorunda kaldı. Liseden sonra Filistin Hayfa'ya taşınıp El-Ittihadi gazetesinde çalışmaya başladı ve 10 yıl boyunca Hayfa'dan çıkmasına izin verilmedi. 1960 ve 1970 yılları arasında beş kez tutuklandı ve bu tarihler arasında ev hapsine tabi tutuldu."

Derviş'in 1970 yılında yurt dışına çıkarak Moskova'da eğitim gördüğünü dile getiren Özkan, bu süreçte daha önce ilgi duyduğu komünizm ideolojisinden soğuduğunu, 1971 yılında da Kahire'ye taşındığını anlattı.

Özkan, bir dönem Beyrut'ta yaşayan Derviş'in 1996 yılında tekrar Filistin'in Ramallah şehrine taşındığını aktararak, "Mahmud Derviş evini, sessizliği hatta yalnızlığı çok seven bir şairdi. Ev, oturup kendi iç sesini dinlemek ve vaktini en iyi şekilde kullanmak için yapılmış bir yerdi onun gözünde. Yazma ve okuma saatleri kutsaldı. 2008 yılında da Amerika'ya gitti, geçirdiği kalp ameliyatı sonucu vefat etti." bilgisini verdi.


- "Mahmud Derviş'i kurtarma misyonu yüklendim"

Gazi Üniversitesi Arap Dili ve Edebiyatı Öğretim Üyesi Mehmet Hakkı Suçin de Derviş'in Filistin halkını "şoke eden" bir dizi olaya bizzat tanık olmuş bir şair olduğunu vurgulayarak, "Göçü, sürgünü, direnişi bizzat yaşamış bir şair, Filistin'in sesi, nefesidir. Buna rağmen sadece Filistin'e hapsedilecek biri asla değildir. Sadece bir direniş şairi de değildir." diye konuştu.

Suçin, Derviş'in Filistin ve Filistinliyi anlatırken aslında insanı, insanı anlatırken kendi coğrafyasını anlattığını ve şiirinin her dizesinde kendisinin de olduğu yorumunu yaptı.

Derviş'in modern Arap şiirinde biçim ve içerik olarak yenilikçi bir damarı temsil ettiği düşüncesini paylaşan Suçin, şunları aktardı:

"Hemen her şiirinde güçlü duyuşa, güçlü bir şiir bilgisi ve estetiği eklenince bir dünya şairi ortaya çıkıyor. Derviş'in şiirlerini Türkçe'ye çevirilerinden okuduğumda, Lütfullah Göktaş ve Hakan Özkan çevirileri hariç, başka çevirmenlerin birkaç kelimeyi alıp sonra kendi fikirlerini uydurduğu, 'uyduruk' bir şiir ortaya koyduğunu fark ettim. Türkçe'de Mahmud Derviş değil sanki başka bir şey okuyorduk. Bu durum beni derinden üzdü ve şiirlerini çevirmeye karar verdim. Bir anlamda Mahmud Derviş'i kurtarma misyonu yüklendim."

Suriyeli şair Mahmoud Eltawil ise, Üsküdar'da Derviş'i konuşmaktan mutluluk duyduğunu söyleyerek, "Derviş'in hayatında olduğu gibi bugün hala Arap coğrafyasındaki şairler despotların baskısı altında şiir yazmaya çalışıyor. Arap ülkelerinde şiir yazan şairler hapis ve işkence tehdidi altında yaşıyor." dedi.

Arap şairlerin özgürce şiir yazamadığına dikkati çeken Eltawil, şunları dile getirdi:

"Despot yönetimlerin olduğu Arap ülkelerinde şiir yaşan şairler çok ince bir tel üzerinde yürür ve dans eder gibi sözlerini çok dikkatli seçmek zorundalar. Başka ülkelere gidebilenler için bu şerit çok geniş ve şair istediği gibi dans edebiliyor. Ben de ülkemde, 2011 ve 2014 yılları arasında çıkan savaşta yazdığım şiirler nedeniyle üç kez hapse girdim. Şu anda Türkiye'deyim ve şiirimi burada özgürce yazmaya çalışıyorum."

Etkinlikte şair İsmail Kılıçarslan, Derviş'in "Kaktüs'ün Sonsuzluğu", "Yolun Sonuna Kadar", "Kimlik Kartı", "Bir İnsan Hakkında", "Bu Dünyada" ve "Rita ve Tüfek" şiirlerini seslendirdi.

Festival, 16 Nisan'da sona erecek.

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.