Türkiye'de Çocuk İşçi Sayısı 133 Bini Aştı

Pozitif Yaklaşım İş Hayatını Geliştirme Derneği Başkanı Özlem Pekduraner, Türkiye genelinde 18 yaş altında çalışan çocuk işçi sayısının 133 bin 33 kişiyi bulduğunu belirterek, çocuk işçiliği ile mücadele edilmesi gerektiğini söyledi.

Türkiye'de Çocuk İşçi Sayısı 133 Bini Aştı

Pozitif Yaklaşım İş Hayatını Geliştirme Derneği Başkanı Özlem Pekduraner, Türkiye genelinde 18 yaş altında çalışan çocuk işçi sayısının 133 bin 33 kişiyi bulduğunu belirterek, çocuk işçiliği ile mücadele edilmesi gerektiğini söyledi.

29 Mayıs 2016 Pazar 10:44
1050 Okunma
Türkiye'de Çocuk İşçi Sayısı 133 Bini Aştı

Pozitif Yaklaşım İş Hayatını Geliştirme Derneği Başkanı Özlem Pekduraner, Türkiye genelinde 18 yaş altında çalışan çocuk işçi sayısının 133 bin 33 kişiyi bulduğunu belirterek, çocuk işçiliği ile mücadele edilmesi gerektiğini söyledi.

Pekduraner, Çukurova Gazeteciler Cemiyeti'nde düzenlediği basın toplantısında Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'nın açıkladığı istatistiklere göre Türkiye genelinde Ocak 2016 itibariyle 18 yaş altında çalışan çocuk işçi sayısının 133 bin 33 kişiyi bulduğunu belirtti. Pekduraner, "Çocuk işçilerden 59 bin 571'inin kız, 73 bin 432'sinin ise erkek olduğu tespit edilmiştir. 4857 Sayılı İş Kanunu'nun 71. maddesine göre ise 15 yaşını doldurmamış çocukların çalıştırılması yasaktır. Ancak, 14 yaşını doldurmuş ve ilköğretimi tamamlamış olan çocuklar, bedensel, zihinsel ve ahlaki gelişmelerine ve eğitime devam edenlerin okullarına devamına engel olmayacak hafif işlerde çalıştırılabilirler. Her ne kadar İş Kanunumuzda ve Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşme'de bu ifadeler yer almakta ise de iş hayatında bunun tam tersi durumla karşılaşmak mümkün. Çocuklarımız, fiziksel, sosyal, kültürel, duygusal ve eğitsel gelişime zarar veren koşullarda çalıştırılmaktadır" dedi.

"ÇAREYİ ÇOCUKLARINI ÇALIŞTIRMAKTA ARIYORLAR"

Oyun çağında olan, çalışma koşullarının ağırlığını, ruhen ve bedenen taşıyamayacak olan çocukların özellikle sanayide ağır ve tehlikeli işlerde, sokakta, mevsimlik, geçici tarımda, inşaat, tekstil gibi sektörlerde çalışmaya yönelten çok sayıda neden olduğuna işaret eden Pekduraner, şunları söyledi:

"En önemli nedenlerden biri, çocuğun içinde bulunduğu ailenin sosyo-ekonomik ve kültürel yapısının alt seviyede olmasıdır. Temel ihtiyaçlarını karşılayamayacak olan aileler, çareyi çocuklarını çalıştırmakta bulup, onların eve ekonomik anlamda katkı sağlamaları beklentisi içinde oluyorlar. Bazen de aileler, uğradıkları doğal afetler sebebiyle ortaya çıkan zararı telafi etmek ve eski düzenine kavuşabilmek amacıyla çocuklarını çalışmaya zorluyorlar. Diğer bir neden, topluma hakim olan geleneksel kurallardır. Çocukta sorumluluk bilincinin oluşması, artması ve paranın nasıl kazanıldığını bilmesi gerektiği konusundaki yaklaşım, çocuklarımızı oyun alanlarından uzaklaştırıp acımasız iş dünyasının girdabına atmaktadır. İşverenlerin işçilik maliyetlerini azaltmak istemesi ve belki de haklarını bilen ve savunan yetişkinleri çalıştırmaktansa kendilerini savunamayacak olan çocukları çalıştırmanın işlerine gelmesi de çocuk işçi çalıştırmanın bir başka nedenidir."

"ÇOCUKLAR, ÇOCUKLUKLARINA HASRET KALACAK"

Çocuk işçiliğinin bir insan hakları sorunu olduğunu ve ailelerin çocuklarını çalıştırmaya iten nedenlerin ortadan kaldırılması gerektiğini ifade eden Pekduraner, "Bunun için de ülkenin ekonomik ve sosyal refah düzeyinin artması gerekmektedir. Kişilerin sosyo-ekonomik ve kültürel seviyeleri artmadıkça, gelir dağılımları arasındaki adaletsizlik ortadan kaldırılmadıkça çocuklarımız çocukluklarına hasret kalacak ve belki de toplumumuz için tehlike oluşturacaklardır. Çocuk emeğinin sömürülmesinin önüne geçilmesini, bu konuda duyarlılık oluşturulmasını ve çocuk işçiliği ile mücadele konusunun merkezi ve yerel yönetimler tarafından en kısa sürede gündeme alınmasını istiyoruz" diye konuştu.

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.