Küresel İnovasyon Barometresi Açıklandı

5'inci Küresel İnovasyon Barometresi, Türk şirketlerinin yüzde 71'inin, küresel şirketlerin ise yüzde 68'inin somut bir inovasyon stratejisinin bulunduğunu gösterdiğini açıkladı. Araştırmaya göre; Türk yöneticilerin yüzde 83'ünün, küresel yöneticilerin ise yüzde 77'sinin son bir yılda işbirliği içerisinde yürüttükleri inovasyon faaliyetlerinden kar artışı sağladığını ortaya koydu.

Küresel İnovasyon Barometresi Açıklandı

5'inci Küresel İnovasyon Barometresi, Türk şirketlerinin yüzde 71'inin, küresel şirketlerin ise yüzde 68'inin somut bir inovasyon stratejisinin bulunduğunu gösterdiğini açıkladı. Araştırmaya göre; Türk yöneticilerin yüzde 83'ünün, küresel yöneticilerin ise yüzde 77'sinin son bir yılda işbirliği içerisinde yürüttükleri inovasyon faaliyetlerinden kar artışı sağladığını ortaya koydu.

09 Mart 2016 Çarşamba 12:54
Küresel İnovasyon Barometresi Açıklandı

5'inci Küresel İnovasyon Barometresi, Türk şirketlerinin yüzde 71'inin, küresel şirketlerin ise yüzde 68'inin somut bir inovasyon stratejisinin bulunduğunu gösterdiğini açıkladı. Araştırmaya göre; Türk yöneticilerin yüzde 83'ünün, küresel yöneticilerin ise yüzde 77'sinin son bir yılda işbirliği içerisinde yürüttükleri inovasyon faaliyetlerinden kar artışı sağladığını ortaya koydu.

General Electric'in (GE) beşincisini gerçekleştirdiği ve iş dünyasında inovasyonun yerini ölçen GE Küresel İnovasyon Barometresi sonuçlarını düzenlediği basın toplantısıyla açıkladı. Sonuçlara göre, gerek dünya gerekse Türk iş dünyasının üst düzey yöneticileri, önümüzdeki 10 yılda ileri üretim tekniklerinin sanayi sektöründe radikal bir dönüşüm oluşturacağına inanılıyor. Türkiye'nin de dahil olduğu 23 ülkeyi kapsayan 2 bine yakın üst düzey yöneticinin katıldığı, inovasyonun geleceğine ışık tutacağı belirtilen GE Küresel İnovasyon Barometresi; Dördüncü Sanayi Devrimi, yeni iş modelleri, büyük veri, inovasyonun finansal sonuçlara etkisi, aşamalı inovasyon, 'demode kalma riski', şirketlerin inovasyon stratejileri, inovasyonda özel sektörün yanı sıra devletin rolü ve işgücünün geleceği konusunda ilginç sonuçlar ortaya koyduğu kaydedildi.

GE Küresel İnovasyon Barometresi sonuçlarını açıklayan GE Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Canan M. Özsoy, küresel rekabette farklılaşmanın inovasyonla mümkün olduğunu, inovasyon stratejisinin Türk şirketlerinin büyük bir çoğunluğunun gündemine girmesinin önümüzdeki dönemde olumlu sonuçlarının alınacağını söyledi.

Araştırma; Dördüncü Sanayi Devrimi konusunda Türkiye'nin de içerisinde bulunduğu gelişmekte olan ülkelerin, gelişmiş ülkelere göre daha iyimser bir beklenti içerisinde olduklarını ortaya koyduğu bildirildi. Dördüncü Sanayi Devrimi konusunda iyimserlik oranı Endonezya ve İsrail'de yüzde 88, Nijerya'da yüzde 86'ya çıkarken, dünyanın en gelişmiş ekonomilerine sahip ülkeler olan ABD'de yüzde 63'e, Almanya'da yüzde 39'a, Japonya'da ise yüzde 33 gibi düşük sayılabilecek seviyelerde kalıyor. Araştırmaya katılan yöneticilerin ortalama yüzde 68'i Dördüncü Sanayi Devrimi'ne girme düşüncesine iyimser bakarken, Türk yöneticilerdeki iyimserlik oranı yüzde 84'e çıkıyor. Yine araştırmaya katılan yöneticilerin ortalama yüzde 61'i Dördüncü Sanayi Devrimi düşüncesinin kendilerini heyecanlandırdığını söylerken, bu oran Türk yöneticilerde yüzde 78'e ulaşıyor. GE Küresel İnovasyon Barometresi araştırmasına katılan küresel yöneticilerin yüzde 86'sı, Türk yöneticilerin ise yüzde 79'u gelecek 10 yılda ileri üretim tekniklerinin sanayi sektöründe radikal bir dönüşüm yaratacağına inanıyor.

GE Küresel İnovasyon Barometresi, yöneticilerin veri ve analiz sistemlerinin değerini giderek daha iyi anladıklarını gösteriyor. Araştırmaya katılan yöneticiler; stratejik bilgiyi ve bilinçli karar alma becerisini artırmak amacıyla büyük verinin ve analiz sistemlerinin kullanılmasının inovasyonun başarılı bir şekilde yapılmasında önemli bir rol oynadığı vurgulandı. Araştırmaya katılan küresel yöneticilerin yüzde 61'i, Türk yöneticilerin ise yüzde 66'sı karar alma süreçlerinde; büyük veri ve analiz sistemlerini kullandıklarını belirtiyor. Türk şirketlerinin yüzde 77'si, küresel şirketlerin ise yüzde 73'ü son bir yıl içerisinde büyük veri ve analiz becerisini artırdıklarını belirtiyor. Araştırma sonuçları, analiz becerisini artıran şirketlerin yüzde 59'unun ise bundan olumlu sonuçlar aldığını ortaya koyduğunun altı çizildi.

İNOVASYONDA İŞBİRLİĞİ FİNANSAL SONUÇLARA DA OLUMLU YANSIYOR

GE Küresel İnovasyon Barometresi'ne göre, son bir yılda işbirliği içerisinde yürütülen inovasyon faaliyetleri şirketlerin finansal tablolarına olumlu katkı sağlıyor. Araştırmaya katılan Türk yöneticilerin yüzde 83'ü, küresel yöneticilerin ise yüzde 77'si son bir yılda işbirliği içerisinde yürüttükleri inovasyon faaliyetlerinin şirketlerine gelir ve kar artışı sağladığını söylüyor. Araştırma sonuçları, son bir yılda işbirliği içerisinde yürütülen inovasyon faaliyetlerinin küçük şirketlerde daha fazla gelir ve kar artışı sağladığını ortaya koyuyor. Diğer taraftan, yöneticilerin büyük bir çoğunluğu işbirliği içinde yürütülen inovasyon faaliyetlerinden kaynaklanacak gelir artışı ya da azalışını paylaşmaya hazır olduklarını belirtiyor. Küresel yöneticilerin yüzde 68'i, Türk yöneticilerin ise yüzde 72'si işbirliğinin kazançlarını ve risklerini paylaşmaya hazır olduklarını söylüyor.

Yöneticiler arasında en yenilikçi şirketlerin sadece yeni ürün ve hizmetler sunmakla yetinmediğine, aynı zamanda daha önce mevcut olmayan yeni pazarlar yarattığına dair bir fikir birliği söz konusu. Küresel yöneticilerin yüzde 90'ı, Türk yöneticilerin ise yüzde 87'si en yenilikçi şirketlerin, daha önce mevcut olmayan yeni pazarlar yaratma becerisine sahip olduğunu düşünüyor. Bununla birlikte şirketler, teknolojinin hızına ayak uyduramamaktan da çekiniyor. Araştırmaya katılan küresel yöneticilerin yüzde 81'i 'Dijital Darwinizm riski' olarak da tanımlanan teknolojinin gelişim hızına ayak uyduramayarak geri kalmaktan, demode hale gelmekten çekiniyor. Bu kaygı Türk yöneticilerde ise çok daha düşük. Hatta GE Küresel İnovasyon Barometresi araştırmasının yapıldığı 23 ülke içerisinde yüzde 62 ile demode kalma kaygısının en düşük olduğu ülke Türkiye.

Araştırmaya göre; yöneticiler, 'Ezber bozan inovasyonu' altın standart olarak kabul etseler de gerçekleştirilmesi güç bir hedef olarak görüyorlar. Yöneticiler, 'radikal ve ezber bozan' fikirler geliştirmekte güçlük çekildiğini, bunun da etkin inovasyonun önündeki en büyük engeli oluşturduğuna dikkat çekiyor. Küresel yöneticilerin yüzde 60'ı, Türk yöneticilerin ise yüzde 55'i 'radikal ve ezber bozan fikirler geliştirmekte çekilen güçlüğü, etkin inovasyonun önündeki en büyük engel' olarak görüyor.

Araştırma, Türk şirketlerinin yüzde 71'inin, küresel şirketlerin ise yüzde 68'inin somut bir inovasyon stratejisine sahip olduğunu ortaya koyuyor. Ancak bir inovasyon stratejisine ve temel performans göstergelerine sahip olmak başarıyı garantilemiyor. Nitekim somut bir inovasyon stratejisine sahip olan şirket yöneticilerini yüzde 62'si radikal ve ezber bozan fikirler geliştirme konusunda sıkıntı çektiklerini söylüyor. Bu oran Türk şirketlerinde daha yüksek. Şirketinin somut bir inovasyon stratejisine sahip olduğunu belirten Türk yöneticilerin yüzde 71'i; radikal ve ezber bozan fikirler geliştirme konusunda sıkıntı çektiklerini söylüyor. Yöneticiler, etkin bir şekilde inovasyon yapmanın önündeki engelleri ise şöyle sıralıyor; "radikal ve ezber bozan fikirler geliştirme güçlüğü, yeni fikirleri destekleyecek ve kârlı hale getirecek etkin iş modelleri tanımlama güçlüğü, başarılı inovasyonları ulusal ve uluslar arası pazarlara açılacak boyuta taşıyacak olanaklardan yoksun olmak ve yetenek/beceri eksikliği."

TÜM ÜLKELER AŞAMALI İNOVASYONU TERCİH EDİYOR

Şirketlerin çoğu ana işlerini koruyarak, aşamalı yani güvenli inovasyonu tercih ediyor. Küresel yöneticilerin yüzde 63'ü, Türk yöneticilerin ise yüzde 66'sı temel faaliyetlerini korurken, aşamalı inovasyon gerçekleştirilmesi gerektiğini savunuyor. Şirket içi inovasyon kültürü yaratmak için start-up anlayışı ile çalışmak önemli. Küresel yöneticilerin yüzde 81'i, Türk yöneticilerin ise yüzde 79'u 'start-up' anlayışının, şirket içi inovasyon kültürü yaratmada örnek teşkil ettiğini düşünüyor.

GE Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Canan M. Özsoy, Türk şirketlerinin yüzde 71'inin somut bir inovasyon stratejisine sahip olmasının önemli bir gelişme olduğunu söyledi. 5'inci GE Küresel İnovasyon Barometresi'nin, Türk yöneticilerin yüzde 83'ünün son bir yılda işbirliği içerisinde yürüttükleri inovasyon faaliyetlerinden kar artışı sağladığını ortaya koyduğuna dikkat çeken Özsoy, "Bu sonuçlar Türkiye'nin yerel inovasyonu güçlendirerek küresel inovasyon projelerinde önde gelen ülkelerden biri olma konusunda büyük bir potansiyele sahip olduğunu gösteriyor. GE Türkiye olarak yerel inovasyonu destekleme ve ülkemizin hedeflerine ulaşmasında katkı sağlama konusundaki kararlılığımızın bir sonucu olarak geçen yıl Kasım ayında GE Türkiye İnovasyon Merkezi'ni faaliyete geçirdik. Burası, Türkiye'de farklı iş alanlarına yönelik işbirliği platformu oluşturarak elle tutulur çözümler üretilmesini sağlayan bir endüstriyel kuluçka merkezi olacak ve Türkiye ekonomisinin inovasyonla büyümesinde etkin rol oynayacak" dedi.

DİJİTAL DEVRİM İŞSİZLİK GETİRMEYECEK

GE Küresel İnovasyon Barometresi araştırmasına katılan yöneticiler, sorun çözen ve yaratıcı çalışanlar aradığını söylüyor. "İş başvurusunda bulunan adaylarda aradığınız temel özellikler nelerdir?" sorusuna Türk yöneticilerin yüzde 62'si "sorun çözme becerisi" cevabını veriyor. Yöneticilerin yüzde 49'u adayda yaratıcılık aradığını, yüzde 47'si uzun vadeli bağlılık, yüzde 46'sı analitik beceri, yüzde 43'ü büyük resmi görebilmesini, yüzde 41'i ise girişimci ruh aradığını söylüyor. Keza küresel yöneticilerin yüzde 56'sı sorun çözen, yüzde 54 yaratıcı, yüzde 44'ü ise analitik beceriye sahip çalışanlar aradığını söylüyor.

Yöneticiler, dijital devrimin işyerlerini daha güvenli hale getireceğine, çalışanlar açısından daha değerli roller yaratacağına inanıyor. Çok azı dijital devrimin istihdam üzerinde olumsuz bir etkisi olmasından çekiniyor. GE Küresel İnovasyon Barometresi araştırmasına katılan küresel yöneticilerin yüzde 54'ü, Türk yöneticilerin ise yüzde 43'ü dijital devrimin istihdam üzerinde olumlu etki yaratacağını söylüyor.

EĞİTİM SİSTEMİ HAZIR MI?

Eğitim sistemlerinin gelecekte ihtiyaç duyulacak becerilere cevap verebileceğine çok az ülke inanıyor. Türk yöneticilerin yüzde 48'i, küresel yöneticilerin ise yüzde 59'u eğitim sisteminin gelecekte ihtiyaç duyulacak becerilere cevap verebileceğini söylüyor. Öte yandan yöneticiler, dijital devrimin çalışma ortamını değiştirmesini bekliyor. Türk yöneticilerin yüzde 53'ü nitelikli çalışanlara talebin artacağını, yüzde 51'i yeni işlerin ortaya çıkacağını belirtirken, yüzde 40'ı dijital devrimin esnek çalışma yöntemleri yaratacağını söylüyor. Türk yöneticilerin yüzde 36'sı ise ortadan kalkacak işler nedeniyle işsizlikte bir artış yaşanacağına inanıyor.

İnovasyonun itici gücünün özel sektör olduğunu belirten yöneticiler, devletin inovasyon konusunda destekleyici bir rol üstlenmesi gerektiğini düşünüyor. Küresel yöneticilerin yüzde 67'si, Türk yöneticilerin ise yüzde 50'si inovasyonun itici gücünün özel sektör olduğunu düşünüyor. Ülkelerindeki inovasyonun itici gücünün devlet olduğunu düşünen yöneticilerin oranı ise yüzde 12 ile sınırlı kalıyor. Araştırmaya katılan yöneticiler, ABD'nin açık ara inovasyon şampiyonu olduğu görüşünde. Bir önceki yıl inovasyon sıralamasında üçüncü sırada olan Japonya ise bu yıl ikinciliğe yükseldi. Geçen yıl ikinci sırada yer alan Almanya, bu yılki sıralamada ivme kaybederek Japonya'nın ardından üçüncü olabildi. İnovasyon şampiyonu ülke sıralamasında, dördüncülüğü Çin alırken Türkiye 23 ülke arasında 17'inci sırada yer alıyor.

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.