Fındıkta Yüzbinlerce Üreticinin Gözü TMO'da

-Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, fındıkta, 2015 Kasım ayı başlarında 14-15 lira olan kabuklu fındık fiyatlarının 7 lira 50 kuruşa inmesinin kabul edilemeyeceğini bildirerek, 'bu insafsızlıktır, bu fındık üreticisini açlığa mahkum etmektir, bu geleceği düşünmemektir. 3-5 tekel, fındığı üreten olmazsa kendilerinin de olmayacağını göz ardı etmektedirler. Devletimiz bu gidişata bir an önce 'dur' demelidir. Üreticimizi bu tekelcilerin elinden kurtarmalıdır' dedi.

Fındıkta Yüzbinlerce Üreticinin Gözü TMO'da

-Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, fındıkta, 2015 Kasım ayı başlarında 14-15 lira olan kabuklu fındık fiyatlarının 7 lira 50 kuruşa inmesinin kabul edilemeyeceğini bildirerek, 'bu insafsızlıktır, bu fındık üreticisini açlığa mahkum etmektir, bu geleceği düşünmemektir. 3-5 tekel, fındığı üreten olmazsa kendilerinin de olmayacağını göz ardı etmektedirler. Devletimiz bu gidişata bir an önce 'dur' demelidir. Üreticimizi bu tekelcilerin elinden kurtarmalıdır' dedi.

15 Nisan 2016 Cuma 05:47
22 Okunma
Fındıkta Yüzbinlerce Üreticinin Gözü TMO'da
-Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, fındıkta, 2015 Kasım ayı başlarında 14-15 lira olan kabuklu fındık fiyatlarının 7 lira 50 kuruşa inmesinin kabul edilemeyeceğini bildirerek, "bu insafsızlıktır, bu fındık üreticisini açlığa mahkum etmektir, bu geleceği düşünmemektir. 3-5 tekel, fındığı üreten olmazsa kendilerinin de olmayacağını göz ardı etmektedirler. Devletimiz bu gidişata bir an önce 'dur' demelidir. Üreticimizi bu tekelcilerin elinden kurtarmalıdır" dedi.

Bayraktar, yaptığı açıklamada, fındığın, tartışmasız bir şekilde Karadeniz ekonomisinin temeli, 400 bin ailenin geçim kaynağı, 2 milyona yakın insanın ekmeği olduğunu belirtti. Fındığın ülkeye 2015 yılında 2,8 milyar dolar ihracat getirisi sağladığını, bunun da toplam tarım ve gıda ihracatının 6'da 1'ine tekabül ettiği bilgisini veren Bayraktar, şöyle devam etti:

"Ülkemiz, dünya fındık üretiminde ve ticaretinde en büyük payı almaktadır. Fındıkta Türkiye, dünya üretiminin yüzde 70'ini, dış ticaretinin yüzde 75'ini elinde tutmaktadır. Son 10 yılda ülkeye yaklaşık 17,5 milyar dolar döviz kazandıran fındıkta, üretici hak ettiğini geliri elde edememekte, adeta açlığa mahkum edilmek istenmektedir.

Zaten iyi bir şekilde işlemeyen rekabet ortamı da tekelleşmeye çalışan birkaç firma tarafından yok edilmiştir.Herkesin şunu iyi bilmesi, bellemesi gerekmektedir. Karadeniz Bölgemizde fındık üreticisi olmadan fındık da olmaz, ihracat da olmaz, esnaf da olmaz, ihracatçı da olmaz. Herkes, aklına başına almalı, üreticiyi, üretimden uzaklaştırmamalıdır.Tarım dışında başka bir sektörde iş bulsa anında üretimden vazgeçecek milyonlarca Karadeniz insanı olduğu unutulmamalıdır. Çiftçi kazanmadan üretimi sürdüremez. Herkes bu bilinçle hareket etmelidir."

Fındıkta, Kasım ayı başlarında 14-15 lira olan kabuklu fındık fiyatlarının 7 lira 50 kuruşa inmesinin kabul edilemez olduğunu vurgulayan Bayraktar, şu bilgileri verdi:

"Geçen sene üreticiyi don zararı vurmuştu. Sadece Ordu ilinde 8 ilçede fındık üretiminde sıfır çekmişti. Bu sene de fiyat vurdu. Bu düşüş üreticilerimizi olduğu kadar tüccarları ve ihracatçıları da rahatsız etmelidir.Bu insafsızlıktır, bu fındık üreticisini açlığa mahkum etmektir, bu geleceği düşünmemektir.3-5 tekel, fındığı üreten olmazsa kendilerinin de olmayacağını göz ardı etmektedirler. Devletimiz bu gidişata bir an önce 'dur' demelidir. Üreticimizi bu tekelcilerin elinden kurtarmalıdır."

"TZOB VE ZİRAAT ODALARI DIŞINDA MÜCADELE VEREN OLMADI"

Bu tekellere karşı Türkiye Ziraat Odaları Birliği ve Ziraat Odaları dışında mücadele veren de olmadığını bildiren Bayraktar, şunları kaydetti:

"Ziraat Odaları ve Türkiye Ziraat Odaları Birliği olarak, fındığı sürekli gündemde tuttuk. Açıklamalar yaptık, raporlar, eylemler, gösteriler düzenledik.

Bölge toplantıları yaptık, üretici ile karar vericileri bir araya getirdik.

Üreticilerimiz açısından önemini dikkate alarak üzerinde hassasiyetle durduğumuz ve çaba harcadığımız diğer bir konu da alan bazlı gelir desteğidir.2009 yılında başlayan, 2010, 2011 yıllarında da dekara 150 lira olarak uygulanan alan bazlı destek 2011'den sonra kalkıyordu. Dönemin ekonomiden sorumlu Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, dönemin Tarım Bakanı Mehdi Eker'le görüştük, alan bazlı desteğin devamını sağladık.2012 yılında dekara 150 lira, 2013'te 160 ve 2014'te 170 lira olarak uygulandı. Birliğimizin girişimleri neticesinde 2015 yılı da ödeme takvimine alındı ve dekara 170 lira olarak ödenmesi kararlaştırıldı. Ülkemiz için ekonomik önemi büyük olan fındığın hak ettiği değeri bulabilmesi, ihracattaki yerimizi koruyabilmemiz ve dış dünyada kaliteli Türk fındığı imajının zedelenmemesi açısından alan bazlı destekler devam etmelidir.

Bu desteğin zamanında verilmesi de büyük önem arz etmektedir. Özellikle bu dönemde fındığını satmayan üretici açısından 1 Nisan'da biten başvuru sonrası, bu desteklerin bir an önce ödenmesi, üreticilerimize nefes aldıracaktır.

Yine rekolte tahmin çalışmaları yapıp, bazı kesimlerin rekolte tahminlerini yüksek göstererek manipülasyon yapmalarına, oyun oynamalarına engel olduk.İhracatçılar fiyatı düşürmek için hemen her yıl, rekolte tahminlerini gerçeğin 100-150 bin ton üzerinde göstermeye gayret ettiler.Biz, gerçekçi rekolte tahminlerimizle 2014 yılında fiyat düşüşünü önledik.

Soruyorum, fındığın gerçek değerini bulması için çalışan başka bir kurum var mı?

Doğal afetlerde de üreticimizin yanında yer aldık. 2014 yılında yaşanan don zararında, Ordu'da, afet zararlarıyla ilgili toplantı yaptık. Bakan Yardımcısı ve bürokratları fındık bahçelerine götürdük, üreticinin halini gösterdik. Üreticinin yanında bizden başka kim vardı?"

İHRACAT İÇİN HALA 144 BİN TON FINDIĞA İHTİYAÇ VAR

Bayraktar, sezonun başladığı 1 Eylül 2015 tarihinden bu yana geçen 32 haftalık sürede, yaklaşık 173 bin ton iç fındık ihracatı yapıldığını ve bu ihracat karşılığında ülkeye 1 milyar 652 milyon dolar döviz girdisi sağladığını belirtti.

Şemsi Bayraktar, şunları kaydetti:

"Şimdi ihracatçılara soruyorum; yıllık ortalama 250 bin ton iç fındık ihracatı yaptığımız düşünüldüğünde, daha ihraç edilmesi gereken yaklaşık 77 bin ton iç fındığa, bunun için de 144 bin ton kabuklu fındığa ihtiyaç vardır.Peki 144 bin ton kabuklu fındık nerededir? Hangi tüccar, hangi ihracatçı dış piyasanın ihtiyacını karşılamış sezonu kapatmış ki fındık fiyatları düşüyor? İyi biliyorlar ki üreticimizin elinde satılmayı bekleyen, düşük fiyat nedeniyle satmadığı fındığı vardır. Üretici, fındığının eder fiyatına ulaşmasını beklemektedir. Ancak piyasalarda panik havası yaratmak isteyen bir takım kişiler, özellikle tekelleşme çabası içinde olanlar,piyasalar üzerinde psikolojik baskı yaparak fiyatları düşürme,üreticinin elinde kalan fındığı ucuza kapatma amacıyla her yolu denemektedir.

Toprak Mahsulleri Ofisi, haksız kazanç peşindeki kişilerin amaçlarına ulaşmasını engellemek için biran önce devreye girmeli, alım yapmalıdır.Fındıkta rekabet şartları yoktur.

Bu gerçeği fındık ile ilgili tüm kesimler görmüştür. Satıcısının yüzbinleri bulduğu alıcısının ise 3-5 kişinin olduğu piyasa mekanizması, işleyen bir serbest piyasa adıyla adlandırılamaz. Tekelciliğin olduğu yerde mesele arz talep, üretim meselesi de değildir. Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik, Toprak Mahsulleri Ofisi devreye girecek deyince fiyat yükseliyorsa, Trabzon toplantısında, Toprak Mahsulleri Ofisi'nin fındık alımına girmeyeceğini ima ettiğinde 2 lira düşüyorsa, fiyatların arz talep dengesiyle alakası olmadığı ortaya çıkmıştır."

"KOÇLARA, SABANCILARA, ÜLKER GRUBU'NA SESLENİYORUM"

Fiyatların yükselmesi durumunda bir büyük İtalyan firmasının Türkiye'den ayrılacağının öne sürüldüğünü belirten Bayraktar, "Hammaddesi Türkiye'de olan fındığı kullanan bu firma niçin Türkiye'den ayrılsın, ayrılacak firma bölgede fındık kırma fabrikalarını satın alır mı?Buradan bu ülkenin büyük sanayicilerine, Koçlara, Sabancılara, Ülker Grubu'na da sesleniyorum. Bizi yabancı bir firmaya niçin mahkum ediyorsunuz? Devletimize de aynı şekilde sesleniyorum. Milyonlarca insanın kaderini, Karadeniz ekonomisini bir yabancı firmaya mahkum, insafına terk edemeyiz.Karadeniz çocukların, gençlerin istikbalini o firma mı tayin edecek?" dedi.

FINDIK PARA ETMEYİNCE, GENÇLER GÖÇ EDİYOR

Fındık para etmeyince, bölgeden göçlerin başladığını, özellikle gençlerin göç ettiğini vurgulayan Bayraktar, "Fındık üreticisini koruyamazsak, tarlada tutamazsak gelecekte fındık üretecek insan bulamayız. Dünyadaki tüketim artışına bağlı olarak önümüzdeki yıllarda bırakın üretimi artırmayı mevcut üretimi bile sürdüremeyiz" değerlendirmesinde bulundu.

EMANETE BIRAKILAN FINDIK ELİMİZİ ZAYIFLATTI

Bu sezon emanete bırakılan fındığın tekele karşı mücadelede ellerini zayıflattığını vurgulayan Bayraktar, şunları kaydetti:

"Emanete verilen fındık bizi zorda bıraktı. Üreticimizi uyardık. 'Bize inanın, emanete fındık vermeyin' dedik. Keşke üreticilerimiz, bizi dinleyip emanete fındık bırakmasaydı. Elimiz çok daha güçlü olurdu.

Bölge Ziraat Odalarımız ve fındık üreticilerimizin Birliğimize aktardıkları bilgilere göre, ülke fındığının yüzde 30'unu tek başına alan yabancı firma, bölge genelinde bulunan tüccarlar ve manavlarla anlaşarak çiftçiler tarafından emanete bırakılan fındığı, çiftçiye sormadan ve izin almadan yurt dışına ihraç etmiştir. Yaklaşık 20 bin tonun üzerinde bir fındığın ihraç edilerek dış alıcıların ihtiyacının geçici olarak karşılanması, fındık fiyatlarındaki düşüşün en önemli nedenlerinden biri arasındadır. Yani ortada bir emanete ihanet vardır. Çiftçimiz ve Ziraat Odalarımız bu ihaneti unutmayacaktır.

"ÜRETİCİMİZ SAHİPSİZ DEĞİLDİR"

Bu firma, Türkiye'de ekmek yemek, çalışmak istiyorsa aklını başına toplamalıdır.Üreticimiz sahipsiz değildir.

Dün olduğu gibi bugün de üreticimizin hak ve menfaatlerini savunmaya devam edeceğiz.Vakit geçmektedir. Üreticimizin zaman kaybına tahammülü kalmamıştır. Hem emanete fındık bırakan hem elinde fındık tutan üreticimiz açısından sıkıntılı bir süreç yaşanmaktadır. Aynı sütte olduğu gibi fındıkta da devletimiz müdahale de bulunmalıdır."

Bütün bu sıkıntılar yetmezmiş gibi Mart ayının ortalarında bir don zararı yaşandığını bildiren Bayraktar, "Normal şartlarda Mart ayı sonunda oluşması beklenen erken uyanma ve çiçeklenme, bu yıl artan hava sıcaklıkları nedeniyle yaşanan 'yalancı baharla' bir ay önce gerçekleşti. Mart ayının ikinci yarısında yaşanan don olayı neticesinde Ordu ve Giresun illerinde yoğun olmakla beraber, Karadeniz bölgesinin tamamına yakınında 750 metre rakım üzerinde karanfiller neredeyse yok olmuş durumdadır. Önümüzdeki sezon rekoltenin 2015 yılının altında gerçekleşeceği aşikardır.Bunu bilen malum çevreler, var olan fındığı ucuz fiyattan alıp yeni sezonda karlarını katlama çabaları içindeler. Toprak Mahsulleri Ofisi'nin yapacağı müdahale bu oyunu da bozacaktır" dedi.
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.