Flaş Haber
Kapat

Ege Haritasını 'Sıvı Altın' İle Çizdiler

Tariş Zeytin ve Zeytinyağı Birliği, Kuzey ve Güney Ege'den üyesi olan 32 kooperatifin kendine has zeytinyağını özel tasarlanmış 32 ayrı özel şişede koleksiyon haline getirerek bir ilke imza attı. Birlik Başkanı Cahit Çetin, tüketicinin ne tükettiğini bilmesi gerektiğini vurgulayarak 'Bu bir anlamda halk laboratuvarıdır' dedi.

Ege Haritasını 'Sıvı Altın' İle Çizdiler

Tariş Zeytin ve Zeytinyağı Birliği, Kuzey ve Güney Ege'den üyesi olan 32 kooperatifin kendine has zeytinyağını özel tasarlanmış 32 ayrı özel şişede koleksiyon haline getirerek bir ilke imza attı. Birlik Başkanı Cahit Çetin, tüketicinin ne tükettiğini bilmesi gerektiğini vurgulayarak 'Bu bir anlamda halk laboratuvarıdır' dedi.

20 Mayıs 2016 Cuma 14:11
Ege Haritasını 'Sıvı Altın' İle Çizdiler

Tariş Zeytin ve Zeytinyağı Birliği, Kuzey ve Güney Ege'den üyesi olan 32 kooperatifin kendine has zeytinyağını özel tasarlanmış 32 ayrı özel şişede koleksiyon haline getirerek bir ilke imza attı. Birlik Başkanı Cahit Çetin, tüketicinin ne tükettiğini bilmesi gerektiğini vurgulayarak "Bu bir anlamda halk laboratuvarıdır" dedi.

Ege Bölgesi'ndeki 27 bin çiftçi ortağının alın terinin ürünü olan zeytinyağının markalaşması için önemli çalışmalar yürüten Tariş Zeytin ve Zeytinyağı Birliği, bölgedeki tat zenginliğini ve özgünlüğü vurgulamak için Ege Koleksiyonu'nu oluşturdu. Yoğun ve titiz bir çalışmanın ürünü olan Ege Koleksiyonu, Ayvalık'tan Akhisar'a, Foça'dan Kuşadası'na kadar 32 kooperatifin farklı tat, koku ve kıvamı olan yağlarından oluşuyor. Zeytin ağacının sağlık saçtığı Ege toprakları içinde de zeytinyağının farklı lezzetlere sahip olduğunu da kanıtlayan bu koleksiyon için ambalaj ve etiket tasarımına da özel önem verildi, harita adeta "sıvı altın"la çizildi. Öte yandan tağşişin önlenmesi ve yerel zeytin türlerinin markalaşması için olmazsa olmaz niteliği taşıyan coğrafi etiket sistemi için de örnek bir uygulama hayata geçirildi.

Konuya ilişkin bir değerlendirme yapan Tariş Zeytin ve Zeytinyağı Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Cahit Çetin, Türkiye'nin zeytinyağında yıllık 700 bin tonluk üretim ve dünya ikincisi olma hedefini anımsattı. Bu hedef doğrultusunda ürünün yöresi ve değerleriyle sınıflandırılırsa, iç ve dış pazardaki kalıcılığına büyük bir katkı yapılacağını savunan Çetin, "Tüketici ne tükettiğini bilmelidir. Tüketici de yörelerin farklı lezzetlerini tatmak ve tercih yapma hakkına sahip. Bugüne kadar bu hakkı teslim eden hiç kimse olmamış. Ege Koleksiyonu'muz bu kapsamda kamusal yarar da gözetiyor. Bu bir anlamda bir halk laboratuvarıdır. Çünkü zeytinyağının içindeki aromatik değerleri, tüketici kendi seçmelidir. Bu hakkı sağlamak evvela insani bir duygudur" dedi.

"ZEYTİNYAĞI BİR KÜLTÜRDÜR"

Tanıtım eksikliği olan zeytinyağının yöreye göre tadı değişmeyen düz bir yağ gibi algılandığını belirten Çetin, "Bir bölgeyi yörelerine ayırarak farklı kategorilerde aromatik değerler sunmak, elbette zahmetli ve külfetli bir iş. Fakat İtalya başta olmak üzere pek çok ülkede bu işin gurme turizmine dönüştüğünü görüyoruz. Sırf Toscana yağıyla pesto soslu makarna yemek için o bölgeleri ziyaret eden turistler var. Çünkü insan, böylesine nadide bir ürünü sırf doymak için tüketmez. Zeytinyağı bir kültürdür. Bir yaşam biçimidir" diye konuştu.

Koleksiyonla ilgili detayları da paylaşan Çetin, "Titiz bir çalışma sonucu oluşturulan şişe etiketlerimizde haritalar var. O yağın üretildiği işaretli nokta belirli. Arabasında navigasyon olan üretildiği yere kadar gidebilir. Böyle bir imkanı dünyanın hiçbir yerinde, kimse sunamaz. Bu kooperatifçiliğin başarısıdır. Ortaklarımızın kendi fabrikalarında işledikleri yağı, bizzat bizim gözetimimizde şişeye giriyor. Haritada nokta hangi ilçeyi gösteriyorsa, oranın yağı olduğunu yüzde 100 garanti edebiliriz. İstanbul'da yaşayan bir Edremitli, Ankara'da yaşayan bir Milaslı kendi yöresinin yağına ilgi duyacaktır. Bunu sunabilmekten gurur duyuyoruz" dedi.

Zeytinyağının diğer yağlardan farklı olarak doğrudan tüketim imkanı verdiğini, herhangi bir işlemden geçmeden sıkılarak tüketildiği için meyve suyu olduğunu kaydeden Çetin, "O meyvenin yetiştiği toprak, mikro klima, denize uzaklığı ve hatta çevrede bulunan aromatik bitkiler bile tadını etkiler. Eğer çam ormanına yakınsa başka, portakal bahçesine yakınsa başka bir lezzet kazanır. Yetiştiği yörenin özelliklerini bünyesinde yansıtır" bilgilerini verdi.

Koleksiyonda bulunan zeytin ve zeytinyağı tarım satış kooperatifleri şu şekilde:

Akhisar, Altınoluk, Altınova, Aydın, Ayvalık, Bayındır, Bozdoğan, Burhaniye, Çine, Dalama, Edremit, Erbeyli, Ezine, Foça- Bağarası, Germencik, Gömeç, Havran, Horsunlu, Koçarlı, Köşek, Kuşadası, Küçükkuyu, Milas, Ortaklar, Ödemiş, Selçuk, Söke, Sultanhisar, Tepeköy, Tire, Yarımada, Zeytindağ.

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.