Bayraktar: 'Türkiye Ziraat Odaları Birliği Olarak Ulusal Süt Konseyi'nden Çekiliyoruz'

Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, 'Ulusal Süt Konseyi, açıkladığı fiyatı koruyamayacaksa, fonksiyonunu yerine getiremeyecekse, verdiği kararın arkasında duramayacaksa lağvedilmeli, kapatılmalıdır. Türkiye Ziraat Odaları Birliği olarak Ulusal Süt Konseyi'nden çekiliyoruz. Yönetiminden de ayrılıyoruz' dedi.

Bayraktar: 'Türkiye Ziraat Odaları Birliği Olarak Ulusal Süt Konseyi'nden Çekiliyoruz'

Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, 'Ulusal Süt Konseyi, açıkladığı fiyatı koruyamayacaksa, fonksiyonunu yerine getiremeyecekse, verdiği kararın arkasında duramayacaksa lağvedilmeli, kapatılmalıdır. Türkiye Ziraat Odaları Birliği olarak Ulusal Süt Konseyi'nden çekiliyoruz. Yönetiminden de ayrılıyoruz' dedi.

18 Mart 2016 Cuma 10:08
150 Okunma
Bayraktar: 'Türkiye Ziraat Odaları Birliği Olarak Ulusal Süt Konseyi'nden Çekiliyoruz'

Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, "Ulusal Süt Konseyi, açıkladığı fiyatı koruyamayacaksa, fonksiyonunu yerine getiremeyecekse, verdiği kararın arkasında duramayacaksa lağvedilmeli, kapatılmalıdır. Türkiye Ziraat Odaları Birliği olarak Ulusal Süt Konseyi'nden çekiliyoruz. Yönetiminden de ayrılıyoruz" dedi.

TZOB Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, düzenlediği basın toplantısında süt sektöründe yaşanan sıkıntıları ve bunun et fiyatlarına etkisini değerlendirdi. Türkiye Ziraat Odaları Birliği'nin başlatacağı süt kampanyasıyla ilgili açıklamalarda bulunmadan önce ise Bayraktar, kampanyayı süt içerek başlattı. Hayvancılığın sıkıntılı bir dönem yaşadığını belirten Bayraktar, "Hayvancılıkta üretim maliyetleri üreticileri zorlamaktadır. Sütte yaklaşık 20 aydır üretici fiyatları artmamaktadır. Hatta son 3-4 aydır artmak bir yana, Ulusal Süt Konseyi'nin tavsiye fiyatı olan 1 lira 15 kuruşun çok altına düşmüş, 70 kuruşlara kadar gerilemiştir. Yönetim Kurulu'nda üreticinin ağırlıkta olmadığı, 3 bakanlık, 3 üniversite, 3 sanayici, 3 üretici temsilcisinden oluşan, başkanı da sanayicilerden seçilen Ulusal Süt Konseyi, açıkladığı fiyatı koruyamayacaksa, fonksiyonunu yerine getiremeyecekse, verdiği kararın arkasında duramayacaksa lağvedilmeli, kapatılmalıdır. Türkiye Ziraat Odaları Birliği olarak Ulusal Süt Konseyi'nden çekiliyoruz. Yönetiminden de ayrılıyoruz" diye konuştu.

"ÇİĞ SÜT FİYATLARININ LİTREDE 70 KURUŞA KADAR DÜŞÜRÜLMESİNİ KABUL ETMEMİZ MÜMKÜN DEĞİLDİR"

Çiğ süt fiyatlarının 16-17 ay boyunca artmadığına ve son 3-4 aydır da düşürüldüğüne dikkat çeken Bayraktar, "Buna karşın süt ve süt ürünleri market fiyatları bu dönemde yüzde 0,6 ile yüzde 25,4 arasında değişen oranlarda artmıştır. Ayrıca okul sütü programıyla süt tüketimi arttırılarak sanayiciye destek yapılmaktadır. Talebi arttıran bu kadar desteğe rağmen bazı yerlerde fiyatları düşürmek için çiğ süt bırakılmasını, çiğ süt fiyatlarının litrede 70 kuruşa kadar düşürülmesini kabul etmemiz mümkün değildir. Hiç kimse binbir zorlukla üretim yapan üreticimizin sırtından para kazanmaya çalışmasın, karşılarında bizi bulurlar" ifadelerini kullandı.

Sanayicilere çağrıda bulunan Bayraktar, şunları kaydetti:

"Dünyanın hangi ülkesinde sanayiciye böylesine çeşit çeşit destek verilmektedir ki siz hala süt fiyatlarını düşürüyorsunuz. Gelin uzun vadeli düşünün. Ceplerinizin derdine düşmeyi bırakın. Çiğ sütte fiyat 70 kuruşlara kadar gerilemişken, 20 aylık sürede market fiyatlarının yüzde 25,4'lere varan oranlarda zam görmesinin izahı mümkün değildir. Biz sanayiciyi destekliyoruz ama onlar fabrika üzerine fabrika yaparken ben ahırlarımı boşaltıyorsam bunda bir haksızlık var. Sanayiciler hem sütten hem yemden para kazanıyorlar. Üretici yok olmuş umurlarında bile değil. Hükümetimizi bu adaletsiz düzeni değiştirmeye, bu oyunu bozmaya davet ediyorum."

"ET VE SÜT KURUMU'NUN ACİLEN ZAMAN KAYBETMEDEN DEVREYE GİRMESİNİ BEKLİYORUZ"

Et ve Balık Kurumu'nun Et ve Süt Kurumu'na (ESK) çevrildiğini ancak kurumun etkin şekilde devreye giremediğini ifade eden Bayraktar, "Et ve Süt Kurumu'nun acilen zaman kaybetmeden devreye girmesini bekliyoruz. Bir iki ay sonra piyasaya girerse Et ve Süt Kurumu sütteki krizi önleyemez. Uygulamada geç kalınırsa bunun bir faydası olmaz. Bunun kurulması için 1-2 sene mücadele verdik. Atıl vaziyette durması mümkün değil, piyasaya girmesini talep ediyoruz. Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Bey'in bizim söylediğimiz noktaya gelmesi bizi memnun etmiştir. Sayın Bakanın bu kararını destekliyoruz. Bu müdahale 70 kuruşluk fiyat 50 kuruşa düşer, ahırlarda süt hayvanı kalmaz. Bu süt hayvancılığının da sonu olur. Süt hayvanları da kesime giderse 2008 yılında yaşadığımız tabloyu tekrar yaşarız. İthalatçı oluruz. Halkımız, kıymayı 50 liradan bile bulamaz. İthalat çözüm değildir. 2015 yılına bakıldığında potansiyel sağılacak hayvan tabir edilen düve sayısı bir önceki yıla göre 126 bin baş azalmış ve 2 milyon 332 bin baştan 1 milyon 936 bin başa gerilemiştir. Bunun anlamı sütteki sıkıntıdır. Başka bir açıklaması da yoktur" açıklamasında bulundu.

"Ülke genelinde yayılmış 764 Ziraat Odamıza genelgeyle talimat verdik" diyen Bayraktar, "Bundan böyle Ziraat Odalarımız, merkezlerinde ürün satış mağazalarında, ürün işleme tesislerinde, laboratuarlarında süt ve süt ürünü ikram edecektir. Okul sütü programı tüm yıla yayılmalı ve okulların açılmasından kapanmasına kadar sürdürülmelidir. Orta okul ve liselere de yaygınlaştırılmalıdır" şeklinde konuştu.

"SÜT ÜRETİCİSİNİ KORUMAYA YÖNELİK, SEKTÖRÜ KORUMAYA YÖNELİK BİR FONKSİYON İCRA EDEMİYOR, İŞLEVSEL DEĞİL"

Gazetecilerinin sorularını cevaplayan Bayraktar, Ulusal Süt Konseyi'nden çekilmeleri hatırlatılarak, üreticinin temsil edilmeyeceğinin sorulmasının üzerine, "Temsil edildikte ne oldu? Sonuç odaklı olmamız lazım. Bu konsey ne yapıyor? Bu konsey sektöre hangi katkıları sağlıyor? Üç tane bakanlık, üç tane üniversite temsilcisi, üç tane sanayici, üç tane üretici temsilcisi var. Başkan da sanayici. Süt fiyatlarını deklare ediyor 1 lira 15 kuruş. Süt fiyatlarının arkasında duramadı. Süt fiyatları 70 kuruşa kadar düştü, müdahale edemiyoruz. Süt üreticisini korumaya yönelik, sektörü korumaya yönelik bir fonksiyon icra edemiyor, işlevsel değil. O zaman böyle bir konseye ihtiyaç var mı? İhtiyaç olmadığı kanaatindeyiz. Lağvedilsin dediğimiz budur. Bizim de böyle bir konseyde yerimiz yok" değerlendirmesinde bulundu.

"GÜNDE 4-5 BİN TON CİVARINDA BENCE SÜT ALMASI GEREKİR"

Önümüzdeki haftalarda Et ve Süt Kurumu'nun Ege ve İç Anadolu'dan iki ayrı bölgeden 1 lira 15 kuruştan süt alacak olmasının yeterli bir fiyat olup olmadığı sorusuna Bayraktar, "Hemen 1-2 hafta içinde devreye girmesi fevkalade önemli. Burada 300 bin tonun üzerinde süt alacağız diyor. Bu rakamı biraz daha yukarılara çıkarmak lazım. Günde 4-5 bin ton civarında bence süt alması gerekir. Bu 1,15 fiyatı şuanki fiyatlara baktığımızda kabul edeceğimiz bir fiyat olmamakla beraber razı olabileceğimiz bir fiyattır. Çünkü piyasa 70 kuruşa düşmüş. Et ve Süt Kurumu'nun bu alımı belki bir miktar piyasayı da yukarıya çekebilir diye düşünüyoruz" yanıtını verdi.

"ET VE SÜT KURUMU, TOPRAK MAHSULLERİ OFİSİ TEKELLEŞMENİN OLDUĞU SERBEST PİYASA KOŞULLARININ OLUŞMADIĞI TARIM SEKTÖRÜNDE ZAMAN ZAMAN MÜDAHALE ETMEK ZORUNDADIR"

Sanayicinin her şeye rağmen zam yaptığını söyleyen Bayraktar, konuşmasına şöyle devam etti:

"Bizim fiyatlarımız geri giderken sanayicinin ürettiği ürünlerdeki fiyatları geri çekmediğini görüyoruz. Gerekli zamları maliyetim artıyor diyerek yapıyor. Bizim de maliyetimiz artıyor. Burada kazan kazan politikası olmalı. Bu sektörün gelişmesi için üretici sanayici entegrasyonunu da kurmamız gerekiyor. Biz buna çalışırken sanayicimizin yatırım yapmasını desteklerken sanayicimiz bizi desteklemezse, fiyatları düşürmek suretiyle hatta taşeronlara süt aldırmak suretiyle fiyatları düşürmeye kalkarsa burada birileri kazanırken birileri kaybediyor. Ben Sayın Başbakana bunu anlattım. Burada bir sömürü düzeni var, buna son verin dedim. Buna son verecek olan bir müdahale kurumuydu. Bunun da kurulmasını sağladık. Bunun bir an evvel devreye girmesi lazım. Bu sektörde piyasa koşulları, rekabet koşulları oluşmadı. Alıcının az, satıcının çok olduğu bir sektörde üreticimiz üretim yapıyor. Mağdur oluyor. Burada iki tane enstrüman var kullanacağımız. Üretici örgütlerinin fonksiyonel olmasını istiyoruz. Ekonomik örgütlere ihtiyaç var. Üretici örgütlerinin piyasaya girmesini biz arzu ediyoruz. İkinci enstrüman şudur; bugün için kullanabileceğimiz tek enstrümanda budur, Et ve Süt Kurumu'dur, Toprak Mahsulleri Ofisi'dir. Bunları devre dışı bıraktığınızda şuanki tekelleşme daha fazla büyür, bu ülke üretemez hale gelir. Sadece hayvancılık sektörüne değil, diğer tarım ürünlerinde de ithalatçı olur. Büyük göçler başlar. Et ve Süt Kurumu, Toprak Mahsulleri Ofisi tekelleşmenin olduğu serbest piyasa koşullarının oluşmadığı tarım sektöründe zaman zaman müdahale etmek zorundadır. Aksi takdirde bu ülkenin gıda güvencesini sağlayamayız. Onun için bu kurumlara ihtiyaç var."

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.