Aktaş Holding Ceo'su Sami Erol:

Aktaş Holding CEO'su Sami Erol, hayatın sadece işten ibaret olmadığına dikkat çekti.

Aktaş Holding Ceo'su Sami Erol:

Aktaş Holding CEO'su Sami Erol, hayatın sadece işten ibaret olmadığına dikkat çekti.

23 Mart 2016 Çarşamba 06:44
Aktaş Holding Ceo'su Sami Erol:

Aktaş Holding CEO'su Sami Erol, hayatın sadece işten ibaret olmadığına dikkat çekti.

Uludağ Üniversitesi İşletme Topluluğu tarafından düzenlenen 'Ulusal Profesyoneller ve Başarılı Yöneticilerle Sektörler Kongresi'nin (PBYSK) konuğu Aktaş Holding CEO'su Sami Erol oldu. Prof. Dr. Mete Cengiz Kültür Merkezi'ni dolduran öğrencilerle tecrübelerini paylaşan Erol, "İş hayatı zaman olarak önemli bir dilim olmakla beraber, hayatın hepsi değildir. İş hayatında başarılı olmak, aileyi ve sosyal hayatı askıya almakla olmaz. Zaman zaman fedakarlıklar ve ek çalışmalar gerekebilir. Başarılı olmak ya da hedeflenen noktaya ulaşmak, hayatı sadece iş odaklı görmekle olmaz. Başarılı olma konusunda sabır çok önemlidir. Sık sık iş değiştirmek, yükselmeye çalışmak bir başarı değildir. Sebatkar olmak lazım. Kendimizi geliştirmemiz gerekiyor. Hayatın başarısı ve zenginliği bütünlüğüdür. Hayatınıza renk katacak unsurları yönetirseniz, sivil toplum kuruluşlarında yer alırsanız, kısacası hayatınıza değer katacak fırsatları ve yöntemleri doğru yönetirseniz, hem başarılı, hem mutlu olursunuz" diye konuştu.

Erol, Türkiye'nin önünün bir şekilde kesildiğini belirten bir öğrenciye, "Toplumların geleceği yasal düzenleme yapan insanların etkisine bırakılamaz. 2000'li yıllarda Türkiye'de 400 bin motorlu araç üretiliyordu. Bazı şirketler 100 bini geçtiği için kutlamalar yapmıştı. 400 bin araç üreten diğer bir ülke ise Güney Kore'ydi. Güney Kore o yıllardan sonra kendini geliştirdi. Geçtiğimiz 15 yıl içerisinde Güney Kore 2.7 milyon araç üretecek duruma geldi. Hem de bunların teknolojisini de kendisi yaparak. Biz ise 1 milyonu geçtiğimizde rekor kırdık diyoruz. Dolayısı ile eşit mesafede başladığımız bir ülke 15 yıl sonra bizim 3 katımız araç üretiyor. Bunun sebebi Güney Kore hükümetlerinin çok iyi çalışması, gelişmiş ülkelerin onları engellememesi ya da bizim politikalarımız eksikti gibi bahaneler değildir. Bu aslında ülkenin değerlerinin bütünüdür. Yani eğitim sisteminin, kültürün, geçmiş gelenek ve göreneklerin, insani yapıların ve yönetimlerin bir bütünüdür. Bizlerin aslında kendi alanımızda etki edecek unsurlara odaklanmamız gerekiyor. Ben benim dışımdaki unsurların eksiklerini konuşarak zaman kaybedecek olursam bir değer oluşturamam. Bu bir süreçtir. Biz Türkiye olarak 1990 yılına kadar otomotivde 400 milyon ihracat gerçekleştiriyorduk. Şu an 20 milyar dolar ihracat seviyelerine geldik" dedi.

Erol, Aktaş Holding bünyesinde neden çalıştığının sorulmasını üzerine, "Çalıştığım firmanın vizyonunda asla para konuşmak yoktur. Konuşmaların önemli bir kısmında kaç kişiye daha istihdam sağlayabileceğimiz geçiyor. Nereye hangi eğitimi vereceğimizi tartışıyoruz. Hangi sivil toplum kuruluşu ile iş birliği yapacağımızın programını yapıyoruz. Topluma değer katma kültürünü benimseyen bir çalışma prensibimiz var. Ben bu şirkette para kazanmak için çalışmıyorum. Ben yaptığım işten haz ve keyif almanın yanı sıra, benim şirketim bir kurumsal sorumluluk vakfı gibi çalıştığı için bu bünyede olmak benim için yetiyor" cevabını verdi.

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.